Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Kontrol Derneği başkanı ve işletmeci Bahri Dinar geçmişten günümüze tava ciğer serüvenini anlattı. 45 yıldır işletmeci olan 20 yıldır da tava ciğer ile uğraşan Bahri Dinar tava ciğerin özel tavalar da Edirne’ye özgü malzemeler ile pişirildiğini söyledi. Yaprak kadar ince bir şekilde doğranan ciğer, üzerinde ki kanlı görüntüsü gidene kadar yıkanıyor ardından unlanarak kızgın yağ ile buluşuyor. Tava ciğer, Tarım şehri olan Edirne’nin buğdayından elde edilen beyaz un, yine Edirne’de yetiştirilen ayçiçeğinden elde edilen yağ ile pişiriliyor. Edirne tava ciğeri tabağa alındıktan sonra yine Edirne’ye özü Karaağaç da yetiştirilen Karaağaç biberi ile servis ediliyor. Biber kurutulduktan sonra kızgın yağa atılıyor ve 5 saniye içerisinde yağdan alınıyor. Edirneli ustalar meşhur tava ciğerinin UNESCO yolcusu olmasından oldukça memnun. Ancak aynı şekilde Tamamen Edirne’ye özgü Karaağaç biberinin de coğrafi işaret alması için çalışma başlatılmasını bekliyorlar.
Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Kontrol Derneği Başkanı ve Tava Ciğer Restoran İşletmecisi Bahri Dinar, Tava Ciğer’in Edirne’de yöresel bir yiyecek olarak değil artık bütün Türkiye ve dünyanın her yerinden insanlar Edirne’ye tava ciğer yemeye ve yanındaki biberi merak ettiklerini söyledi.
Dinar, “45 yıldan beri Tava Ciğer sektörü yani hizmet sektörü içerisindeyim. Tava Ciğer artık dünyanın en meşhur yiyeceği oldu. Çocukluğumda babam beni ciğerciye götürürdü. Küçük bir gaz ocağı ile pompalayarak üzerindeki tavada 2-3 porsiyon çıkar ve insanlar kuyrukta beklerdi. 2-3 masalı ciğerciler vardı. Klasik ciğerciler vardı. Yöresel bir yiyecektir dedik; o yörenin halkı yiyordu. Üzerine de bir biber bırakılırdı. O da meşhurdur karaağaç biberi ayran ile beraber tüketilirdi. Aşağı yukarı 15 yıldan beri tava ciğer dünyanın tanıdığı bir marka oldu. Sadece Türkiye’de değil sadece Edirne’de yöresel bir yiyecek olarak değil artık bütün Türkiye ve dünyanın her yerinden insanlar Edirne’ye tava ciğer yemeye geliyorlar ve yanındaki biberi merak ediyorlar. Bunun yanı sıra bütün dünya fırsat buldukça Edirne’ye tava ciğer yemeye geliyor. Tava ciğerin birde gastronomi turizmi yüzde 100 etkisi oldu. Artık insanlar tabi Selimiye, Eski camii ve köprülerimiz onlar bizim nadide eserlerimiz ama gastronomiye de geldiğimizde insanlar binlerle kilometre yol kat ediyorlar. Şuan artık yıllardır gastronomisiyle turist çekiyor. Ama tarihi dokusuyla da bakıldığında Türkiye’nin en çok turist çeken ikinci şehri olduk. Burada tava ciğerinde payı var.” Dedi.
“TAVA CİĞER UNESCO YOLCUSU”
Tava ciğerin UNESCO ile anılması bile bizim için muhteşem bir duygu. Bir yöresel yiyecek UNESCO ile anılır oldu. Buradan Edirne Valisi Ekrem Canalp’e çok teşekkür ediyorum. Onların sayesinde bu çalışma başladı. Uzun bir yolculuk ama ben inanıyorum ki Tava ciğer UNESCO’ya girecek. Çünkü böyle kendine has bir yiyecek yok. Yani doğranışı, bıçağı, tavası, yağı, unu ve yıkanması ile bütün yöresel yiyeceklerin içerisinde çok özel bir durumu var. Yapılışı ve ustasıyla her şeyi özel, ben inanıyorum ki tava ciğer UNESCO’ya girecek. Allah yolumuzu açık etsin.
