Ergen, Dünya’nın yeni hammaddesinin gençler olduğunu belirterek, gençleri doğru bir eğitim sistemiyle birleştirmek istediklerini vurguladı. DEVA Partisi Edirne İl Başkanı Kerem Arda ise Türkiye’nin en köklü sorununun eğitim olduğunu ifade etti.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Eğitim Politikaları Başkanı Mustafa Ergen, İl Başkanlığı binasını ziyaret etti. Ziyarette DEVA Parti Edirne İl Başkanı Kerem Arda ile basın toplantısı düzenleyen Ergen, ‘Yükseköğretim Eylem Planı’ hakkında gazetecilere açıklamalarda bulundu.
“YENİ DÜNYANIN HAMMADDESİ GENÇLER”
Eğitimi kalkınma hedefleriyle uyumlu hale getireceklerini kaydeden Ergen, üniversiteleri dünya standartlarına yükselteceklerini söyledi.
Eğitimi ana gündem maddeleri yapmak istediklerini ifade eden Ergen; “Dünya artık yepyeni ekonomik ve toplumsal bir devrime girdi. Daha girişimci ve teknolojik temelli yepyeni bir dünya ile karşı karşıyayız. Artık sizin, benim yaşımdaki insanlar Türkiye’nin en değerli şirketlerini kurdular, dünyanın en değerli şirketlerini kuruyorlar. Bu devrime ayak uydurmak içinde eğitimin reform olması gerekiyor. Çünkü yeni dünyanın hammaddesi gençler, genç nüfus. Eskisi gibi altın, petrol değil, yerin altından çıkanlar değil. Türkiye nüfusu genç bir toplum, yaşlanmamış bir toplum. Japonya, Almanya gibi yaşlı bir toplum değil. Bu gençleri doğru bir eğitim sistemiyle birleştirmemiz lazım. Aksi halde her geçen gün yaşlanıyoruz ve bu fırsatı kaçıracağız. Yeni dünyanın bir parçası olmamız gerekiyor. Bu fırsatlar yüz yılda bir geliyor. Biz yüz yıl öncede kurduğumuz Cumhuriyet ile beraber eğitim sistemini değiştirdik. Daha modern bir eğitim anlayışının içine girdik. Halbuki orada geç kalmıştık çünkü eğitim sistemi 250 yıl önce değişmişti. Bütün dünya bu işe kafa yorarken bizimde yormamız gerekiyor.” dedi.
“GEREKİRSE 200 TANE FARKLI MODELİMİZ OLSUN”
Gerekirse 200 üniversite için 200 tane farklı eğitim modeli hazırlayacaklarını söyleyen Ergen; “Bizimde kendimize özgü bir eğitim sistemini yaratmamız lazım. Eskisi gibi A ya da B ülkesinden alacağımız eğitim sistemi de yok çünkü onlarda şuanda bu çalışmanın içindeler. Onlarda gelecekteki dünyaya kendilerini hazırlamak için çalışıyorlar. Bir öğrenci üniversiteye girdiği zaman seçtiği mesleğin belki 4 sene sonra kaybolma ihtimali var yeni dünyada. Artık teknoloji, otomasyon, yapay zeka birden meslekleri ortadan kaldırabiliyor. Ya da karşılaşmayacağı meslek tanımlarını mezun olduğu zaman görebilecek bir ortamın içine girecek. Böyle bilinmeyen bir dünyaya ilerlerken üniversitelerin tek merkezden yönetilmesi, tek merkezden karar alınması bizi doğru bir şekilde hazırlamayacağını düşünüyoruz. Artık üniversiteleri serbest bırakmak gerektiğini düşünüyoruz. Üniversiteyi üniversite yapan akademisyenleridir, üniversiteyi üniversite yapan öğrencileridir, mezunlarıdır, bulunduğu bölgedir, oradan istihdam sağlayan endüstridir, oraya AR-GE projesi veren sanayidir. Bu ekosistemin üniversiteleri kendi başına yönetmesini istiyoruz. 200 tane üniversitemiz var gerekirse 200 tane farklı modelimiz olsun. Ama 1-2 model öne çıkacaksa hepimiz o modellerin peşinden gidelim” şeklinde konuştu.
