Edirne Balkan Türkleri Federasyonu girişimiyle bir araya gelen STK üyeleri 1821yılında Mora Yarımadası'nda Türklere yapılan katliamın 202'nci yıl dönümünde Edirne’deki Yunanistan Konsolosluğu'na siyah çelenk bıraktı. Edirne Balkan Türkleri Federasyonu, Filiki Eterya Cemiyeti’nin "Türklere ölüm" sloganlarıyla 23 Eylül 1821 Mora yarımadası Tripoliçe şehrinde savunmasız çocuk kadın hamile yaşlı demeden, aralarında Yahudilerin de bulunduğu 40 bin Türkü hunharca acımasızca katletmesine bugün sessiz kalınmadı. Federasyon Başkan Vekili Macit Mutlu , bu vahşetlerin yıllar geçtikçe şekil değiştirdiğini, can almak yerine insanların duygularını, düşüncelerini ve inançlarını katleden bir vahşete döndüğünü söyledi.
Gerçekleştirilen katliamın "medeni modern" Avrupa'nın gözü önünde olduğunu ve bu vahşete sessiz kalındığını ifade eden Mutlu, “Bu katliamlar canlı bir Türk kalmayınca dek devam etmiştir. Canlı Türk kalmayınca kan ile beslenen bu caniler bu sefer de Türk mezarlarından ölülerin kemiklerini çıkarıp yakmışlardır. Yunan din adamları Türklerin öldürülmesini teşviki için kiliselerde çan çalıyordu. Bu vahşi katliama direnme çağrısında bulunan Tripoliçe Kadısı Halim Efendi, Barbar çeteciler tarafından üzerine kızgın yağ dökülüp yakılarak katledildi. Rumlar katliamda kesilen kafaları piramit haline getirip gösteriler yapıyordu.” dedi.
“CİNSİYET VE YAŞ AYIRT EDİLMEDİ”
Mutlu konuşmasında Amerikalı tarihçi Justin McCarthy’nin sözlerini hatırlattı: “Üç gün boyunca zavallı Türk yerleşimciler, bir vahşiler güruhunun şehvetine ve zulmüne teslim edildiler. Ne cinsiyet ne de yas ayırt edilmedi. Kadınlar çocuklar dahi öldürülmeden önce işkenceden geçirildiler. Kıyım öyle büyük ölçüde idi ki, çetecilerin liderinin kendi bile; "Kasabaya girdiğimde YUKARI HİSAR kapısından başlayarak Tripoliçe meydanına kadar, atımın nalları hiç yere değmedi.”
“KÜLTÜR, EĞİTİM VE İNANÇ KATLİAMLARI”
Bu vahşetlerin yıllar geçtikçe şekil değiştirdiğini, can almak yerine insanların duygularını, düşüncelerini ve inançlarını katleden bir vahşete döndüğünü vurgulayan Mutlu, “Günümüze geldiğimizde Yunanistan'ın yapmış olduğu katliamlar boyut değiştirmiş; kültür, eğitim ve inanç katliamlarına dönüşmüştür. Yunanistan bozgunculuğuyla son zamanda öğrencileri hedef almış, Lozan Barış Antlaşması ile garanti altına alınan Türk azınlığa karşı tutumu her geçen gün sertleşmektedir. 1923 yılında Türk azınlığı'na ait 307 olan okul sayısı, bu yıl 9'u daha kapatılarak 93'ce kadar kasıtlı bir biçimde düşürülmüştür. İskeçe Azınlık Lisesi'nde geçen yıl 700’ün üzerinde olan öğrenci sayısı ikili öğretime zorlandığı bu yıl 583 öğrenciye kadar düşürülmüş. Tekli Öğretim yapılabilecek iken Yunanistan Devlet okullarına gitmeye zorlamak için yine ikili Öğretim zorbalığına devam etmektedir. Hatta öğrenciler tütün deposundan bozma, devam uygun olmayan bir binada eğitime zorlanmakta, yeni okul binası yapımı konusunda görevli olan Yunan Devleti değil kendisi yapmak, bağışlarla yapılmasını dahi engellemektedir. Yapılan çalışmalar Kültürel bir katliamdır.” dedi.
Yapılan basın açıklamasının ardından, Federasyon üyeleri sloganlar eşliğinde etkinliği sonlandırdı. (Haber: Mehmet Efecan Hıdıroğlu)




