Timur, iş sağlığının mevzuatının sosyal devlet ilklerine uygun olarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, “İş kazalarındaki artışların ana nedenleri, serbestleştirme-özelleştirme, sendikasızlaştırma, esnek-güvencesiz çalışma, kayıt dışı istihdam politikaları, çalışma koşullarının ağırlığıdır.” Dedi.
İş sağlığı ve güvenliği kanun çıktıktan sonra 8 kere değiştiğini belirten Timur, “SGK verilerine göre ölüm vakaları 2020 yılında 2012’ye göre yüzde 165, İSGM verilerine göre de yüzde 276 oranında artmıştır. İş kazaları ise SGK verileri itibarıyla, 2020 yılında hem 2000 hem de 2012’ye göre yüzde 513 oranında artmıştır.” Dedi.
Türkiye’de 1987 yılından itibaren her yıl 4-10 Mayıs tarihleri ‘iş sağlığı ve güvenliği haftası’ olarak kutlanıyor. iş sağlığı ve güvenliği haftası kapsamında açıklama yapan Timur, İşçi sağlığı, iş güvenliği ve tüm çalışma yaşamı mevzuatının kamuculuk ve sosyal devlet İlkeleri uyarınca yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Timur, TMMOB’un işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSİG) üzerine mesleki eğitim, belgelendirme, periyodik kontrol hizmetleri ile kongre, sempozyum, panel, söyleşi, seminer, rapor, çalışmaları yaparak konuyu gündeme taşıyıp sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştıklarını ifade etti.
“İŞ KAZASI SONUCU ÖLÜMLERDE ARTIŞ OLMUŞTUR”
İSG Kanunu onuncu yılında olduğunu ve kanun çıktığından bu yana ölüm oranlarını azalmadığın dile getiren Timur, “2012 yılında çıkarılan 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun TBMM’de görüşülmesi sırasında ve yasalaşmasından sonraki bilgilendirme toplantılarında hükümet ve ilgili bakanlık yetkilileri; ‘yasadan sonra iş kazaları ve meslek hastalıklarında azalma olacağını’ sürekli olarak tekrarladılar. Oysa resmi istatistikler gösteriyor ki, 2012 yılından bu yana iş kazası sayıları ve iş kazası sonucu ölümlerde azalma bir yana, hep artış olmuştur. Bu artışlar sermayenin azami kâr hırsı ve iktidarın sermayeyi destekleme politikalarından kaynaklanmaktadır.
“İŞ KAZALARINDA ARTIŞLAR GÖRÜLMEKTEDİR”
İş kazalarında artış olduğunu belirten Timur, “İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü (İSGM) verilerinde, SGK verilerinden daha fazla ölüm yaşandığı görülmektedir. SGK verilerine göre ölüm vakaları 2020 yılında 2012’ye göre yüzde 165, İSGM verilerine göre de yüzde 276 oranında artmıştır. İş kazaları ise SGK verileri itibarıyla, 2020 yılında hem 2000 hem de 2012’ye göre yüzde 513 oranında artmıştır. Bir milyon iş saatindeki iş kazası sıklık hızında da 2012 sonrasında artışlar görülmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir, İSGM verilerine göre 2020-2021 yıllarındaki iş cinayetlerinin yüzde 30’u Covid-19’dan ötürüdür.” Sözlerine yer verdi.
“ANA NEDENLERİ, SERBESTLEŞTİRME-ÖZELLEŞTİRME, SENDİKASIZLAŞTIRMA, ESNEK-GÜVENCESİZ ÇALIŞMA”
Güvencesiz çalışmaların iş kazalarının arttırdığını dile getiren Timur, “İş kazaları ve iş cinayetlerindeki bu artışların ana nedenleri, serbestleştirme-özelleştirme, sendikasızlaştırma, esnek-güvencesiz çalışma, kayıt dışı istihdam politikaları, çalışma koşullarının ağırlığı ve en son Covid-19 salgınına karşı önlemlerin yetersizliğidir.” İfadelerine yer verdi.
Timur, “İş Sağlığı ve İş güvenliği (İSİG) tıp, mühendislik ve sosyal bilimler ile bağlantılı olmasına karşın kanunda sorumluluklar esasen uzmanlara ve hekimlere yüklenmiştir. İşyeri hekimi, mühendis, teknik eleman, hemşire ve diğer sağlık personeline yönelik eğitim hizmetleri dışarıdan satın alma yoluyla ticarileştirilmiştir. Özel öğretim kurumlarına yetki tanınmasıyla mühendislik meslek örgütlerinin fonksiyonu dışlanmıştır. Tam zamanlı İş Güvenliği Mühendisliği dışlanmış, uzmanlar işverenlere bağımlı kılınmış, iş kazalarında işverenlerin sorumluluğu kaldırılmıştır. Yüzlerce eğitim kurumu ve binlerce Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) kurulmasıyla adeta eğitim kurumu ve OSGB çöplüğüne yol açılmıştır.” Sözlerine yer verdi.
Timur, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) yaptığı araştırmada her yıl 10 bin emekçinin meslek hastalıklarından ötürü hayatını kaybettiğini belirtti.
“İSİG KANUNU’NUN KAPSAMI İLE SINIRLI OLMAMALIDIR”
İş sağlığı ve güvenliği kanunun sınırlı olmaması gerektiği belirten Timur “Sorunlar da gösteriyor ki İSİG önlemleri, sadece belirli işyerleri ve İş Sağlığı Güvenliği Kanunu’nun kapsamı ile sınırlı olmamalıdır. İSİG politikaları; insanca çalışma, tam zamanlı, kadrolu, iş güvenceli, sosyal güvenlik, örgütlenme, insanca yaşanacak ücret ve emeklilik hakları başta olmak üzere temel sosyal haklardan ayrı tutulamaz. İş Kanunu, İSG Kanunu ve ilgili tüm mevzuat, bu çerçevede, çalışanlardan yana bir şekilde sendikalar, TMMOB, TTB başta olmak üzere meslek örgütleri ile ilgili bilim çevrelerinin görüşleri ve kamuculuk-kamusal denetim ve sosyal devlet ilkeleri ekseninde düzenlenmeyi beklemektedir. Aksi durumda on milyonlarca emekçinin insanca çalışma ve yaşam haklarının gaspı sürecektir.” İfadelerine yer verdi.
TMMOB Makina Mühendisleri Odasını her şey insan için yaklaşımı ile yola çıktığını belirten Timur, işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesinde yerlerini almaya devam edeceklerini dile getirdi. (Haber- Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





