Edirne Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, süt üreticilerinin artan maliyetler ve enflasyon karşısında büyük zorluklar yaşadığını belirterek, “Bizim bir inekten aldığımız ortalamamız da 22,3 litre değil. Şu anda aile işletmelerinin ortalaması 17,5-18 litre. Külliyen zarar şu anda. Yazıktır günahtır. Şu anda sütün litresi 19,5 lira olması lazım.”dedi. Ulusal Süt Konseyi'nin süt fiyatlarını acilen 19,5 lira olarak açıklaması gerektiğini ifade eden Suiçmez, mevcut süt fiyatlarının üreticilerin giderlerini karşılamadığını ve üreticilerin zarar ettiğini söyledi. Süt fiyatlarının güncellenmesi için çağrıda bulunan Suiçmez, “Hayvan kendi masrafını çıkarabilmek için 22,3 litre süt vermek zorunda. Bu sadece hayvanın yediğini çıkarabilmesi için. Yani burada o üretici hiç kazanamayacak mı? Bu üretici zararına çalışıyor.” İfadelerini kullandı.
Suiçmez, basın açıklamasında süt üreticilerinin maliyetleri hakkında detaylı bilgiler verdi. Bir süt ineğinin günlük yem ve diğer ihtiyaçlarının maliyetinin oldukça yüksek olduğunu belirtti. Yem, silaj, yonca ve diğer masrafların toplamda bir ineğin günlük maliyetini 335 lira seviyesine çıkardığını söyledi. Bu durumda, bir ineğin bu masrafı karşılayabilmesi için günde en az 22,3 litre süt vermesi gerektiğini belirten Suiçmez, şu anda aile işletmelerinin ortalama süt veriminin 17,5-18 litre olduğunu, bu nedenle üreticilerin ciddi zarar ettiğini ifade etti.
“ULUSAL SÜT KONSEYİNİN FİYATI 19,5 LİRA OLARAK AÇIKLAMASI LAZIM”
Suiçmez, süt fiyatlarının 19,5 lira olarak açıklanmaması durumunda birçok üreticinin hayvancılığı bırakmak zorunda kalacağını ve süt ineklerinin kesime gönderileceğini belirtirken şu ifadelerde bulundu:
“Eğer buna itiraz edecek varsa buradan peşin peşin de sesleniyorum. Kim bu işi daha iyi biliyorsa gelsin buyursun istediği ortamda, istediği yere gelip bu konuyu konuşmaya hazırım. Bir süt ineğinin günlük yemesi gereken yem, silaj fiyatlarının ne kadar olduğundan bahsedeyim. Bir süt ineği her gün 8 kilogram yem yemek zorunda. 25 kilo silaj vermemiz lazım, 4 kilo yonca vermemiz lazım 2 kilogram da saman vermemiz lazım. En ucuz yemin ton ortalaması 13 bin lira. Ama biz 12 bin lira olarak kabul ettik. Silajın bir topunun fiyatı 3 bin 500-4 bin lira arasında değişiyor. Bunu da 3 bin 750 lira olarak aldık. Yoncayı da tonu 11 bin lira olarak aldık. Bir hayvanın da günlük işçiliği 65 lira. Diğer masraflar kalemine de 30 lira koyduk. Bütün bu masrafların içerisinde veterinerlik masrafları yok. Bunları topladığımızda bir süt ineği günde 96 liralık yem yiyor. Bunun aksini iddia eden varsa ya hayvancılık yapmıyordur ya da sağda solda bir şeyler duyaraktan konuşur. Yem maliyetine bu saydığım diğer giderleri de koyduğumuzda toplam bizim bu kara ineğin maliyeti 335 lira. 335 lira bir ineğin her gün o işletmeye maliyeti var. Herkes bir litre sütün maliyetini çıkarıyor. Bu maliyet neye göre hesaplanıyor? Bu değişir. Bir inek 17 litre de süt verir, 22 litre de verir 30 litre de verir. Bu maliyetler insanı yanıltır. Ama 335 liralık yem yediğinde bu hayvan kendi masrafını çıkarabilmek için 22,3 litre süt vermek zorunda. Bu sadece hayvanın yediğini çıkarabilmesi için. Yani burada o üretici hiç kazanamayacak mı? Bu üretici zararına çalışıyor. Bizim bir inekten aldığımız ortalamamız da 22,3 litre değil. Şu anda aile işletmelerinin ortalaması 17,5-18 litre. Külliyen zarar şu anda. Yazıktır günahtır. Şu anda sütün litresi 19,5 lira olması lazım. Üreticinin para kazanıyorum diyebilmesi için ulusal süt konseyinin fiyatı 19,5 lira olarak açıklaması lazım. Olmazsa da bu ineklerin çoğu kesilir ve bu hayvancılar çekilir. Para kazanamadığı yerde neden dursun?”
“HERKES HAVANDA SU DÖVÜP DURUYOR “
Süt Konseyinin Ekim aynın başında toplanacağını ancak bir şekilde ertelenerek hala daha yapılmadığına dikkat çeken Suiçmez, “Ekim ayının birinden beri bu süt piyasalarını takip etmeye uğraşıyoruz. Bugün yarın Süt Konseyi toplanacaktı. Ama baktık gördük ki herkes havanda su dövüp duruyor. Olan üreticiye oluyor. Biz de artık yeter diyerek sesimizi duyurmak istedik. Yani bıçak kemiğe dayandı diye bir tabir vardır. Bıçak kemiğin içinde şu anda. Üreticinin yaşadığı sıkıntıyı bütün samimiyetimle iki kategoride anlatmaya çalışacağım.”şeklinde konuştu.(Haber: Mehmet Efecan HIDIROLU)




