Hatice ÖZSOY
2018 yılı içerisinde işsizlik rakamlarının çığ gibi büyümesinin sebeplerinin başında ekonomide küçülmeye gidilmesi, sanayi üretiminin bir yılda yüzde 6,5 azalması geliyor.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 15 Ocak 2019 günü açıkladığı Ekim 2018 dönemi İşgücü İstatistikleri ile İŞKUR tarafından açıklanan Aralık 2018 dönemi verilerini ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından açıklanan Ekim 2018 dönemi sigortalı istatistiklerini değerlendirdi.
Şen, “Ekim 2018 dönemi TÜİK İşgücü İstatistikleri ile son İŞKUR ve SGK verileri işsizlikte krizin etkisinin giderek belirgin hale geldiğini gösteriyor. TÜİK’e göre Ekim 2017 döneminde yüzde 10,3 olan dar tanımlı standart işsizlik 1,3 puan artarak Ekim 2018’de yüzde 11,6’ya yükseldi. Dar tanımlı işsiz sayısı bir önceki yıla göre 501 bin kişi artarak 3 milyon 788 bine yükseldi. TÜİK verilerine dayanarak hesapladığımız geniş̧ tanımlı işsiz sayısı 6 milyon 351 bine yükseldi. Geniş̧ tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 18,3 olarak hesaplandı. Geçen yılın aynı dönemine göre geniş̧ tanımlı işsiz sayısı 517 bin arttı. Tarım dışı işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 1,3 puan artarak yüzde 11,6’ya yükseldi. İşsizlik sigortasında rekor başvuru Aralık 2018’de yaşandı. Başvuru sayısı 211 bine yükseldi. Genç işsizliği geçen yıla göre 3 puan artarak yüzde 22,3’e yükseldi. Kadın işsizliği yüzde 14,7 genç̧ kadın işsizlik oranı ise yüzde 27,9 olarak gerçekleşti. Tarım dışı kadın işsizliği ise yüzde 18,8’e yükseldi. Tarım dışı genç kadın işsizliği yüzde 32,9 oldu. Ne eğitimde ne istihdam olan gençlerin (boşta gezer) oranı yüzde 24,7. Sanayi üretimi daralmaya devam ediyor. Kasım 2018 itibariyle yüzde 6,5 oranında küçüldü. Ekonomide küçülme, yüksek enflasyon ve işsizliğin bir arada yaşandığı ağır bir kriz tablosu yaşanıyor” şeklinde konuştu.
BİR YILDA 501 BİN YENİ İŞSİZ
TÜİK, Ekim ayı İşgücü İstatistiklerine göre standart-dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 11,6’ya yükseldi. Dar tanımlı işsiz sayısı son bir yılda 501 bin artarak 3 milyon 788 bine yükseldi. Bir yıl içinde işsiz sayısındaki devasa artış işsizliğin giderek vahim bir toplumsal sorun haline geldiği gösteriyor. Tarım dışı işsizlik oranı Mart 2017’den itibaren en yüksek orana ulaştı. Ekim 2018 itibariyle tarım dışı işsizlik oranı yüzde 13,6 oldu. Son iki yılın tarım dışı işsizlik oranları Ekim 2018’de 13,6 oranı ile en yüksek düzeyine ulaşmış oldu.
Standart işsizlik hesaplaması dışında alternatif ve gerçek bir işsizlik hesaplama yöntemi olarak kabul edilen geniş tanımlı işsiz sayısı DİSK-AR tarafından Ekim 2018 itibariyle 6 milyon 351 bin olarak hesaplanmıştır. Çalışmayan nüfusun 1 milyon 579 binini iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar oluşturdu. Bunun ise 1 milyon 127 bini kadınlardan oluşmakta. Ekim 2018 itibariyle iş aramayıp çalışmaya hazır olanların yüzde 71’i kadınlardan oluşuyor.
ZORUNLU SİGORTALI SAYISI 114 BİN AZALDI
Aktif sigortalı sayısındaki azalmadan bahseden Şen, bu sayıda 144 bin azalma olduğunu bildirdi. Şen, “Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) Ekim ayı verileri Eylül-Ekim arası 144 bin aktif sigortalı sayısının azaldığını göstermektedir. Eylül ayında 14 milyon 810 bin olan aktif sigortalı sayısı Ekim ayında 14 milyon 695 bine düşmüştür. Öte yandan 4-a kapsamı sigortalı sayısındaki değişim incelendiğinde aktif sigortalı sayısının düşüş eğiliminin hızlandığı görülmektedir. 2018 Ocak ayı baz alındığına aktif sigortalı sayısının Mayıs ayından itibaren düzensiz bir biçimde azalma eğiliminde olduğu görülmektedir” şeklinde bilgilere yer verdi.
