Edirne’de bulunan İzzet Arseven Söğütlük Kent Ormanı ve Mesire Yeri’nin millet bahçesine dönüştürülmesi ile ilgili tartışmalar devam ederken, konuyla ilgili gazetecilere açıklamalarda bulunan İYİ Parti Edirne Milletvekili Orhan Çakırlar, millet bahçesinin başka bir alana yapılmasını gerektiğini belirtirken, ekolojik dengenin bozulacağını ifade etti.
“EDİRNE İÇİN YAPILMASI GEREKEN EDİRNE SARAYI'NIN İHYASIDIR”
Edirne için millet bahçesinden önce Edirne Sarayı’nın ihlasının yapılmasının daha önemli olduğunu söyleyen Çakırlar, “Edirne'yi çok iyi bilenler tarafından yapılması gereken bazı şeyler var. Millet bahçesi veya başka bir bahçe yapılmasına kimse karşı çıkmaz ama yer seçimi öyle önemli olmalı ki; buraya dokunulduğunda orasını fevkalade daha güzelleştirmeli. Burası tabii bir alan, ağaçlar dikilmiş değil, kendiliğinden çıkmış, orada endemik bitki dediğimiz sadece oraya özgü türler var. Ben geçen gün bir yerde söyledim. Oranın önemini anlatmak için şu örneği veriyorum; hiç kuzu göbeği mantarı bilir misiniz? Sanmıyorum. Sadece orada çıkan bir mantar türü. Bunu yok etmek, eğer betonlaştırılacaksa, projeyi görmeden söylemek mümkün değil ama orasının olması doğru mu? Eğer bir şey yapılacaksa, Edirne için yapılması gereken Edirne Sarayı'nın ihyasıdır. Millet Bahçesi veya başka bir çalışma yapacaklarına sarayı ihya etmeliler. Bu kolaycılık. Hazır orada bir düzen var, tabii bir yapı var, oraya 2-3 tane yürüme yolu yapılsın bu iş düzelsin.” diye konuştu.
“EDİRNELİ OLARAK KARŞIYIM”
Edirneli olarak Kent Ormanı’na yapılacak olan millet bahçesi projesin karşı olduğunu söyleyen Çakırlar, şu ifadeleri kullandı; “Timurtaş Kasrı'nı bileniniz var mı? Saray'ın bir nüvesidir Bosnaköy civarında. Bulun onu ihya edin. Gidin ağaçlandırılmamış olan Hıdırlık Tabya'nın öbür tarafındaki Aynalı Tabyayı, Karagöz Tabya'nın etrafını ağaçlandırın. Gidin Süloğlu Barajı'nın etrafına bakın ağaçlandırın bir şey yapacaksanız. Burada tertemiz, nehrin kenarında şehre yürüme mesafesinde, zenginin fakirin canının sıkıldığı zaman eğlendiği, piknik yaptığı bir yere tekrar ne olacağı belli olmayan bir projeden bahsederek insanların kafasını bulandırmayı doğru bulmuyorum, doğru da değil diye düşünüyorum. Derler ki; 'kardeşim biz illa yapacağız', o zaman da vatandaş onlara sandıkta hesabını sorar diye düşünüyorum. Ben tabii bir ortamın bozulmasına çok hoş bakan bir insan değilim. Oradaki endemik ve tabii yapının bozulacağını düşündüğüm için karşıyım. Edirneli olarak karşıyım.” (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)
“EDİRNE İÇİN YAPILMASI GEREKEN EDİRNE SARAYI'NIN İHYASIDIR”
Edirne için millet bahçesinden önce Edirne Sarayı’nın ihlasının yapılmasının daha önemli olduğunu söyleyen Çakırlar, “Edirne'yi çok iyi bilenler tarafından yapılması gereken bazı şeyler var. Millet bahçesi veya başka bir bahçe yapılmasına kimse karşı çıkmaz ama yer seçimi öyle önemli olmalı ki; buraya dokunulduğunda orasını fevkalade daha güzelleştirmeli. Burası tabii bir alan, ağaçlar dikilmiş değil, kendiliğinden çıkmış, orada endemik bitki dediğimiz sadece oraya özgü türler var. Ben geçen gün bir yerde söyledim. Oranın önemini anlatmak için şu örneği veriyorum; hiç kuzu göbeği mantarı bilir misiniz? Sanmıyorum. Sadece orada çıkan bir mantar türü. Bunu yok etmek, eğer betonlaştırılacaksa, projeyi görmeden söylemek mümkün değil ama orasının olması doğru mu? Eğer bir şey yapılacaksa, Edirne için yapılması gereken Edirne Sarayı'nın ihyasıdır. Millet Bahçesi veya başka bir çalışma yapacaklarına sarayı ihya etmeliler. Bu kolaycılık. Hazır orada bir düzen var, tabii bir yapı var, oraya 2-3 tane yürüme yolu yapılsın bu iş düzelsin.” diye konuştu.
“EDİRNELİ OLARAK KARŞIYIM”
Edirneli olarak Kent Ormanı’na yapılacak olan millet bahçesi projesin karşı olduğunu söyleyen Çakırlar, şu ifadeleri kullandı; “Timurtaş Kasrı'nı bileniniz var mı? Saray'ın bir nüvesidir Bosnaköy civarında. Bulun onu ihya edin. Gidin ağaçlandırılmamış olan Hıdırlık Tabya'nın öbür tarafındaki Aynalı Tabyayı, Karagöz Tabya'nın etrafını ağaçlandırın. Gidin Süloğlu Barajı'nın etrafına bakın ağaçlandırın bir şey yapacaksanız. Burada tertemiz, nehrin kenarında şehre yürüme mesafesinde, zenginin fakirin canının sıkıldığı zaman eğlendiği, piknik yaptığı bir yere tekrar ne olacağı belli olmayan bir projeden bahsederek insanların kafasını bulandırmayı doğru bulmuyorum, doğru da değil diye düşünüyorum. Derler ki; 'kardeşim biz illa yapacağız', o zaman da vatandaş onlara sandıkta hesabını sorar diye düşünüyorum. Ben tabii bir ortamın bozulmasına çok hoş bakan bir insan değilim. Oradaki endemik ve tabii yapının bozulacağını düşündüğüm için karşıyım. Edirneli olarak karşıyım.” (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





