Uyku problemi yaşayan milyonlarca kişinin başvurduğu melatonin takviyesiyle ilgili yeni bir araştırma kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Almanya merkezli yapılan kapsamlı bir analizde, melatoninin özellikle uzun süreli ve düzenli kullanımının kalp yetmezliği riskini artırabileceğine dair bulgular paylaşıldı. Bir yıl ve üzeri kullanımda hastaneye yatış oranlarında belirgin artış görüldüğü bildirildi.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Öztürk, melatoninin uzun yıllardır bilimsel araştırmalara konu olan bir molekül olduğunu ancak son verilerin dikkatle analiz edilmesi gerektiğini ifade etti.
Melatoninin 1990’lı yıllardan bu yana bilim dünyasında yoğun şekilde incelendiğini belirten Prof. Dr. Öztürk, tıbbi literatürde 35 bini aşkın bilimsel çalışma bulunduğunu söyledi. Antioksidan etkileri, yaşlanma karşıtı özellikleri ve bazı hastalıklarda destekleyici rolü üzerine çok sayıda olumlu verinin yer aldığını aktaran Öztürk, buna rağmen yeni analizlerin uzun dönem kullanım konusunda soru işaretleri doğurduğunu dile getirdi.
Öztürk’ün aktardığına göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 130 bin kişinin sağlık verilerinin incelendiği çalışmada, en az bir yıldır düzenli melatonin kullanan bireylerle kullanmayanlar karşılaştırıldı. Bulgular, melatonin kullanan grupta kalp yetmezliği görülme sıklığının daha yüksek olduğunu ortaya koydu.
Çalışmada, son bir yılda düzenli melatonin kullananlarda tüm nedenlere bağlı ölüm oranının kullanmayanlara göre yaklaşık iki kat fazla olduğu; yeni kalp yetmezliği nedeniyle hastaneye başvuru oranlarının ise üç kat daha yüksek seyrettiği belirtildi. Melatonin kullanan grupta kalp yetmezliği oranının yüzde 19 civarında olduğu, kullanmayanlarda ise bu oranın yüzde 6,5 seviyesinde kaldığı aktarıldı.
Ancak Prof. Dr. Öztürk, söz konusu araştırmanın kesitsel nitelikte olduğunu hatırlatarak, bu tür çalışmaların doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurmaya imkân tanımadığını vurguladı.
Melatoninin bugüne kadar “doğal ve güvenli” bir takviye olarak görüldüğünü belirten Öztürk, son bulguların bu algının yeniden sorgulanmasına yol açtığını söyledi. Orta ve uzun vadede olası olumsuz etkilerin gündeme geldiğini ifade eden Öztürk, özellikle risk grubundaki bireylerin dikkatli olması gerektiğini dile getirdi.
Bazı ülkelerde melatoninin reçeteyle temin edildiğini hatırlatan Öztürk, İngiltere’de bu uygulamanın geçerli olduğunu; Türkiye’de ise reçetesiz erişimin mümkün olduğunu belirtti. Bu durumun, doktor önerisi olmadan kullanımın yaygınlaşmasına neden olabildiğini kaydetti.
Uzun süreli melatonin kullanımının mutlaka hekim kontrolünde olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Öztürk, özellikle kalp rahatsızlığı riski taşıyan kişilerin bilinçsiz takviye kullanımından kaçınması gerektiğini söyledi.
Bilimsel verilerin henüz kesin bir yargı ortaya koymadığını ancak elde edilen sonuçların ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirten Öztürk, melatonin kullanımında temkinli ve bilinçli hareket edilmesi çağrısında bulundu.(Haber:Hasan Yiğit KONAKLILAR)