İŞSİZLİK SİGORTASINA REKOR BAŞVURU: 211 BİN
İşsizlik sigortasına başvuruların artışından bahseden Şen, “İşsizlik sigortasına başvuru Aralık 2018 itibariyle 211 bine ulaştı. 2017 yılında işsizlik sigortasına başvuranların toplam sayısı 1 milyon 318 bin oldu. 2018 yılında ise başvurular 1 milyon 630 bine yükseldi. Böylece işsizlik sigortasına başvuranların sayısı 292 bin kişi arttı. Son bir yılda işsizlik sigortasına başvuranların oranı yüzde 24 arttı. Ekonomik krizin etkisinin görülmeye başlandığı Ağustos 2018’den itibaren işsizlik sigortasına başvuru devasa artış gösterdi. Son 4 ayda işsizlik sigortasına yapılan başvurular 2018’in toplam başvurularının yüzde 45’ini oluşturmaktadır. 2018 yılında işsizlik sigortasına yapılan başvuruların büyük bir kısmı son 4 ayda gerçekleşmiştir” şeklinde konuştu.
YAPILMASI GEREKENLER…
İşsizlikteki tırmanışın devam edeceği öngörülerek işsizliğin yaratacağı toplumsal tahribatı önlemek için güçlü sosyal politikalara ihtiyaç olduğunu söyleyen Şen, “TÜİK, İŞKUR ve SGK verileri ekonomide derinleşen krizin istihdam üzerindeki olumsuz etkisini giderek daha net biçimde ortaya koymaktadır” dedi.
Şen, “İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bur siyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir. “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir. Uluslar arası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır. İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır. Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır. Uluslar arası Çalışma Örgütü ILO’nun ‘İnsana yaraşır iş’ yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır. Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimi işçi statüsüne geçirilmelidir. İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir. İşsizlik sigortası yararlanma koşulları iyileştirilmelidir. Son üç yılda 600 gün çalışma koşulu kriz döneminde 180 güne indirilmelidir. Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır” şeklinde konuştu.
2018 yılı içerisinde işsizlik rakamlarının çığ gibi büyümesinin sebeplerinin başında ekonomide küçülmeye gidilmesi, sanayi üretiminin bir yılda yüzde 6,5 azalması geliyor.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 15 Ocak 2019 günü açıkladığı Ekim 2018 dönemi İşgücü İstatistikleri ile İŞKUR tarafından açıklanan Aralık 2018 dönemi verilerini ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından açıklanan Ekim 2018 dönemi sigortalı istatistiklerini değerlendirdi.
Şen, “Ekim 2018 dönemi TÜİK İşgücü İstatistikleri ile son İŞKUR ve SGK verileri işsizlikte krizin etkisinin giderek belirgin hale geldiğini gösteriyor. TÜİK’e göre Ekim 2017 döneminde yüzde 10,3 olan dar tanımlı standart işsizlik 1,3 puan artarak Ekim 2018’de yüzde 11,6’ya yükseldi. Dar tanımlı işsiz sayısı bir önceki yıla göre 501 bin kişi artarak 3 milyon 788 bine yükseldi. TÜİK verilerine dayanarak hesapladığımız geniş̧ tanımlı işsiz sayısı 6 milyon 351 bine yükseldi. Geniş̧ tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 18,3 olarak hesaplandı. Geçen yılın aynı dönemine göre geniş̧ tanımlı işsiz sayısı 517 bin arttı. Tarım dışı işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 1,3 puan artarak yüzde 11,6’ya yükseldi. İşsizlik sigortasında rekor başvuru Aralık 2018’de yaşandı. Başvuru sayısı 211 bine yükseldi. Genç işsizliği geçen yıla göre 3 puan artarak yüzde 22,3’e yükseldi. Kadın işsizliği yüzde 14,7 genç̧ kadın işsizlik oranı ise yüzde 27,9 olarak gerçekleşti. Tarım dışı kadın işsizliği ise yüzde 18,8’e yükseldi. Tarım dışı genç kadın işsizliği yüzde 32,9 oldu. Ne eğitimde ne istihdam olan gençlerin (boşta gezer) oranı yüzde 24,7. Sanayi üretimi daralmaya devam ediyor. Kasım 2018 itibariyle yüzde 6,5 oranında küçüldü. Ekonomide küçülme, yüksek enflasyon ve işsizliğin bir arada yaşandığı ağır bir kriz tablosu yaşanıyor” şeklinde konuştu.
