MHP Edirne İl Başkanı Zakir Tercan, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
“Lider Devlet Bahçeli'nin derdi koltuğunu korumak olsaydı, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 7 Haziran’daki, Başbakanlık teklifine cevabı evet olurdu. Vicdansızlara hatırlatmak istedim.
Ülkücü ve MHP'li görünerek ülkücü katili Aydınlıkçılar, CHP-HDP-FETÖ ile kol kola yürüyen, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'ye saldıran fitne ve bozguncular ne yaparsanız yapın başaramazsınız. Çünkü kalbiniz bozuk, ruhunuz kararmış, sürüden ayrılmış küresel güçlere yem olmuşsunuz.
Allah’ın işine bakın ki, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ‘Ben de ülkücüyüm’ diyor. Allah'ın adaleti ve nizamını yayan Ülkücü kardeşlerimizi ve ağabeylerimizi şehit edenler onun zihindaşlarıydı. Kemal Kılıçdaroğlu ve Yoldaşlarının yakasında ve ellerinde Ülkücü kanı vardır. Ama gel gör ki kendilerini Ülkücü olarak görenler Kemal Kılıçdaroğlu ve zihniyeti ile birlikte yürüyorlar.
Dostluklarını dava üzerine değil de kişisel menfaat üzerine kuranlar. Dostlardan biri davanın çizgiden çıktığı zaman onlara tavır koyamazlar. Bu tavrı sergileyemeyenler muhakkak ki geçmişte birlikte bir suç işlemiş kimselerdir. O yüzden ‘her ortaklık biter, suç ortaklığı bitmez.’ Dilleri zehirli yılan diline döner, gönülleri şeytana teslim olur. Taklit ettikleri Bozkurt bakışları yerini çakal sinsiliği alır ve içlerindeki biriken leşi kusmaya başlarlar.
Ülkücü̈ Hareket ve Türk Milliyetçiliği Davası kutlu bir davadır. Makam mevki pesinde kosanlar bu davanın ve bu hareketin neferi olamazlar. Riyadan, fitneden, kahpelikten uzak, halis hane duygularla bu davaya hizmet eden ve etmeye devam edenler, ettiğiniz her dua derdinize deva, sağlığınıza şifa, gözünüze nur, gönlünüze huzur, ailenize, sevdiklerinize ve sevenlerinize huzur getirsin.
‘YOLA İNANMIŞLARLA ÇIKILIR’
İkna edilmişlerle yola çıkılmaz, yola inanmışlarla çıkılır, ikna edilenler yola çıktığında da ikna edilirler. Ülkücülük te yalana ve iftiraya yer yoktur. Fitne ve fesat saçmak isteyenler asla ve asla ülkücü̈ değildir, hiç̧ olmamıştır. MHP ve Ülkücü̈ camia ne çektiyse; bu ahlaksız kişilerden çekti. Düne kadar Lider Devlet Bahçeli’ye karşı karalama kampanyası sürdürenler ile dirsek temasında olan, kol kola yürüyen, Lidere karşı olduğunu her ortamda ifade edenlere karşı elbette bu hareketin öz evlatlarının da söyleyecek sözü̈ vardır.
Günü̈ zamanı geldiğinde herkes eteğindeki taşı döker. Bu davaya bir damla teri olmayanlara karşı bundan böyle ciddi manada mücadele edilmesi elzemdir. Gücün yetiyorsa omuzlayacaksın, nefesin yetiyorsa koşturacaksın, yüreğin yetiyorsa çarpışacaksın, vicdanın varsa kucaklayacaksın, düşmez kalkmaz bir Allah deyip bu davaya canı gönülden hizmet edenlerin, bu davanın çilesine, külfetine talip olanların yanında olacaksın. (Haber Merkezi)
“Lider Devlet Bahçeli'nin derdi koltuğunu korumak olsaydı, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 7 Haziran’daki, Başbakanlık teklifine cevabı evet olurdu. Vicdansızlara hatırlatmak istedim.
Ülkücü ve MHP'li görünerek ülkücü katili Aydınlıkçılar, CHP-HDP-FETÖ ile kol kola yürüyen, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'ye saldıran fitne ve bozguncular ne yaparsanız yapın başaramazsınız. Çünkü kalbiniz bozuk, ruhunuz kararmış, sürüden ayrılmış küresel güçlere yem olmuşsunuz.
Allah’ın işine bakın ki, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ‘Ben de ülkücüyüm’ diyor. Allah'ın adaleti ve nizamını yayan Ülkücü kardeşlerimizi ve ağabeylerimizi şehit edenler onun zihindaşlarıydı. Kemal Kılıçdaroğlu ve Yoldaşlarının yakasında ve ellerinde Ülkücü kanı vardır. Ama gel gör ki kendilerini Ülkücü olarak görenler Kemal Kılıçdaroğlu ve zihniyeti ile birlikte yürüyorlar.
Dostluklarını dava üzerine değil de kişisel menfaat üzerine kuranlar. Dostlardan biri davanın çizgiden çıktığı zaman onlara tavır koyamazlar. Bu tavrı sergileyemeyenler muhakkak ki geçmişte birlikte bir suç işlemiş kimselerdir. O yüzden ‘her ortaklık biter, suç ortaklığı bitmez.’ Dilleri zehirli yılan diline döner, gönülleri şeytana teslim olur. Taklit ettikleri Bozkurt bakışları yerini çakal sinsiliği alır ve içlerindeki biriken leşi kusmaya başlarlar.
Ülkücü̈ Hareket ve Türk Milliyetçiliği Davası kutlu bir davadır. Makam mevki pesinde kosanlar bu davanın ve bu hareketin neferi olamazlar. Riyadan, fitneden, kahpelikten uzak, halis hane duygularla bu davaya hizmet eden ve etmeye devam edenler, ettiğiniz her dua derdinize deva, sağlığınıza şifa, gözünüze nur, gönlünüze huzur, ailenize, sevdiklerinize ve sevenlerinize huzur getirsin.
‘YOLA İNANMIŞLARLA ÇIKILIR’
İkna edilmişlerle yola çıkılmaz, yola inanmışlarla çıkılır, ikna edilenler yola çıktığında da ikna edilirler. Ülkücülük te yalana ve iftiraya yer yoktur. Fitne ve fesat saçmak isteyenler asla ve asla ülkücü̈ değildir, hiç̧ olmamıştır. MHP ve Ülkücü̈ camia ne çektiyse; bu ahlaksız kişilerden çekti. Düne kadar Lider Devlet Bahçeli’ye karşı karalama kampanyası sürdürenler ile dirsek temasında olan, kol kola yürüyen, Lidere karşı olduğunu her ortamda ifade edenlere karşı elbette bu hareketin öz evlatlarının da söyleyecek sözü̈ vardır.
Günü̈ zamanı geldiğinde herkes eteğindeki taşı döker. Bu davaya bir damla teri olmayanlara karşı bundan böyle ciddi manada mücadele edilmesi elzemdir. Gücün yetiyorsa omuzlayacaksın, nefesin yetiyorsa koşturacaksın, yüreğin yetiyorsa çarpışacaksın, vicdanın varsa kucaklayacaksın, düşmez kalkmaz bir Allah deyip bu davaya canı gönülden hizmet edenlerin, bu davanın çilesine, külfetine talip olanların yanında olacaksın. (Haber Merkezi)





