‘Kadınlar iş hayatının ustası’

Hayatlarının her alanında kendilerini topluma kazandırmak ve varlıklarını sürdürmek için çalışan kadınlar, kendilerine seçtikleri mesleklerle de adından söz ettirmeyi başarıyor.

‘Kadınlar iş hayatının ustası’

Hayatlarının her alanında kendilerini topluma kazandırmak ve varlıklarını sürdürmek için çalışan kadınlar, kendilerine seçtikleri mesleklerle de adından söz ettirmeyi başarıyor.

‘Kadınlar iş hayatının ustası’
07 Mart 2020 - 09:35
Reklam

Toplumda genellikle erkeklerin yapacağı iş olarak akıllara kazınmış, oto lastik ustalığı, posta dağıtıcılığı, döner ustalığı ve balıkçılık yapan Edirneli kadınlar işlerini ve yaşadıkları süreci anlattı. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününe özel gazetemize konuşan Edirneli emekçi kadınlar yaptıkları işlerde çok mutlu olduklarının altını çizerek tüm kadınlara ortak bir mesaj verdi. ‘Kadınların yapamayacağı iş yoktur…’
Haber: Hatice ÖZSOY
16 Aralık 1977 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen 8 Mart Dünya Kadınlar Gününe özel Edirneli emekçi kadınlar çevresinden ‘Yapamazsın’ şeklinde gelen eleştirilere kulak asmayarak yaptıkları işlerinde yaşadıkları zorlukları ve sonucundaki mutluluklarını anlattı. Oto lastik ustalığından, Balıkçılığa, Döner ustalığından posta dağıtıcılığına kadar kendini alışılmışın dışında her alanda gösteren kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar gününe özel gazetemize duygularını paylaştı.
Balıkçı Selin Gedik, “28 yaşındayım 6 yıldır balıkçılık yapıyorum. Burada önce balıkları ayıklıyorum, ardından pişiriyorum. Genel olarak erkeklerin yapacağı bir iş olarak görüyorlardı bu işi. Zorlanıyordum tepki alıyordum insanlardan. Ama şuan hiç zorlanmıyorum. Artık burada beni görmeye alıştılar. Sadece el beceresi gerektiren bir iş, herkes yapabilir isterse.  Ben kadınlara şunu söylemek istiyorum; şu iş kadın işidir, bu iş erkek işidir diye kimse ayırmasın. Her işi kadınlar yapabilir” dedi.
                Döner ustası Arzu Balta, “40 yaşındayım, 5 yıldır döner ustalığı yapıyorum. Bu işe ilk önce eşimle dönerci dükkânı açarak başladım. Döner ustalarımız vardı. Ondan bakarak görerek işi öğrendim. Sonrasında ustalarla sorunlar yaşadık biri geldi biri gitti derken ben yaparım dedim geçtim dönerin başına. İlk başlarda ellerim yandı hep, çok zorlandım gecelerce ağladım. Ben neden diğer kadınlar gibi tırnaklarıma oje sürüp evde oturmuyorum dedim. Sonrasında alıştım. Çocuğumu bu dükkânda sandalyelerin üzerinde büyüttüm. Çok olumsuz tepkiler aldım. Kadına bak döner kesiyor diye geçenler yoldan laf atıyordu, gülüyorlardı. Ben aldırmadım. Şimdi alıştılar, hatta müşteri potansiyelimiz arttı. Bu işi kadın yapıyor, temizdir düşüncesiyle. Önemli olan severek yapmak çok zorlanmış olsam da şuan seviyorum ve mutluyum bu işi yaparken en önemlisi bu benim için” dedi.
                Lastik Ustası Çağla Dobranyalı, “6 yıl çalıştığım işimden ayrıldım. Ardından kendi oto lastik tamir atölyemi açtım. Açtığım bu iş yerinde hem evime katkı sağlamış oluyorum, hem de kendi paramı kazanmanın mutluluğunu yaşıyorum. İl zamanlar fiziksel güç gerektiren ve erkek egemenliğin baskın olduğu bu işi yaparken zorluk yaşadım. Fakat herkesin takdirini topladım aynı zamanda. İstedikten sonra kadınların yapamayacağı ve üstesinden gelemeyeceği hiçbir iş yoktur. Kafalardaki ön yargıyı kırdıktan sonra aradaki fiziksel güç eriyip gidiyor. Şimdi sanayideki herkes bana alıştı. Seslenirken bile Çağla Usta diye sesleniyorlar. Mesleğimi seviyorum ve gurur duyuyorum. Bu sayede tüm kadınlara mücadele etmekten vazgeçmemelerini tavsiye ediyorum” dedi.
                PTT Baş dağıtıcı Emine Öztürk, “37 yaşındayım. Edirne’de 5 yıldır baş dağıtıcı görevindeyim. Bundan önce 6 yıl İstanbul Kadıköy Posta Dağıtımda dağıtıcılık yaptım, ardından Edirne’de sınavları kazanıp baş dağıtıcı görevine geldim. Dağıtıcıları yönlendirme, kontrol etme, buraya gelen gönderileri dağıtıma çıkartma gibi görevleri yapıyorum. Yaklaşık 40 personelimiz var erkek. Dağıtıcıların çoğu erkek bilindiği üzere, sadece 1 kadın dağıtıcı birde ban kadın olarak baş dağıtıcı görevindeyim Edirne’de. Zor bir işim var, çok yoğun çalışıyorum fakat işimi severek yapıyorum. Devlet memurunun mesaisi 17.30’da biter biliyorsunuz fakat ben saat:1900’dan önce hiç çıkmadım. 1 kızım var, okula gidip geliyor evde onunla vakit geçiriyorum, aynı zamanda ev işleri malum yapılması gereken onlarla ilgileniyorum işten sonra. Yüksek tempolu bir hayatım var diyebilirim. Bir şekilde üstesinden geliyorum ama. Biz çalışan kadınlar erkeklerden çok daha fazlasını hak ediyoruz, çok daha özveriliyiz. Kadınların kesinlikle çalışarak kendi ayaklarının üzerinde durmasından yanayım. Her kadın kendini bir birey olarak topluma kabul ettirmeli. Erkek egemen kültürden kurtulmamız gerekiyor. Buda kadın dayanışmasıyla olabilir. Kadınların birbirlerine daha fazla destek olmasını istiyorum. Ben hemcinslerimi çok daha güçlü görmek istiyorum” dedi.
 
 

Bu haber 1234 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum