Seçme ve seçilime hakkının vatandaşlık görevlerinden biri olduğunu belirten TÖS Edirne İl Başkanı Celil Özcan, Atatürk’ün bu hakkı kadınlara bir çok Avrupa ülkesinden önce verdiğini dile getirdi. Özcan, kadınların seçme ve aday olma hakkının 92 yılını kutladığını ifade etti. Özcan, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
“Mustafa Kemal Atatürk, hayatı boyunca başta annesi olmak üzere tüm kadınlara büyük değer vermiştir ve kadınların gerek evlerinde gerekse toplumsal hayatta ne kadar fedakarlık göstererek çalıştıklarının bilincinde olmuştur. Bu nedenlerden dolayı da kadınlara haklar, özgürlükler ve insani değerler vermiştir. Böylece Türk kadınının toplum içinde ve çalışma hayatında önemi artmıştır. Özellikle kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi kadınların devlet yönetiminde de söz sahibi olmasını sağlamıştır.
Atatürk’ün kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermesi, eşitliği ifade eden ‘Cumhuriyetçilik’ ve ‘Halkçılık’ ilkeleri ile ilişkili olmaktadır.
Seçme ve seçilme hakkı, vatandaşlık görevlerinden birisidir. Atatürk bu hakkı Türk kadınlarına birçok medeni batılı toplumdan önce hediye etmiştir.Mecliste, kadınlara yeni haklarının tanınacağına dair ilk açıklama 20 Mart 1930 günü, kanunun ilk oturumunda görüşülmüştür. Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakları, kanunun 23 ve 24. maddelerinin a fıkrasında yer alan ‘Türk olmak’ hükmüne bağlı olarak tanınmıştır.Kadınların belediye seçimlerinde seçme ve aday olma hakkı 3 Nisan 1930'da Belediye Kanunu'nun kabul edilmesiyle tanındı.
Kadınlar siyasal haklarını ilk kez 1930 yılındaki Belediye seçimlerinde kullandılar. Seçimler, Eylül başından Ekim’in 20’sine kadar sürdü. Şehir meclislerine girebilen kadınlar arasında İzmir seçimlerinde Cumhuriyet Halk Fırkası’nın iki kadın adayı olan Hasane Nalan ve Benal Nevzat Hanımlar ile İstanbul seçimlerinde Cumhuriyet Halk Fırkası adayı olan Rana Sani Yaver, Seniye İsmail Hanım, Ayşe Remzi Hanım, Nakiye Hanım ve Latife Bekir Hanımlar vardır.
1930 yılından itibaren çıkarılan bir dizi yasa ile önce Belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma ihtiyar meclislerine seçilme hakkı tanınan kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakları, 5 Aralık 1934’de Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan yasa değişikliği ile tanındı.
Kadınlara verilen bu haklar memleketin dört bir tarafında bayram havasında kutlanmıştır. 3 Nisan 1930’da Ankara’daki Türk Ocakları merkezinde Atatürk, İsmet İnönü ve Kazım Paşa’nın da bulunduğu kalabalığın önünde konuşma yapan Afet Hanım kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesinden dolayı şu değerlendirmeyi yapmıştır. ‘Hanımlar, Efendiler! İntihap hakkındır, vazifendir. İntihabın esaslı ciheti vatandaşın reyini kullanmasıdır, intihapta milli halkçılık prensibinin fiilen tatbikidir. Kadınlara intihap etmek ve edilmek hakkının verilmesi millî hakimiyetin ifadesidir. Sabilerden, delilerden maada bütün vatandaşlar kadın ve erkek intihap hakkına maliktirler. Milli hakimiyet hiçbir faikiyeti kabul etmez. Bundan şüphe edenler milli hakimiyeti ve demokrasiyi bilmeyen acizlerdir.’
Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur. Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.TÖS olarak, 3 Nisan 1930'da Türk kadınlarına siyasal haklarını ilk kez kullanma yolunun açıldığı ve belediye seçimlerinde seçme ve aday olma hakkının tanındığı 92. Yılının Tüm kadınlarımıza kutlu olmasını diliyoruz.(Haber Merkezi)





