Kalpte aniden hissedilen tekleme, çarpıntı veya kısa süreli boşluk hissi çoğu zaman önemsenmese de bazı durumlarda ciddi kalp rahatsızlıklarının habercisi olabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çetin Gül, halk arasında sıkça karşılaşılan ritim düzensizlikleri hakkında önemli bilgiler verdi.
Kalbin normal ritminden önce gerçekleşen ekstra kasılmaların tıpta “ekstrasistol” olarak adlandırıldığını belirten Dr. Gül, hastaların bu durumu genellikle kalpte atım atlama, tekleme veya ani çarpıntı şeklinde hissettiğini söyledi.
Ritim bozukluklarının kaynağına göre farklılık gösterdiğini ifade eden Dr. Gül, kalbin üst odacıklarından kaynaklanan erken atımların çoğu zaman belirti vermeden seyrettiğini, alt odacıklardan kaynaklanan erken vuruların ise daha belirgin çarpıntılara neden olabildiğini kaydetti.
Günlük yaşam alışkanlıklarının kalp ritmini doğrudan etkileyebildiğine dikkat çeken Gül, yoğun stres, uykusuzluk, aşırı kafein tüketimi, sigara ve alkol kullanımının erken atımları artırabileceğini belirtti. Bunun yanında tiroid hastalıkları, kansızlık ve bazı mineral eksikliklerinin de ritim bozukluklarına yol açabileceğini söyledi.
Özellikle daha önce kalp krizi geçiren, kalp yetmezliği bulunan veya kalp kapak hastalığı olan bireylerin bu tür şikayetleri ciddiye alması gerektiğini vurgulayan Dr. Gül, bazı vakalarda erken atımların daha ciddi ritim problemlerine dönüşebildiğini ifade etti.
Kalpte tekleme hissinin her zaman tehlikeli olmadığını ancak bazı belirtilerle birlikte görüldüğünde mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğini belirten Gül, göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi ve sık tekrarlayan çarpıntı şikayetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Günümüzde EKG ve Holter cihazları sayesinde ritim bozukluklarının kolaylıkla tespit edilebildiğini aktaran Dr. Gül, gerekli durumlarda ekokardiyografi ve kardiyak MR gibi ileri tetkiklerden de yararlanıldığını ifade etti.
Tedavinin kişiye göre planlandığını belirten Dr. Gül, ilk aşamada yaşam tarzı değişikliklerinin büyük önem taşıdığını söyledi. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, ideal kilonun korunması, sigara ve alkolün bırakılması ile kafein tüketiminin azaltılmasının birçok hastada şikayetleri önemli ölçüde hafiflettiğini dile getirdi.
Yaşam tarzı değişikliklerinin yeterli olmadığı durumlarda ilaç tedavisine başvurulabildiğini kaydeden Gül, bazı hastalarda ise ritim bozukluğuna neden olan bölgenin ablasyon yöntemiyle tedavi edilebildiğini belirtti.
Ablasyonun uygun hastalarda kalıcı sonuçlar sağlayabildiğini ifade eden Dr. Çetin Gül, kalpte tekleme, düzensiz çarpıntı veya ritim bozukluğu şikayeti yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir kardiyoloji uzmanına başvurarak gerekli kontrolleri yaptırmasının önem taşıdığını sözlerine ekledi.( Haber: Gülşah AK)