“KARAAĞAÇ BİBERİNİN DE COĞRAFİ İŞARETİ OLMALI”
Karaağaç biberinin de coğrafi işaret alarak tescillenmesi gerektiğini belirten Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Kontrol Derneği Başkanı Dinar, Rahmetli Beyazıt Sansı hocamızın Karaağaç biberi ve tava ciğer hakkında bir şiiri var. Tavası var, ciğeri var. Yanında da biberi var. Abe güzel Edirne’m sende daha neleri var. Yani ciğerin yanında ikram edilen Karaağaç biberi diyoruz. Neden? Edirne demiyoruz. Çünkü sadece Edirne’de Karaağaç bölgesinde yetişiyor. Karaağaçlı çiftçilerimiz yetiştiriyorlar. Daha önce yetkililerimize de söyledik. İnşallah bir çalışma başlatılacak. Karaağaç biberine de coğrafi işaret istiyoruz. Karaağaç biberinin de coğrafi işareti olmalı çünkü ekilişi, dizilişi, kurutma şartları, tava da pişmesi ile Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir biber. Takdim ederken de dünyanın en tatlı acısı diye belirtiyoruz. O yüzden artık karaağaç biberinin de coğrafi işareti olmalı.” Dedi. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)
Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Kontrol Derneği Başkanı ve Tava Ciğer Restoran İşletmecisi Bahri Dinar, Tava Ciğer’in Edirne’de yöresel bir yiyecek olarak değil artık bütün Türkiye ve dünyanın her yerinden insanlar Edirne’ye tava ciğer yemeye ve yanındaki biberi merak ettiklerini söyledi.
Dinar, “45 yıldan beri Tava Ciğer sektörü yani hizmet sektörü içerisindeyim. Tava Ciğer artık dünyanın en meşhur yiyeceği oldu. Çocukluğumda babam beni ciğerciye götürürdü. Küçük bir gaz ocağı ile pompalayarak üzerindeki tavada 2-3 porsiyon çıkar ve insanlar kuyrukta beklerdi. 2-3 masalı ciğerciler vardı. Klasik ciğerciler vardı. Yöresel bir yiyecektir dedik; o yörenin halkı yiyordu. Üzerine de bir biber bırakılırdı. O da meşhurdur karaağaç biberi ayran ile beraber tüketilirdi. Aşağı yukarı 15 yıldan beri tava ciğer dünyanın tanıdığı bir marka oldu. Sadece Türkiye’de değil sadece Edirne’de yöresel bir yiyecek olarak değil artık bütün Türkiye ve dünyanın her yerinden insanlar Edirne’ye tava ciğer yemeye geliyorlar ve yanındaki biberi merak ediyorlar. Bunun yanı sıra bütün dünya fırsat buldukça Edirne’ye tava ciğer yemeye geliyor. Tava ciğerin birde gastronomi turizmi yüzde 100 etkisi oldu. Artık insanlar tabi Selimiye, Eski camii ve köprülerimiz onlar bizim nadide eserlerimiz ama gastronomiye de geldiğimizde insanlar binlerle kilometre yol kat ediyorlar. Şuan artık yıllardır gastronomisiyle turist çekiyor. Ama tarihi dokusuyla da bakıldığında Türkiye’nin en çok turist çeken ikinci şehri olduk. Burada tava ciğerinde payı var.” Dedi.
“TAVA CİĞER UNESCO YOLCUSU”
Tava ciğerin UNESCO ile anılması bile bizim için muhteşem bir duygu. Bir yöresel yiyecek UNESCO ile anılır oldu. Buradan Edirne Valisi Ekrem Canalp’e çok teşekkür ediyorum. Onların sayesinde bu çalışma başladı. Uzun bir yolculuk ama ben inanıyorum ki Tava ciğer UNESCO’ya girecek. Çünkü böyle kendine has bir yiyecek yok. Yani doğranışı, bıçağı, tavası, yağı, unu ve yıkanması ile bütün yöresel yiyeceklerin içerisinde çok özel bir durumu var. Yapılışı ve ustasıyla her şeyi özel, ben inanıyorum ki tava ciğer UNESCO’ya girecek. Allah yolumuzu açık etsin.
“KARAAĞAÇ BİBERİNİN DE COĞRAFİ İŞARETİ OLMALI”
Karaağaç biberinin de coğrafi işaret alarak tescillenmesi gerektiğini belirten Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Kontrol Derneği Başkanı Dinar, Rahmetli Beyazıt Sansı hocamızın Karaağaç biberi ve tava ciğer hakkında bir şiiri var. Tavası var, ciğeri var. Yanında da biberi var. Abe güzel Edirne’m sende daha neleri var. Yani ciğerin yanında ikram edilen Karaağaç biberi diyoruz. Neden? Edirne demiyoruz. Çünkü sadece Edirne’de Karaağaç bölgesinde yetişiyor. Karaağaçlı çiftçilerimiz yetiştiriyorlar. Daha önce yetkililerimize de söyledik. İnşallah bir çalışma başlatılacak. Karaağaç biberine de coğrafi işaret istiyoruz. Karaağaç biberinin de coğrafi işareti olmalı çünkü ekilişi, dizilişi, kurutma şartları, tava da pişmesi ile Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir biber. Takdim ederken de dünyanın en tatlı acısı diye belirtiyoruz. O yüzden artık karaağaç biberinin de coğrafi işareti olmalı.” Dedi. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)





