Program Trakya Üniversitesi Balkan Senfoni Orkestrası konseri ile başladı. Konserden sonra katılımcılara Trakya Üniversitesi’nin hazırladığı tanıtım filmi gösterildi. Trakya Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç.Dr. Nurten Çetin açılış konulmasını gerçekleştirdi.
Çetin, Mehmet Akif Ersoy’un istiklal harbi kavramlarından biri olduğunu ifade ederek, Türk milletini, istiklalini kaybetmemek için 1919 yılından 1922 yılına kadar işgal güçlerine karşı Atatürk önderliğinde haklı bir mücadele verdiğini söyledi. Bu mücadelede kadını, erkeği, yaşlısı, genci ve çocuğuyla bağımsızlığı uğrunda tüm maddi ve manevi varlığını ortaya koyduğunu belirten Çetin, “Türk istiklal harbi, Batı'nın çeliğine, zırhına karşı, Türk'ün iman gücü, azmi ve kararlılığıyla çok zor şartlar altında yürütülmüştür. Milli mücadele, top yekun bir mücadele olup dünyadaki en nadir savaşlardan biri olma özelliğine sahiptir. Bu mücadele sonrasında kazanılan zafer ile bağımsız yeni Türkiye devleti, dünya devletleri arasındaki onurlu yerini almıştır. Milletimizin verdiği bağımsızlık mücadelesinde hissettiği duygu ve düşünceler bugün kabulünün 100'üncü yıldönümünü kutladığımız istiklal marşımızla destansı bir üslupla ifade edilmiştir. Milletimizin vatan sevgisini, bağımsız yaşama kararlılığını abideleştiren, bağımsızlığımızın sembolü İstiklal Marşımız ülke topraklarımızın büyük bir bölümünü işgal altında olduğu bir dönemde gazi meclisimiz tarafından 12 Mart 1921'de kabul edilmiştir. Ümitsiz görülen günlerde İstiklal marşının mısraları Türk halkının imanını bir kat daha da arttırmıştır. Mehmet Akif her mirasını inanarak yazmıştır. Şair Mehmet Akif İstiklal Marşı'nı yazmak suretiyle istiklal harbimizin manevi cephesinde savaşan kahramanlardan birisidir. O aynı zamanda milli mücadele ve cumhuriyetin ilk yıllarının en önemli hatiplerindendir. Milli Mücadeledeki söylev ve eserlerinde Türk halkına yol gösterici olmuştur.” Diye konuştu.
“BİLİMSEL ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR”
Atatürk, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof.Dr. Birol Çetin'in İstiklal ruhunu yeni nesillere aktarılması gerektiğini dile getirdi. Bilimsel çalışmaların devam ettiğini kaydeden Çetin, “Aslına Mehmet Akif'te bugün de bizi heyecanlandıran ne vardı ona bakmak lazım. Hep ruhtan bahsediyoruz. Öyle bir ruh ki, mecliste her defasında okunduğunda müthiş bir coşku uyandırmış. Cumhuriyetin ilanından sonra en çok meclisi heyecanlandırmış, adeta herkesin hislerine tercüman olmuş. Bugün de bizim aynı hassasiyeti duymamız lazım. O alçaklar yurdumuza uğrayan, yine yurdumuza uğramak istiyorlar. Aynı şekilde ülkemiz çevrelenmiş, bugün milli devletler tehdit olarak görülüyor. Bunlara sahip çıkmamız gerekiyor. Vatanımız, ulusumuz çok kıymetli. Edirne'nin tarihine bile baksanız, buradaki verilen mücadele anlatmakla bitmez. Yeni nesillere, öğrencilerimize bu ruhu aktarmamız lazım. Başka şansımız, vatanımız yok.” İfadelerine yer verdi.
“MEHMET AKİF ERSOY’UN İLK GÖREV YERİ EDİRNE’YDİ”
Trakya Üniversitesi Rektörü Erhan Tabakoğlu ise Mehmet Akif Ersoy’un ilk görev yerinin Edirne olduğunu ifade ederek, “Mehmet Akif için de Edirne aslında çok önemliydi. Bugün Kosova sınırları içerisinde yer alan İpek'ten göçen bir ailenin evladı, yani Balkanlar'ın evladı olan Mehmet Akif'in memuriyet hayatındaki ilk görev yeri Edirne'dir. Şehrimizde 2 yıl ikamet etmiş ve müfettişlik görevi yapmıştır. Mehmet Akif'in Edirne'deyken yazdığı 6 şiir, onun sanat hayatının başlangıcı açısından oldukça önemli karineler taşır. Akif'in şehrimize ikinci gelişi daha fazla manevi değer taşır. 25 Kasım 1922'de, yani Edirne'nin kurtuluşunda şehrimize gelen ilk milletvekillerindendir Akif. Trakya Üniversitesi büyük münevver, mütefekkir ve İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un adını, Eğitim Fakülte'mizin adında yaşatıyoruz.” Şeklinde konuştu.
‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLMUŞTUR’
İstiklal Marşının Türkiye’nin bağımsızlığı olduğunu vurgulayan Tabakoğlu, “Nasıl bir dönemdi? Gerçekten çok acı bir dönemdi. O ruh çok önemli, o ruhu yaşatmak çok önemli. Mehmet Akif'in aziz hatırasını tekrar tekrar anlatmak çok önemli. Bu aslında Türkiye Cumhuriyeti'nin bir bağımsızlık bildirgesi olmuştur ve aslında milletimizin bir mutabakat metni olmuştur. O nedenle önemsiyoruz.” Sözlerine yer verdi.(Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
Çetin, Mehmet Akif Ersoy’un istiklal harbi kavramlarından biri olduğunu ifade ederek, Türk milletini, istiklalini kaybetmemek için 1919 yılından 1922 yılına kadar işgal güçlerine karşı Atatürk önderliğinde haklı bir mücadele verdiğini söyledi. Bu mücadelede kadını, erkeği, yaşlısı, genci ve çocuğuyla bağımsızlığı uğrunda tüm maddi ve manevi varlığını ortaya koyduğunu belirten Çetin, “Türk istiklal harbi, Batı'nın çeliğine, zırhına karşı, Türk'ün iman gücü, azmi ve kararlılığıyla çok zor şartlar altında yürütülmüştür. Milli mücadele, top yekun bir mücadele olup dünyadaki en nadir savaşlardan biri olma özelliğine sahiptir. Bu mücadele sonrasında kazanılan zafer ile bağımsız yeni Türkiye devleti, dünya devletleri arasındaki onurlu yerini almıştır. Milletimizin verdiği bağımsızlık mücadelesinde hissettiği duygu ve düşünceler bugün kabulünün 100'üncü yıldönümünü kutladığımız istiklal marşımızla destansı bir üslupla ifade edilmiştir. Milletimizin vatan sevgisini, bağımsız yaşama kararlılığını abideleştiren, bağımsızlığımızın sembolü İstiklal Marşımız ülke topraklarımızın büyük bir bölümünü işgal altında olduğu bir dönemde gazi meclisimiz tarafından 12 Mart 1921'de kabul edilmiştir. Ümitsiz görülen günlerde İstiklal marşının mısraları Türk halkının imanını bir kat daha da arttırmıştır. Mehmet Akif her mirasını inanarak yazmıştır. Şair Mehmet Akif İstiklal Marşı'nı yazmak suretiyle istiklal harbimizin manevi cephesinde savaşan kahramanlardan birisidir. O aynı zamanda milli mücadele ve cumhuriyetin ilk yıllarının en önemli hatiplerindendir. Milli Mücadeledeki söylev ve eserlerinde Türk halkına yol gösterici olmuştur.” Diye konuştu.
“BİLİMSEL ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR”
Atatürk, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof.Dr. Birol Çetin'in İstiklal ruhunu yeni nesillere aktarılması gerektiğini dile getirdi. Bilimsel çalışmaların devam ettiğini kaydeden Çetin, “Aslına Mehmet Akif'te bugün de bizi heyecanlandıran ne vardı ona bakmak lazım. Hep ruhtan bahsediyoruz. Öyle bir ruh ki, mecliste her defasında okunduğunda müthiş bir coşku uyandırmış. Cumhuriyetin ilanından sonra en çok meclisi heyecanlandırmış, adeta herkesin hislerine tercüman olmuş. Bugün de bizim aynı hassasiyeti duymamız lazım. O alçaklar yurdumuza uğrayan, yine yurdumuza uğramak istiyorlar. Aynı şekilde ülkemiz çevrelenmiş, bugün milli devletler tehdit olarak görülüyor. Bunlara sahip çıkmamız gerekiyor. Vatanımız, ulusumuz çok kıymetli. Edirne'nin tarihine bile baksanız, buradaki verilen mücadele anlatmakla bitmez. Yeni nesillere, öğrencilerimize bu ruhu aktarmamız lazım. Başka şansımız, vatanımız yok.” İfadelerine yer verdi.
“MEHMET AKİF ERSOY’UN İLK GÖREV YERİ EDİRNE’YDİ”
Trakya Üniversitesi Rektörü Erhan Tabakoğlu ise Mehmet Akif Ersoy’un ilk görev yerinin Edirne olduğunu ifade ederek, “Mehmet Akif için de Edirne aslında çok önemliydi. Bugün Kosova sınırları içerisinde yer alan İpek'ten göçen bir ailenin evladı, yani Balkanlar'ın evladı olan Mehmet Akif'in memuriyet hayatındaki ilk görev yeri Edirne'dir. Şehrimizde 2 yıl ikamet etmiş ve müfettişlik görevi yapmıştır. Mehmet Akif'in Edirne'deyken yazdığı 6 şiir, onun sanat hayatının başlangıcı açısından oldukça önemli karineler taşır. Akif'in şehrimize ikinci gelişi daha fazla manevi değer taşır. 25 Kasım 1922'de, yani Edirne'nin kurtuluşunda şehrimize gelen ilk milletvekillerindendir Akif. Trakya Üniversitesi büyük münevver, mütefekkir ve İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un adını, Eğitim Fakülte'mizin adında yaşatıyoruz.” Şeklinde konuştu.
‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLMUŞTUR’
İstiklal Marşının Türkiye’nin bağımsızlığı olduğunu vurgulayan Tabakoğlu, “Nasıl bir dönemdi? Gerçekten çok acı bir dönemdi. O ruh çok önemli, o ruhu yaşatmak çok önemli. Mehmet Akif'in aziz hatırasını tekrar tekrar anlatmak çok önemli. Bu aslında Türkiye Cumhuriyeti'nin bir bağımsızlık bildirgesi olmuştur ve aslında milletimizin bir mutabakat metni olmuştur. O nedenle önemsiyoruz.” Sözlerine yer verdi.(Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