“ÇOK İDDİALI VE KESİN ÇÖZÜMLER”
Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK)’ü kaldıracaklarını ifade eden İl Başkanı Kerem Arda; “Bugün en önde giden sorun ekonomi gibi gözükse de aslında sayın başkanımızın söylediği gibi Türkiye’nin en köklü sorunu ve bundan sonraki süreçteki sorunu eğitim. YÖK’ü kaldıracağız diyoruz kesin bir şekilde, mülakat kalkacak diyoruz. Bunlar çok iddialı ve kesin çözümler.” diye konuştu. (Haber: Ali KARAMAN)
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Eğitim Politikaları Başkanı Mustafa Ergen, İl Başkanlığı binasını ziyaret etti. Ziyarette DEVA Parti Edirne İl Başkanı Kerem Arda ile basın toplantısı düzenleyen Ergen, ‘Yükseköğretim Eylem Planı’ hakkında gazetecilere açıklamalarda bulundu.
“YENİ DÜNYANIN HAMMADDESİ GENÇLER”
Eğitimi kalkınma hedefleriyle uyumlu hale getireceklerini kaydeden Ergen, üniversiteleri dünya standartlarına yükselteceklerini söyledi.
Eğitimi ana gündem maddeleri yapmak istediklerini ifade eden Ergen; “Dünya artık yepyeni ekonomik ve toplumsal bir devrime girdi. Daha girişimci ve teknolojik temelli yepyeni bir dünya ile karşı karşıyayız. Artık sizin, benim yaşımdaki insanlar Türkiye’nin en değerli şirketlerini kurdular, dünyanın en değerli şirketlerini kuruyorlar. Bu devrime ayak uydurmak içinde eğitimin reform olması gerekiyor. Çünkü yeni dünyanın hammaddesi gençler, genç nüfus. Eskisi gibi altın, petrol değil, yerin altından çıkanlar değil. Türkiye nüfusu genç bir toplum, yaşlanmamış bir toplum. Japonya, Almanya gibi yaşlı bir toplum değil. Bu gençleri doğru bir eğitim sistemiyle birleştirmemiz lazım. Aksi halde her geçen gün yaşlanıyoruz ve bu fırsatı kaçıracağız. Yeni dünyanın bir parçası olmamız gerekiyor. Bu fırsatlar yüz yılda bir geliyor. Biz yüz yıl öncede kurduğumuz Cumhuriyet ile beraber eğitim sistemini değiştirdik. Daha modern bir eğitim anlayışının içine girdik. Halbuki orada geç kalmıştık çünkü eğitim sistemi 250 yıl önce değişmişti. Bütün dünya bu işe kafa yorarken bizimde yormamız gerekiyor.” dedi.
“GEREKİRSE 200 TANE FARKLI MODELİMİZ OLSUN”
Gerekirse 200 üniversite için 200 tane farklı eğitim modeli hazırlayacaklarını söyleyen Ergen; “Bizimde kendimize özgü bir eğitim sistemini yaratmamız lazım. Eskisi gibi A ya da B ülkesinden alacağımız eğitim sistemi de yok çünkü onlarda şuanda bu çalışmanın içindeler. Onlarda gelecekteki dünyaya kendilerini hazırlamak için çalışıyorlar. Bir öğrenci üniversiteye girdiği zaman seçtiği mesleğin belki 4 sene sonra kaybolma ihtimali var yeni dünyada. Artık teknoloji, otomasyon, yapay zeka birden meslekleri ortadan kaldırabiliyor. Ya da karşılaşmayacağı meslek tanımlarını mezun olduğu zaman görebilecek bir ortamın içine girecek. Böyle bilinmeyen bir dünyaya ilerlerken üniversitelerin tek merkezden yönetilmesi, tek merkezden karar alınması bizi doğru bir şekilde hazırlamayacağını düşünüyoruz. Artık üniversiteleri serbest bırakmak gerektiğini düşünüyoruz. Üniversiteyi üniversite yapan akademisyenleridir, üniversiteyi üniversite yapan öğrencileridir, mezunlarıdır, bulunduğu bölgedir, oradan istihdam sağlayan endüstridir, oraya AR-GE projesi veren sanayidir. Bu ekosistemin üniversiteleri kendi başına yönetmesini istiyoruz. 200 tane üniversitemiz var gerekirse 200 tane farklı modelimiz olsun. Ama 1-2 model öne çıkacaksa hepimiz o modellerin peşinden gidelim” şeklinde konuştu.
“ÇOK İDDİALI VE KESİN ÇÖZÜMLER”
Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK)’ü kaldıracaklarını ifade eden İl Başkanı Kerem Arda; “Bugün en önde giden sorun ekonomi gibi gözükse de aslında sayın başkanımızın söylediği gibi Türkiye’nin en köklü sorunu ve bundan sonraki süreçteki sorunu eğitim. YÖK’ü kaldıracağız diyoruz kesin bir şekilde, mülakat kalkacak diyoruz. Bunlar çok iddialı ve kesin çözümler.” diye konuştu. (Haber: Ali KARAMAN)