BİR YILDA 501 BİN YENİ İŞSİZ
TÜİK, Ekim ayı İşgücü İstatistiklerine göre standart-dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 11,6’ya yükseldi. Dar tanımlı işsiz sayısı son bir yılda 501 bin artarak 3 milyon 788 bine yükseldi. Bir yıl içinde işsiz sayısındaki devasa artış işsizliğin giderek vahim bir toplumsal sorun haline geldiği gösteriyor. Tarım dışı işsizlik oranı Mart 2017’den itibaren en yüksek orana ulaştı. Ekim 2018 itibariyle tarım dışı işsizlik oranı yüzde 13,6 oldu. Son iki yılın tarım dışı işsizlik oranları Ekim 2018’de 13,6 oranı ile en yüksek düzeyine ulaşmış oldu.
Standart işsizlik hesaplaması dışında alternatif ve gerçek bir işsizlik hesaplama yöntemi olarak kabul edilen geniş tanımlı işsiz sayısı DİSK-AR tarafından Ekim 2018 itibariyle 6 milyon 351 bin olarak hesaplanmıştır. Çalışmayan nüfusun 1 milyon 579 binini iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar oluşturdu. Bunun ise 1 milyon 127 bini kadınlardan oluşmakta. Ekim 2018 itibariyle iş aramayıp çalışmaya hazır olanların yüzde 71’i kadınlardan oluşuyor.
ZORUNLU SİGORTALI SAYISI 114 BİN AZALDI
Aktif sigortalı sayısındaki azalmadan bahseden Şen, bu sayıda 144 bin azalma olduğunu bildirdi. Şen, “Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) Ekim ayı verileri Eylül-Ekim arası 144 bin aktif sigortalı sayısının azaldığını göstermektedir. Eylül ayında 14 milyon 810 bin olan aktif sigortalı sayısı Ekim ayında 14 milyon 695 bine düşmüştür. Öte yandan 4-a kapsamı sigortalı sayısındaki değişim incelendiğinde aktif sigortalı sayısının düşüş eğiliminin hızlandığı görülmektedir. 2018 Ocak ayı baz alındığına aktif sigortalı sayısının Mayıs ayından itibaren düzensiz bir biçimde azalma eğiliminde olduğu görülmektedir” şeklinde bilgilere yer verdi.
İŞSİZLİK SİGORTASINA REKOR BAŞVURU: 211 BİN
İşsizlik sigortasına başvuruların artışından bahseden Şen, “İşsizlik sigortasına başvuru Aralık 2018 itibariyle 211 bine ulaştı. 2017 yılında işsizlik sigortasına başvuranların toplam sayısı 1 milyon 318 bin oldu. 2018 yılında ise başvurular 1 milyon 630 bine yükseldi. Böylece işsizlik sigortasına başvuranların sayısı 292 bin kişi arttı. Son bir yılda işsizlik sigortasına başvuranların oranı yüzde 24 arttı. Ekonomik krizin etkisinin görülmeye başlandığı Ağustos 2018’den itibaren işsizlik sigortasına başvuru devasa artış gösterdi. Son 4 ayda işsizlik sigortasına yapılan başvurular 2018’in toplam başvurularının yüzde 45’ini oluşturmaktadır. 2018 yılında işsizlik sigortasına yapılan başvuruların büyük bir kısmı son 4 ayda gerçekleşmiştir” şeklinde konuştu.
YAPILMASI GEREKENLER…
İşsizlikteki tırmanışın devam edeceği öngörülerek işsizliğin yaratacağı toplumsal tahribatı önlemek için güçlü sosyal politikalara ihtiyaç olduğunu söyleyen Şen, “TÜİK, İŞKUR ve SGK verileri ekonomide derinleşen krizin istihdam üzerindeki olumsuz etkisini giderek daha net biçimde ortaya koymaktadır” dedi.
Şen, “İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bur siyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir. “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir. Uluslar arası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır. İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır. Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır. Uluslar arası Çalışma Örgütü ILO’nun ‘İnsana yaraşır iş’ yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır. Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimi işçi statüsüne geçirilmelidir. İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir. İşsizlik sigortası yararlanma koşulları iyileştirilmelidir. Son üç yılda 600 gün çalışma koşulu kriz döneminde 180 güne indirilmelidir. Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır” şeklinde konuştu.




