Haber-Fotoğraf:Umut IŞIK
Yürüyüşe Edirne Belediye Başkanlığı, Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Edirne Şubesi, Kent Konseyi Kadın Meclisi, Türk Kadınlar Birliği, Edirne Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Çocuk Hakları Derneği, Demokrat Parti Kadın Kolları, Edirne Kadın Merkezi Danışma Derneği (EKAME-DER), Tüm Yerel Sen Kadın Komisyonu, Cumhuriyet Kadınları Derneği Edirne Şubesi, Emekli Sen Edirne Şubesi Kadın Komisyonu ve Milliyetçi Hareket Partisi Kadın Kolları ve vatandaşlar katıldı. Belediye binası önünden Başlayan yürüyüş Saraçlar Caddesinde son buldu. Yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı. Siyasi parti ve STK’lar adına açıklamayı Edirne Kadın Merkezi Danışma Derneği (EKAME-DER) Başkanı Hülya Bodur okudu. Ülkemizde aile içinde veya sokakta, otobüste, okulda, yuvada şiddet olaylarının her geçen gün daha da arttığını söyleyen Bodur, “Önlem alınmıyor. Mağdur korunamıyor. Bir insan hakları ihlali olan kadına yönelik şiddet önlenemiyor. Erkekler kadınlara yönelik sistematik şiddetin ‘hoşgörülen ve desteklenen tetikçileri’ haline geliyorlar. Kazanılmış haklara yönelik saldırılar tüm şiddetiyle devam ediyor. Günden güne artan cinsiyetçi politikalar kadın istihdamının azalmasına ve kadınların esnek ve güvencesiz işlerde çalışmasına yol açıyor. ‘Kadın emeği sadece ev içinde değil, hayatın her alanında cinsiyetçi söylem ve politikalarla itibarsızlaştırılıyor, yok sayılıyor. Kadınları, yedek iş gücü olarak gören sistem,’ eşit işe eşit ücret" talebinin de göz ardı edilmesine ve işten atılmalarda ilk olarak kadınları hedef alıyor” şeklinde konuştu.
“ŞİDDETİ ZİHNİYET DEĞİŞİKLİĞİ ÖNLER”
Şiddeti zihniyet değişikliğinin önleyeceğini aktaran Bodur, “Kadınların sırtındaki ev ve bakım yükleri giderek artıyor, kadınlar daha da bağımlı hale getiriliyor. Yoksulluğu kontrol altına almaya, yoksulluk nedeniyle yaşanabilecek patlamalara “aile”yi ayakta tutarak engel olunmaya çalışılıyor. Çocuk yaşta evlilikler özendiriliyor, kolaylaştırılıyor, nafaka hakkı gasp edilmek isteniyor, boşanmalar zorlaştırılmaya çalışılıyor, şiddet meşrulaştırılıyor. Sadece 'aile'yi ayakta tutmaya çalışarak şiddet önlenemez. Şiddeti zihniyet değişikliği önler. Zihniyet değişikliği olmadıkça; şiddeti, istismarı önlemek mümkün olmayacak aksine giderek yoğunlaşacaktır. Kararlı bir devlet politikasıyla “toplumsal cinsiyet eşitliği” yolunda zihniyet değişikliğinin sağlanması gerekmektedir” dedi.
“KADINA YÖNELİK ŞİDDET İNSAN HAKLARI İHLALİDİR”
Kadına yönelik şiddetin bir insan hakları ihlali ve suçu olduğunu söyleyen Bodur, “Ülkemizin imzaladığı kadına yönelik şiddete karşı uygun yasal yaptırımlar ve politikalar geliştirilmesini öngören uluslararası sözleşmelerin gereklerinin yerine getirilmesi şiddeti engellemenin en önemli aşamalarından biridir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a uygulamada, sadece ‘aileyi korumaya’ yönelik olarak işlerlik kazandırılmaya çalışılmakta, kanunun şiddete maruz kalan kadınları korumaya yönelik kısmı hiçe sayılmaktadır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve nihayetinde son bulması toplumsal barışı ve refahı ardından getirecektir” şeklinde konuştu.
Basın açıklamasının ardından Saraçlar caddesinde toplanan kadınlar tarafından Mor-Siyah balonlar gökyüzüne bırakıldı. Etkinlik kapsamında tiyatro Anka Topluğu tarafından kadına şiddet tiyatro gösterisi yapıldı.
