Edirne Çocuk Hakları Derneği Başkanı Nur Yılmaz Ercin “Askıda Okul Giysisi Dayanışması” kapsamında bu yıl Edirne’de 65 öğrencinin okul giysisinin temin edildiğini, katkıda bulunmak isteyenlerin alım gücünün düşmesinden kaynaklı bu sonucun, süreç boyunca taşıdıkları endişenin resmi olduğunu söyledi. Ercin, “Edirne Çocuk Hakları Derneği bir yardım kuruluşu olmamasına rağmen, içinde bulunduğumuz dönemin ekonomik ve toplumsal koşullarından olumsuz etkilenen çocukları görmezden gelemezdik. Ancak, daha fazlasıyla karşılaşacağımızı öngörememiştik. Kırtasiye, beslenme, sağlıklı içilebilir su ihtiyacı da olan çocuklarımız için yılda bir kez yapılabilen okul giysisi dayanışmasının da sürdürülebilir olmadığını deneyimledik” dedi.
Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat için Vakıf (TAKSAV) Edirne Temsilciliği’nde yapılan basın toplantısında, Edirne Çocuk Hakları Derneği yönetim kurulu üyeleri “Askıda Okul Giysisi Dayanışması” kapsamında yaşadıkları süreci gazetecilere değerlendirdi.
Edirne Çocuk Hakları Derneği Başkanı Nur Yılmaz Ercin yönetim kurulu adına yaptığı açıklamada
“Askıda Okul Giysisi Dayanışması kapsamında bu yıl Edirne’de 65 öğrencinin okul giysisi temin edildi. Geçtiğimiz yıllara nazaran yarı yarıya bir düşüşten söz ediyoruz. Ancak, ne yazık ki, ihtiyacı olan çocuk sayısının azalmasından değil, katkıda bulunmak isteyenlerin alım gücünün düşmesinden kaynaklı bu sonuç, süreç boyunca taşıdığımız endişenin resmi oldu. Zira, daha önce bir kişi bir çocuğu giydirebiliyorken, bu yıl bir çocuğun okul giysisini temin etmek için üç kişinin el vermesi gerekti. Biraz da karamsarlığa dönüşen endişemiz budur. Okul dönemi çocukların ihtiyaçları okul giysisiyle de bitmiyor. Kırtasiye, beslenme, sağlıklı içilebilir su ihtiyacı da olan çocuklarımız için yılda bir kez yapılabilen okul giysisi dayanışmasının da sürdürülebilir olmadığını deneyimledik. Edirne Çocuk Hakları Derneği bir yardım kuruluşu olmamasına rağmen, içinde bulunduğumuz dönemin ekonomik ve toplumsal koşullarından olumsuz etkilenen çocukları görmezden gelemezdik. Ancak, daha fazlasıyla karşılaşacağımızı öngörememiştik.” Dedi.
“ZORUNLU EĞİTİM DİYORSAK, ŞARTLAR KADAR OLANAKLARIN DA SAĞLANMASI GEREKİYOR”
Ercin açıklamasında şu sözlere yer verdi;
“14-15 yaşlarında bir lise öğrencisi bize ulaştı ve okul giysisi talebinde bulundu. Bunun ne anlama geldiğini artık hepimiz çok iyi biliyoruz. Oysa, çocuklar ve gençler en temel haklarından biri olan eğitimden, ama’sız, fakat’sız yararlanabilmeli. Sekiz yıl zorunlu eğitim diyorsak, şartlar kadar olanakların da sağlanması gerekiyor. Eğitim için gerekli olan zorunlu ihtiyaçların, gönüllülerin bağışlarıyla giderilmesinin sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını söylemek zorundayız. Eğitimdeki temel ihtiyaçlar olan okul giysisi, içilebilir su, kırtasiye, beslenme, barınma sorunu, tüm merkezi ve yerel yönetimler tarafından ciddiyetle ve samimiyetle yeniden ele alınmalı. Okula devamın ilk koşulu olan bu olanaklar sağlanmalı ki, çocuklar okullarına gidebilsinler. Okul giysisini almış bir çocuk, derse aç giriyorsa yine eksik, yine hatalı bir durum var demektir.
Önümüzdeki günlerde yine akran zorbalığını konuşuyor olacağız. Önerimiz, bunu yaparken sadece çocukların davranışlarının değil, sorumlular, ilgililer ve yetkililer olarak yetişkinlerin kararlarının da gerekiyorsa sorgulanması olacak. Savaşlardan, çatışmalardan, doğal afetler karşısındaki yenilgilerden, yoksulluktan, her türlü ayrımcılıktan, istismar ve ihmallerden sorumlu olanlar çocuklar değil.
Sonuç olarak; dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de siyasi, toplumsal ve ekonomik gerilimlerin, gündelik hayatta ciddi açmazlara yol açtığını görüyoruz. Özellikle artan yoksulluk her kesimi doğrudan ve dolaylı olarak olumsuz etkilemeye devam ediyor. Aidiyet duygumuzu güçlendiren bir sivil dayanışma, bugün her zamankinden daha da değerli. Ancak, bu koşullarda daha sistematik ve bürokratik yapılarda sürdürülebilir kazanımlara ihtiyacımız var. Ve bu da sivil dayanışmaların son bulması anlamına gelmiyor. Pandemi ve deprem deneyimlerinde gönüllülerimizle büyütmeye çalıştığımız dayanışmalardan her seferinde yeni bir şey öğrenerek biz de büyüyoruz. Çocuklar gibi!
Ve Edirne Çocuk Hakları Derneği olarak, çocukların tüm haklarından azami düzeyde yararlanabilmeleri için bundan sonra da elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Beklentimiz, toplumun her kesiminin ve ayrıca tüm yetkililerin ve ilgililerin, bu konudaki farkındalık çalışmalarımıza ses ve omuz vermeleri.” (Haber: Hasan Boyacıoğlu)





