Edirne Tabip Odası, Aile Sağlığı Merkezlerinin(ASM) artan cari giderleri ile birlikte yönetilmelerinin zorlaştığını gerçekleştirdiği basın açıklaması ile duyurdu. Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Seher Çimen Özgen, Türk Tabipler Birliği Aile Hekimliğ kolunun; Aile sağlığı merkezlerinin artan cari giderleri, ülkenin yaşadığı ekonomik problemler, zamlar ve bunların aile hekimlerine olan yansımasıyla ilgili çağrıları; “İşveren ve işletmeci hekimlik” son bulana kadar sürecektir.” dedi.
Edirne Tabip Odası ASM’lerin yaşadıkları sıkıntıları yaptığı basın açıklaması ile dile getirdi. Yapılan açıklamada merkezlerin yönetilmesinin her geçen gün zorlaştığı belirtilirken, “Mevcut koşullarda Aile sağlığı merkezlerinin yönetimi gittikçe zorlaşmış, ayakta kalamaz hale gelmiştir. Bugün mahallemizde gördüğümüz bir aile sağlığı merkezinin kapısındaki paspastan kâğıdına, temizlik malzemesinden kullanılan elektriğe, çeşmeden akan suyundan, muayenede kullanılan dil basacağına kadar aile hekimleri tarafından tedarik edilmektedir.” İfadelerinde bulunuldu.
HALK CEZALANDIRILIYOR
Açıklamayı gerçekleştiren Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Seher çimen Özgen, “ Gider kalemleri, -kira, -personel maaşları,-kıdem tazminatı,-elektrik,- su,-doğalgaz,-tamir,bakım,-tıbbı atık,-kırtasiye, -demirbaş malzemeler,-mobilyalar,-medikal sarf malzemeleri,-jenaratör/bakımı, aşı dolabı/bakımı, bilgi işlem sistemi, köy hizmeti yapanların ulaşımı,benzin araç tedariği gibi sıralanabilir.Sağlık Bakanlığının ASM’de çalışan sekreterinden, hizmetlisine ebe ve hemşiresine, binanın bakım onarımı,kirasına ve yukarıda belirtilen tüm giderleri için aile hekimlerine yapmış olduğu ek ödeme durmak bilmeyen muazzam fiyat artışları karşısında eriyip gitmiş, aile hekimleri bu durum karşısında ASM’lerini kapatma durumuna gelmiştir.Sonuç olarak bu gider artışlarına dayanamayan aile hekimlerinin hizmet verdikleri aile sağlığı merkezlerinin kapanmasıyla bu birimlerden hizmet alan halk cezalandırılmıştır.” Sözleri ile ASM’lerin durumunu aktardı.
HEKİM DEĞİL İŞVEREN
Merkezlerin yönetimsel bütün işleri ile hekimlerin ilgilendiğini belirten Özgen, “Aile hekimleri 18 bin gruplandırma çalışanının işvereni haline getirilmiştir. Hekimlik yapmaya ayrılması gereken zaman, işvereni haline getirildiğimiz ASM çalışanlarının maaş, sigorta, kıdem tazminatlarını hesaplamayla, yetersiz cari ödemenin maaşlara ve diğer tüm giderlere yetip yetmeyeceğini düşünmekle geçirmek durumunda bırakılmıştır.” dedi
Aile hekimliğinin kamu binalarında verilmesi gerektiğini vurgulayan Özgen açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Birinci basamak, kamu hizmetlerinden çıkarılarak bir ticari kurum haline gelmemelidir. Bunun yerine birinci basamağı koruyucu, toplumsal sağlık hizmetlerini oluşturacak ve bunları yapmak için de kamu kurumu niteliğine bürünecek yeni aile hekimliği sisteminin oluşturulmalıdır. Aile hekimliği bir kamu hizmetidir, kamu binalarında verilmelidir. Şehir hastanelerine 6 ayda verilen kira karşılığında tüm Türkiye’de yurttaşlarımıza yakışır şekilde birinci basamak sağlık hizmetlerinin yürütülebileceği aile sağlığı merkezleri kamu tarafından yaptırılabilir. Tasarrufun şekli de yöntemi de tercih meselesidir.
Sağlık temel ve anayasal bir haktır ve halkın sağlığının korunması, herkesin sağlıklı bir hayat sürdürmesi yönetenlerin temel amacı ve esas görevidir. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin kamu eliyle, kamu binalarında tüm ihtiyaçları eksiksiz karşılanarak ücretsiz sunulması halkın yararınadır. Aile sağlığı merkezi binaları kamu tarafından yapılmalı ve tüm çalışanları güvenli ortamda, güvence içeren emeğinin karşılığı ücretle çalıştırılmalıdır. ASM gidereler için yapılan ödemler yerine genel bütçeden tüm ihtiyaçların yeterli düzeyde ve zamanında karşılanması artık bir zorunluluktur.
Sağlık Bakanlığı bu ekonomik kriz ortamında ilk etapta aile hekimlerinden kira kesintilerini durdurmalıdır. Başta deprem bölgelerinde ve özel şahıslara ait binalarda hizmet vermeye çalışan ASM’ler yerine kamu binaları yapmalı, tüm ihtiyaçları karşılanmalı ve bu sürede kira bedelleri kamu tarafından karşılanmalıdır. Çalışanların maaş, tazminat, sigorta gibi ödemeleri cari değil gerçek gider olarak bütçelenmeli, işveren ve işletmeci hekimlik artık son bulmalıdır.”(Haber Merkezi)





