Edirne Çocuk Hakları Derneği ve Edirne Kent Konseyi Çocuk Çalışma Grubu, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla program düzenledi.
Edirne'nin Yeniimaret Mahallesi Muhtarlığı'nın desteğiyle 2. Bayezid Külliyesi karşısında bulunan bir çay bahçesinde gerçekleştirilen programda Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav ve Psikolog Semra Pehlivan, öğrencilerle bir araya geldi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, kız çocuklarının çeşitli ayrımcılığa eşitsizliğe maruz kalabildiğini belirterek, “Eğitim alma hakları başta olmak üzere çok ciddi bir ayrımcılığa uğruyor kız çocukları. TÜİK verilerine göre, Türkiye'de yüz binlerce kız çocuğu eğitim hayatından mahrum kalmış durumda. Erken yaşta evlendirilen kız çocuk sayısı da 10 bine yaklaştı. Kız çocukları gününü kutlayamıyoruz çünkü, çok temel hakları eğitim, sağlığa tümüyle kavuşamadılar.” Diye konuştu.
Psikolog Semra Pehlivan ise bugünün anlamına bir farkındalık oluşturmak için bir araya geldikleirni belirterek, “Sadece Türkiye'de değil, dünyada şiddet artıyor. Savaşlar ve lokal gelişmeler bunun kanıtı. Şiddeti önlemek ailede başlıyor. Şiddeti önlemek için neler yapabiliriz diyerek, farkındalığı artırmayı hedefliyoruz. Umarım bu tür çalışmaların neticesinde şiddet kendi bulunduğumuz çevremizde biraz azalmış olacak” ifadelerine yer verdi.
Edirne Çocuk Hakları Derneği Yönetim Kurulu da basın açıklamasında şu ,fadelere yer verdi;
“Türkiye, Peru ve Kanada devletlerinin önerisiyle 2012 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen kız çocuklarına dair farkındalık yaratmak için kabul edilen bir gün.
Bugünü bir kutlama günü olarak görmüyoruz; Çünkü ülkemizde kız çocuklarının yaşam hakkı tehlikede. Kız çocukları, sağlığa, eğitime erişimin yanı sıra yeterli beslenme sorunuyla da karşı karşıya. Okula giden çocukların çoğu yeterli beslenemiyor. Evcilik oynayacakları yaşta evin annesi bir yetişkin erkeğin karısı olmak zorunda kalıyor.
Bunlar her yıl söylediğimiz şeyler aslında. Ancak, son zamanlarda cinsel istismara uğrayıp öldürülen, cesedine ulaşılamayan çocuklar ve yanı sıra, devletin tüm gücünü seferber etmesine rağmen bulunamayan bu çocukların failleri olan caniler var. Haftalarca aranırken tek bir kareden hepimizin içine işleyen Narin’in bakışlarını kimse unutmasın! Yakınlarındaki kişilerin istismarına uğrayarak hayata veda eden 2 yaşındaki Sıla bebek, faillerine, ilgililere, yetkililere, ceza indirimi yapanlara, hepimize dert olsun!
Ülkemiz, ne yazık ki, güvenle yaşanır olmaktan çıktı. Komşumuz kim bilmiyoruz. 9 Ekim akşam saatlerinde Şehrimizin, mahallemizin, sokağımızın güvenli olmadığını öğrenmenin şokuyla tüm Edirne sarsıldı.
Yabancı uyruklu bir kaçak, kentte yaşayan çocuklarımıza karşı hem suç hem de kamuoyunu infiale sokacak eylemleri nedeniyle tutuklandı.
Soruşturmada gizlilik kararı olduğu ve Edirne Sulh Ceza mahkemesinin kararıyla her türlü medyaya yayın yasağı konulduğu için müthiş bir bilgi kirliliği oluştu. Bu tür olaylarda yetkililerin, toplumu infiale sürüklemeyecek doğru bilgileri kamuyla paylaşmaları gerektiğine inanıyoruz. Dernek olarak bununla ilgili bir talepte bulunmaya hazırlanırken farklı makamlardan farklı farklı açıklamalar gelmeye başladı. Ancak ne yazık ki, bu açıklamaların, Edirne Kamuoyunu şeffaf bir biçimde bilgilendirmekten uzak olduğunu görüyoruz.
Edirne Çocuk Hakları Derneği olarak, çocuklara yönelik eylemin faili aleyhine yürütülen soruşturma ve kovuşturma safhalarını hassasiyetle takibi için kamu adına Edirne Baro Başkanlığı’ndan yazılı talepte bulunduk. Baro Yönetim Kurulu da soruşturma ve kovuşturmada müdahil olmaya karar verdi.
Derneğimiz çocuklara yönelik hertürlü ihmal ve istismara karşı sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri, kamu kurum ve kuruluşları ile çocuğun üstün yararına özen göstererek çalışacak ve takipçi olacaktır.
Yetkililerden, çocuklarımızı istismarcılardan, katillerden, uyuşturucu tacirlerinden koruyacak her önlemi almalarını talep ediyoruz. Çocuklarımız güvenli bir kentte, güvenli bir ülkede yaşasın istiyoruz. Çok şey mi istiyoruz!
Ülkemizin 2011 yılında yürürlüğe koyduğu, Avrupa Konseyi 'Çocukların Cinsel Suistimal ve Cinsel İstismara Karşı Korunmasına İlişkin’ Lanzarote Sözleşmesi’nin ivedilikle ve titizlikle uygulanmasını istiyoruz.
Hiçbir çocuk ayrımcılığa uğramasın, eğitim, sağlık hakkından mahrum kalmasın, ama özellikle kız çocukları her tür vahşetten de korunabilsin diye,
Kız çocukları çığlık atmayı öğrenmek yerine coşkuyla kahkaha atabilsinler diye,
Oğlan çocuklar yetişkinlikte iyi erkekler olsun diye,
biz ses vermeyi sürdüreceğiz.
Yaşasınlar diye, geleceğimiz olsunlar diye haykıracağız da!” (Haber: Gülşah AK)