Yürüyüşe Edirne Belediye Başkanlığı, Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Edirne Şubesi, Kent Konseyi Kadın Meclisi, Türk Kadınlar Birliği, Edirne Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Çocuk Hakları Derneği, Demokrat Parti Kadın Kolları, Edirne Kadın Merkezi Danışma Derneği (EKAME-DER), Tüm Yerel Sen Kadın Komisyonu, Cumhuriyet Kadınları Derneği Edirne Şubesi, Emekli Sen Edirne Şubesi Kadın Komisyonu ve Milliyetçi Hareket Partisi Kadın Kolları ve vatandaşlar katıldı. Belediye binası önünden Başlayan yürüyüş Saraçlar Caddesinde son buldu. Yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı. Siyasi parti ve STK’lar adına açıklamayı Edirne Kadın Merkezi Danışma Derneği (EKAME-DER) Başkanı Hülya Bodur okudu. Ülkemizde aile içinde veya sokakta, otobüste, okulda, yuvada şiddet olaylarının her geçen gün daha da arttığını söyleyen Bodur, “Önlem alınmıyor. Mağdur korunamıyor. Bir insan hakları ihlali olan kadına yönelik şiddet önlenemiyor. Erkekler kadınlara yönelik sistematik şiddetin ‘hoşgörülen ve desteklenen tetikçileri’ haline geliyorlar. Kazanılmış haklara yönelik saldırılar tüm şiddetiyle devam ediyor. Günden güne artan cinsiyetçi politikalar kadın istihdamının azalmasına ve kadınların esnek ve güvencesiz işlerde çalışmasına yol açıyor. ‘Kadın emeği sadece ev içinde değil, hayatın her alanında cinsiyetçi söylem ve politikalarla itibarsızlaştırılıyor, yok sayılıyor. Kadınları, yedek iş gücü olarak gören sistem,’ eşit işe eşit ücret" talebinin de göz ardı edilmesine ve işten atılmalarda ilk olarak kadınları hedef alıyor” şeklinde konuştu.
“ŞİDDETİ ZİHNİYET DEĞİŞİKLİĞİ ÖNLER”
Şiddeti zihniyet değişikliğinin önleyeceğini aktaran Bodur, “Kadınların sırtındaki ev ve bakım yükleri giderek artıyor, kadınlar daha da bağımlı hale getiriliyor. Yoksulluğu kontrol altına almaya, yoksulluk nedeniyle yaşanabilecek patlamalara “aile”yi ayakta tutarak engel olunmaya çalışılıyor. Çocuk yaşta evlilikler özendiriliyor, kolaylaştırılıyor, nafaka hakkı gasp edilmek isteniyor, boşanmalar zorlaştırılmaya çalışılıyor, şiddet meşrulaştırılıyor. Sadece 'aile'yi ayakta tutmaya çalışarak şiddet önlenemez. Şiddeti zihniyet değişikliği önler. Zihniyet değişikliği olmadıkça; şiddeti, istismarı önlemek mümkün olmayacak aksine giderek yoğunlaşacaktır. Kararlı bir devlet politikasıyla “toplumsal cinsiyet eşitliği” yolunda zihniyet değişikliğinin sağlanması gerekmektedir” dedi.
“KADINA YÖNELİK ŞİDDET İNSAN HAKLARI İHLALİDİR”
Kadına yönelik şiddetin bir insan hakları ihlali ve suçu olduğunu söyleyen Bodur, “Ülkemizin imzaladığı kadına yönelik şiddete karşı uygun yasal yaptırımlar ve politikalar geliştirilmesini öngören uluslararası sözleşmelerin gereklerinin yerine getirilmesi şiddeti engellemenin en önemli aşamalarından biridir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a uygulamada, sadece ‘aileyi korumaya’ yönelik olarak işlerlik kazandırılmaya çalışılmakta, kanunun şiddete maruz kalan kadınları korumaya yönelik kısmı hiçe sayılmaktadır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve nihayetinde son bulması toplumsal barışı ve refahı ardından getirecektir” şeklinde konuştu.
Basın açıklamasının ardından Saraçlar caddesinde toplanan kadınlar tarafından Mor-Siyah balonlar gökyüzüne bırakıldı. Etkinlik kapsamında tiyatro Anka Topluğu tarafından kadına şiddet tiyatro gösterisi yapıldı.





