‘Mesleğe zarar verecek düzenlemelerin karşısındayız’

Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Murat Akçay, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından son çıkartılan Öğretmenlik Meslek Kanunu yönetmeliğini eleştirdi. Akçay, Öğretmenlik mesleğine zarar verecek düzenlemelerin karşısında olduklarını ifade etti.

‘Mesleğe zarar verecek düzenlemelerin karşısındayız’

Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Murat Akçay, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından son çıkartılan Öğretmenlik Meslek Kanunu yönetmeliğini eleştirdi. Akçay, Öğretmenlik mesleğine zarar verecek düzenlemelerin karşısında olduklarını ifade etti.

‘Mesleğe zarar verecek düzenlemelerin karşısındayız’
14 Mayıs 2022 - 10:16

 
 
Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Murat Akçay, Millî Eğitim Bakanlığınca Öğretmenlik Meslek Kanunu'na dayanılarak hazırlanan "Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği" ile ilgili yazılı açıklamalarda bulundu.
 
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu esastan görüşmeye hazırlanırken, MEB’in yönetmelik yayınlamasının doğru olmadığını savunan Akçay; “MEB yönetmelikle ilgili Şubat ayında taslak yayımlamış ve görüş istemişti. Yönetmeliğin taslak ile neredeyse bire bir örtüştüğünü yani görüşlere çok da itibar edilmediğini görmekteyiz. Yönetmeliğin içeriğine bakıldığında, öğretmenliği ast-üst şeklinde ayrıştıran bir düzenleme olduğu görülmektedir.  Yönetmeliğe göre, öğretmenlerin adaylık sürecini yürütecek olan komisyon, öğretmen adaylarının mesleğe devam edip etmemesine karar verecektir. Okul müdürlerinin büyük çoğunluğunun, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin neredeyse tamamının yandaş sendikanın kontrolünde olduğu düşünüldüğünde, oluşturulacak komisyonun tarafsız olacağı düşünülemez. Aday öğretmenliğe kadar sayısız sınavdan geçen, KPSS sonrası mülakata giren ve atanan öğretmenlerin mesleğe devam edip etmemesine böyle bir komisyon karar veremez” ifadelerini kullandı.
 
“ÖĞRETMENLERİMİZ UZMANDIR VE KANUNDA DA YER ALMAKTADIR”
Öğretmenlik mesleğine zarar verecek düzenlemelerin karşısında olduklarını dile getiren Akçay şu ifadeleri kullandı; “Yönetmelikte öğretmenlerin kariyer basamakları düzenlenmiştir. 180/240 saatlik eğitim sonrası yazılı sınav öngörülmüş ve bu sınavı geçen öğretmenlerin uzman/başöğretmen olmasına imkan tanınmaktadır. Yüksek lisans yapmış olanlara alanına bakmaksızın 180 saatlik eğitimden sonra uzman, doktorasını tamamlayanlara ise 240 saatlik eğitimden sonra başöğretmen unvanı verilmektedir. Kıdem esaslı olarak tüm öğretmenlere uzman/başöğretmen unvanına verilen tazminatlar başkaca şart olmaksızın ödenmelidir. Başöğretmen/Uzman öğretmen kavramları kaldırılmalıdır. Aksi durum öğretmenler odalarını ayrıştırmak, velileri kışkırtmak olacaktır. Yönetmelikle görülmektedir ki karşı çıktığımız halde kanuna koyulan sınav kazanılsa da, eğitim programı tamamlansa da “Uzman Öğretmenlik Mesleki Gelişim Çalışmalarını tamamlamış olmak” şartına bağlı olarak keyfi uygulamalara gidilebilecektir. Bu uygulamanın kaldırılması ve hak kaybına uğrayacak tüm öğretmenlerin mücadelesini vermeye sonuna kadar devam edeceğiz. Tüm öğretmenlerimiz uzmandır ve kanunda da yer almaktadır. Başöğretmenimiz de tektir ve kavramların içi boşaltılmamalıdır. Öğretmenlik mesleğine ve haklarımıza zarar verecek, taleplerimizi görmezden gelecek düzenlemelerin karşısında olacağımızı, yasal, anayasal ve uluslararası sözleşmelerden gelen örgütlülüğümüzün verdiği tüm hakları kullanarak mücadele edeceğimizi bir kez daha belirtiyoruz”  (Haber Merkezi)
 

Bu haber 131 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum