Fırtına ve beraberindekiler basın açıklamasının ardından yürüyüş gerçekleştirerek 1 Ağustos’ta Toplu İşçi Sözleşmeleri düzenlemesi için Ankara’ya doğru Trakya Temsilcileri olarak yola çıktılar.
Haber: Hatice ÖZSOY
5 milyonu kamu emekçisi ve emeklisinin 1 Ağustos’ta başlayacak toplu sözleşme görüşmeleri için Ankara’ya doğru hareket eden KESK emekçileri daha önce 4 defa gerçekleştirilen görüşmelerin hiçbirinde sorunlarının çözülmediğini belirtti.
Son bir yıldır kendini gösteren ekonomik krizi vurgulayan Fırtına iş yerlerinden toplanılan taleplerde kamu emekçilerinin taleplerinin aslında iki temel başlık altında toplandığını belirtti.
Birincisinin kamu emekli ve emekçilerinin bugüne kadar elinden alınanları geri istemesi olduğunu belirten Fırtına, ikincisininse emekçilerin güvenli gelecek için haklarının garanti altına alınması talebinde bulunduklarını dile getirdi.
Bu sebeple kamu emeklileri ve emekçiler için ‘Grevli Toplu Sözleşmeli Sendika’ teklifi hazırladıklarını belirten Fırtına, teklifi beş ana başlık altında topladıklarını söyledi. Bunlar: Halktan yana bir kamu hizmeti, güvenceli istihdam, güvenli gelecek, demokratik, adil bir çalışma yaşamı, insanca yaşamaya yetecek bir ücret, gerçek bir toplu pazarlık hakkı.
KESK Eğitim, Örgütlenme Ve Basın Yayın Sekreteri İlhan Yiğit son iki yılda kamuya personel alımının durma noktasına geldiğinin belirterek, buna karşılık özellikle sözleşmeli istihdamın artmaya devam ettiğini dile getirdi.
Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü (BÜMKO) verilerine göre 2014-2018 yılları arasını kapsayan 4 yılda kadrolu personel sayısı sadece yüzde 3,84 artarken, sözleşmeli istihdam tam yüzde 151 arttığını vurguladı.
Amaçlarının sözleşmeli istihdam sorununu çözmek olduğunu açıkça ifade eden Yiğit, KESK olarak güvenceli istihdam, güvenli gelecek istediklerini belirtti.
Yiğit iş güvencesini fiilen kullanılamaz hale getiren tüm düzenlemelerin kaldırılmasını, sözleşmeli, taşeron, ücretli, vekil gibi hür türlü güvencesiz istihdama son verilmesini, tüm kamu emekçilerinin güvenceli-kadrolu istihdam edilmesini, performans, esnek çalışma gibi kamu hizmetlerinde niteliği düşüren, kamu emekçilerini birbirinin rakibi haline getiren uygulamalara son verilmesini istediklerini belirtti.
Kamu hizmetleri alanında torpilin, kayırmanın, kadrolaşmanın, sendikal ayrımcılığın hiç olmadığı kadar arttığı bir dönemden geçtiklerini belirten Yiğit, medyaya hemen her gün torpil haberlerinin ortaya çıktığını söyledi.
En düşük kamu emekçisi maaşında iki yılda yaşanan 789 TL artış yaşandığını belirten Yiğit, “Ancak yüksek enflasyon oranları sonucunda yaşanan bu önemli artışa rağmen kamu emekçisinin maaşı döviz ve altın karşısında ciddi bir erime yaşamıştır” dedi.
“ŞAKA GİBİ, AMA GERÇEK”
“İktidarın ‘Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır’ demesinin üzerine şaka gibi ama ne yazık ki gerçek” diyen Yiğit, “İktidar ve “sendikamız” dediği yapı arasında bugüne kadar ‘toplu sözleşme’ adı altında varılan mutabakatların kaybedeni hangi sendikanın üyesi olursa olsun tüm kamu emekçileri ve emeklileri olmuştur” dedi.
Yiğit, “KESK’in yıllarca süren mücadele sonucunda kurulan masanın kamu emekçilerinin ve emeklilerinin haklarından ziyade ‘yetkili’ olarak oturanların şahsi çıkarlarını temel alan bir zemine dönüştürülmesine seyirci kalmayacağız” dedi.
Yiğit, “Beş milyon kamu emekçisinin ve kamu emeklisinin ortak ekonomik, sosyal, demokratik, özlük ve mesleki hak ve çıkarlarını temel alan, iktidarın hem işveren olarak tarafı hem hakemi olmadığı,
Her sendikanın, konfederasyonun kendi üyeleri adına masaya oturabildiği, kadın kamu emekçilerinin kendi talepleri ile masada temsil edildiği, başta ILO sözleşmeleri olmak üzere uluslararası sözleşmelerle, evrensel sendikal hak ve özgürlüklerle uyumlu, grev hakkı ile tamamlanmış gerçek bir toplu sözleşme talebimiz bu dönemde temel talebimiz olmaya devam edecektir. Sözlerimizi tüm kamu emekçilerine ve emeklilerine bir çağrıda bulunarak tamamlıyoruz. Biliyoruz, bir taraftan biriken sorunlarınızın çözümü için görüşmelerin başlamasını dört gözle bekliyorsunuz. Diğer taraftan bugüne kadar yaşadığınız hayal kırıklıklarına bir yenisinin daha eklenmesinden endişe ediyorsunuz. Biliyoruz, birilerinin ‘yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır’ sözleri hepinizin kâbusu oluyor. Ancak bu endişelerden kurtulmak, yıllardır süren bu kâbussan uyanmak sizin, bizim, hepimizin elinde. Yeter ki hangi sendikanın üyesi olursak olalım hep birlikte haklarımız için omuz omuza verelim. Kapılar ardında, masalarda değil, işyerlerinden sizlerden topladığımız taleplerle hazırladığımız teklif hepinize ‘İnsanca Yaşam, Güvenceli İş Ve Güvenli Gelecek’ teklifidir. Gelin teklifimize hep beraber sahip çıkalım” diye konuştu.
Haber: Hatice ÖZSOY
5 milyonu kamu emekçisi ve emeklisinin 1 Ağustos’ta başlayacak toplu sözleşme görüşmeleri için Ankara’ya doğru hareket eden KESK emekçileri daha önce 4 defa gerçekleştirilen görüşmelerin hiçbirinde sorunlarının çözülmediğini belirtti.
Son bir yıldır kendini gösteren ekonomik krizi vurgulayan Fırtına iş yerlerinden toplanılan taleplerde kamu emekçilerinin taleplerinin aslında iki temel başlık altında toplandığını belirtti.
Birincisinin kamu emekli ve emekçilerinin bugüne kadar elinden alınanları geri istemesi olduğunu belirten Fırtına, ikincisininse emekçilerin güvenli gelecek için haklarının garanti altına alınması talebinde bulunduklarını dile getirdi.
Bu sebeple kamu emeklileri ve emekçiler için ‘Grevli Toplu Sözleşmeli Sendika’ teklifi hazırladıklarını belirten Fırtına, teklifi beş ana başlık altında topladıklarını söyledi. Bunlar: Halktan yana bir kamu hizmeti, güvenceli istihdam, güvenli gelecek, demokratik, adil bir çalışma yaşamı, insanca yaşamaya yetecek bir ücret, gerçek bir toplu pazarlık hakkı.
KESK Eğitim, Örgütlenme Ve Basın Yayın Sekreteri İlhan Yiğit son iki yılda kamuya personel alımının durma noktasına geldiğinin belirterek, buna karşılık özellikle sözleşmeli istihdamın artmaya devam ettiğini dile getirdi.
Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü (BÜMKO) verilerine göre 2014-2018 yılları arasını kapsayan 4 yılda kadrolu personel sayısı sadece yüzde 3,84 artarken, sözleşmeli istihdam tam yüzde 151 arttığını vurguladı.
Amaçlarının sözleşmeli istihdam sorununu çözmek olduğunu açıkça ifade eden Yiğit, KESK olarak güvenceli istihdam, güvenli gelecek istediklerini belirtti.
Yiğit iş güvencesini fiilen kullanılamaz hale getiren tüm düzenlemelerin kaldırılmasını, sözleşmeli, taşeron, ücretli, vekil gibi hür türlü güvencesiz istihdama son verilmesini, tüm kamu emekçilerinin güvenceli-kadrolu istihdam edilmesini, performans, esnek çalışma gibi kamu hizmetlerinde niteliği düşüren, kamu emekçilerini birbirinin rakibi haline getiren uygulamalara son verilmesini istediklerini belirtti.
Kamu hizmetleri alanında torpilin, kayırmanın, kadrolaşmanın, sendikal ayrımcılığın hiç olmadığı kadar arttığı bir dönemden geçtiklerini belirten Yiğit, medyaya hemen her gün torpil haberlerinin ortaya çıktığını söyledi.
En düşük kamu emekçisi maaşında iki yılda yaşanan 789 TL artış yaşandığını belirten Yiğit, “Ancak yüksek enflasyon oranları sonucunda yaşanan bu önemli artışa rağmen kamu emekçisinin maaşı döviz ve altın karşısında ciddi bir erime yaşamıştır” dedi.
“ŞAKA GİBİ, AMA GERÇEK”
“İktidarın ‘Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır’ demesinin üzerine şaka gibi ama ne yazık ki gerçek” diyen Yiğit, “İktidar ve “sendikamız” dediği yapı arasında bugüne kadar ‘toplu sözleşme’ adı altında varılan mutabakatların kaybedeni hangi sendikanın üyesi olursa olsun tüm kamu emekçileri ve emeklileri olmuştur” dedi.
Yiğit, “KESK’in yıllarca süren mücadele sonucunda kurulan masanın kamu emekçilerinin ve emeklilerinin haklarından ziyade ‘yetkili’ olarak oturanların şahsi çıkarlarını temel alan bir zemine dönüştürülmesine seyirci kalmayacağız” dedi.
Yiğit, “Beş milyon kamu emekçisinin ve kamu emeklisinin ortak ekonomik, sosyal, demokratik, özlük ve mesleki hak ve çıkarlarını temel alan, iktidarın hem işveren olarak tarafı hem hakemi olmadığı,
Her sendikanın, konfederasyonun kendi üyeleri adına masaya oturabildiği, kadın kamu emekçilerinin kendi talepleri ile masada temsil edildiği, başta ILO sözleşmeleri olmak üzere uluslararası sözleşmelerle, evrensel sendikal hak ve özgürlüklerle uyumlu, grev hakkı ile tamamlanmış gerçek bir toplu sözleşme talebimiz bu dönemde temel talebimiz olmaya devam edecektir. Sözlerimizi tüm kamu emekçilerine ve emeklilerine bir çağrıda bulunarak tamamlıyoruz. Biliyoruz, bir taraftan biriken sorunlarınızın çözümü için görüşmelerin başlamasını dört gözle bekliyorsunuz. Diğer taraftan bugüne kadar yaşadığınız hayal kırıklıklarına bir yenisinin daha eklenmesinden endişe ediyorsunuz. Biliyoruz, birilerinin ‘yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır’ sözleri hepinizin kâbusu oluyor. Ancak bu endişelerden kurtulmak, yıllardır süren bu kâbussan uyanmak sizin, bizim, hepimizin elinde. Yeter ki hangi sendikanın üyesi olursak olalım hep birlikte haklarımız için omuz omuza verelim. Kapılar ardında, masalarda değil, işyerlerinden sizlerden topladığımız taleplerle hazırladığımız teklif hepinize ‘İnsanca Yaşam, Güvenceli İş Ve Güvenli Gelecek’ teklifidir. Gelin teklifimize hep beraber sahip çıkalım” diye konuştu.




