Edirne İl Genel Meclisi Ağustos Ayı toplantılarının birincisi İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Geçmiş başkanlığında yapıldı.
Toplantıda gündem dışı söz alarak İstanbul Sözleşmesi’ni gündeme getiren CHP Edirne Kadın Kolları Başkanı Çiğdem Gegeoğlu,“1 Ağustos İstanbul sözleşmesinin kabul edildiği tarih. Türkiye’nin ilk imzası olduğu ve bununla da guru duyduğumuz adının da bu sebeple İstanbul sözleşmesi olmasından Türk kadınları olarak gurur duyduğumuz ama maalesef ki geçtiğimiz yıl bir gece ansızın 19 Mart gecesi hepimizi şoka uğratan bir kararla sözleşmeden çekildiğimizi öğrendik” şeklinde konuştu.
“SÖZLEŞMEDEN NEDEN ÇEKİLDİK”
İktidarın sözleşmeden çekilme nedenine anlam veremediklerini ifade eden Gegeoğlu; “Tam adı Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ olan sözleşmeden neden çekildik. Bunu anlamaya çalıştık. Diğer taraftan da bu işin yasal bir süreci de vardı. TBMM’nin oy birliğiyle karar aldığı bir sözleşmeden niye bir tek kişinin kararıyla bir gece yarışı çekildiğimizi de hiç anlayamadık. İstanbul sözleşmesiyle ile ilgili yapılan en büyük eleştirilerden bir tanesi ailenin birliğinin bozulmasıydı. Aslında böyle bir şey olmadığını İstanbul sözleşmesinin en önemli maddesinin mağdur olanı korumak üzere bir sözleşme olduğunu aslında kişinin yaşam hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılmaması adına sözleşme.” diye konuştu.
AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Melek Uzgör, İstanbul Sözleşmesi’nde 9 Avrupa ülkesinin sözleşmeden çekildiğini ifade etti. Uzgör; “Kadının beyanın esas alındığı bu sözleşme metninde görüldü ki evde olan herhangi bir olayda abi, eş, koca erkeklerin kadını beyanı esasıyla yargılandı evinden alındı. Bu işler kadının beyanında yola çıkılarak bu işler yapıldı. Bunun doğru olmadığını sadece kadının beyanıyla karşı cinsi suçlamanın doğru sonuçlar yaratmadığı görüldü.” şeklinde konuştu.
Sözleşmesi’nin aile yapısına zarar verdiğini dile getiren Uzgör; “Ülkedeki normal evliliklerin saptırılması, aile ilişkilerinin bozulmaya yönelik çalışmalar. İstanbul sözleşmesine bakıldığında LGBT adı altında bir kuruluşun bu sözleşmeye çok fazla sahip çıktığını, Türk aile yapısına uygun olmayan evliliklerin ve ilişkilerin daha fazla topluma pompalanması bizim kültürümüzün dışında davranıldığını göstermektedir” ifadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
Toplantıda gündem dışı söz alarak İstanbul Sözleşmesi’ni gündeme getiren CHP Edirne Kadın Kolları Başkanı Çiğdem Gegeoğlu,“1 Ağustos İstanbul sözleşmesinin kabul edildiği tarih. Türkiye’nin ilk imzası olduğu ve bununla da guru duyduğumuz adının da bu sebeple İstanbul sözleşmesi olmasından Türk kadınları olarak gurur duyduğumuz ama maalesef ki geçtiğimiz yıl bir gece ansızın 19 Mart gecesi hepimizi şoka uğratan bir kararla sözleşmeden çekildiğimizi öğrendik” şeklinde konuştu.
“SÖZLEŞMEDEN NEDEN ÇEKİLDİK”
İktidarın sözleşmeden çekilme nedenine anlam veremediklerini ifade eden Gegeoğlu; “Tam adı Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ olan sözleşmeden neden çekildik. Bunu anlamaya çalıştık. Diğer taraftan da bu işin yasal bir süreci de vardı. TBMM’nin oy birliğiyle karar aldığı bir sözleşmeden niye bir tek kişinin kararıyla bir gece yarışı çekildiğimizi de hiç anlayamadık. İstanbul sözleşmesiyle ile ilgili yapılan en büyük eleştirilerden bir tanesi ailenin birliğinin bozulmasıydı. Aslında böyle bir şey olmadığını İstanbul sözleşmesinin en önemli maddesinin mağdur olanı korumak üzere bir sözleşme olduğunu aslında kişinin yaşam hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılmaması adına sözleşme.” diye konuştu.
AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Melek Uzgör, İstanbul Sözleşmesi’nde 9 Avrupa ülkesinin sözleşmeden çekildiğini ifade etti. Uzgör; “Kadının beyanın esas alındığı bu sözleşme metninde görüldü ki evde olan herhangi bir olayda abi, eş, koca erkeklerin kadını beyanı esasıyla yargılandı evinden alındı. Bu işler kadının beyanında yola çıkılarak bu işler yapıldı. Bunun doğru olmadığını sadece kadının beyanıyla karşı cinsi suçlamanın doğru sonuçlar yaratmadığı görüldü.” şeklinde konuştu.
Sözleşmesi’nin aile yapısına zarar verdiğini dile getiren Uzgör; “Ülkedeki normal evliliklerin saptırılması, aile ilişkilerinin bozulmaya yönelik çalışmalar. İstanbul sözleşmesine bakıldığında LGBT adı altında bir kuruluşun bu sözleşmeye çok fazla sahip çıktığını, Türk aile yapısına uygun olmayan evliliklerin ve ilişkilerin daha fazla topluma pompalanması bizim kültürümüzün dışında davranıldığını göstermektedir” ifadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





