Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Egemen Ilgın, belediyenin tarım alanındaki çalışmaları ile ilgili yaptığı açıklamada, Karaağaç’ın tarımsal üretimdeki tarihi önemine dikkat çekti. Karaağaç’ın bir dönem İstanbul’un gıda ihtiyacı için ciddi oranda üretime sahip olduğunu hatırlatan Ilgın, “Belediyeler el ele vererek, belirli bir koordinasyon sağlayarak, sözleşmeli ekim yöntemiyle Karaağaç tekrar eski günlerine kavuşabilir’ dedi.
Ilgın, Edirne Belediyesi’nin yerli tohum arama ve çoğaltma çalışmaları ile ilgili çalışmalar yapıldığını özellikle Trakya bölgesindeki Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’ın İstanbul’a yakınlığının altını çizdi. Ilgın, “Marmara Belediyeler Birliği’nin toplantısına katıldım. Burada da o konuşuldu. İstanbul bize çok yakın. Aslında Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul'un tüm gıda ihtiyacı karşılayabilecek bir yapıya sahip ama maalesef en büyük eksikliğimiz planlamadır. Biz ne ekeceğimizi planlayamıyoruz. Dolayısıyla hasatta da sorun yaşıyoruz. Bir yanda tarlada kalan domatesler, bir yanda taneyle 3-4 domates alarak evine domates götürmeye çalışan şehirliler var. Burada sıkıntı var. Birincisi, planlamayı doğru bir şekilde yapmak durumundayız. Karaağaç mahallesindeki sebze ve meyve üretiminin kent tarihindeki yerini hatırlatan Ilgın Karaağaç’ın bir dönem İstanbul’un gıda ihtiyacı için ciddi oranda üretime sahip olduğunu hatırlatan ve Karaağaç toprakları, Edirne'mizin toprakları oldukça verimli topraklardır. ‘İnsan ekseniz insan çıkacak’ denilen topraklar” şeklinde konuştu.
“AVRUPA’DA YARIM KARPUZ VAR DİYORDUK, TÜRKİYE'DE DE BUNU YAŞAMAYA BAŞLADIK”
Türkiye’de ciddi bir gıda enflasyonu olduğunu söyleyen ılgın “Dünyada birinciyiz. Dünya ortalamasının 8 katı. Bana göre gerçekten bir dramı, trajediyi yaşıyoruz. Biz eskiden domatesi 3 kilo alırdık. Fiyatlanma da onun üzerinden yapılırdı. Şimdi 2 tane alıyoruz. Avrupa’da yarım karpuz var diyorduk, Türkiye'de de bunu yaşamaya başladık. En acısı Türkiye, dünyada incir üretiminde birinci olan bir ülke ama bizim insanımızın yüzde 80’i yaz ayında bir tane dahi incir yiyemiyor. Biz, ürettiğimizi yiyemeyecek kadar fakirleşmiş bir ülke pozisyonuna düştük. Bununla alakalı tabii ki en nihayetinde devletimiz, daha sonra yerel yönetimler gerekli çalışmaları, iş birliğini sağlayarak bu durumların üstesinden gelmeye çalışacağız” diye konuştu. (Haber: Refik USLUY)





