Gün içinde tükettiğimiz besinlerin doğru koşullarda hazırlanması, saklanması ve taşınması, hem bireysel hem toplumsal sağlık için kritik önem taşıyor. Gıda güvenliği konusunda uyarılarda bulunan Uzman Diyetisyen Selin Başkurt, basit gibi görünen dikkatsizliklerin ciddi gıda zehirlenmeleriyle sonuçlanabildiğini belirterek vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.
Alışveriş sırasında yapılan yanlış tercihlerden ev ortamındaki saklama hatalarına, restoran seçiminden pişirme tekniklerine kadar her adımın sağlık açısından belirleyici olduğunu ifade eden Başkurt, özellikle dışarıdan alınan yiyeceklerin sanıldığından daha fazla risk barındırdığını dile getirdi. Hijyen ve uygun sıcaklık kontrolünün sağlanamadığı her durumda gıdaların bakteri üretmeye başladığını vurgulayan uzman, güvenli gıda tüketiminin sadece bireysel değil, toplum sağlığını etkileyen bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.
Gıda zehirlenmesinin, Salmonella, E. coli ve Listeria gibi mikroorganizmalar veya bu bakterilerin ürettiği toksinlerle kirlenmiş gıdaların tüketilmesi sonucunda ortaya çıktığını hatırlatan Başkurt, hastalığın belirtilerinin genellikle hızlı başladığını söyledi.
“Karın krampları, mide bulantısı, kusma, ishal, ateş ve güçsüzlük en yaygın semptomlardır” diyen Başkurt, bazı kişilerin bu süreçten çok daha ağır etkilendiğini, özellikle çocukların, yaşlıların, hamile bireylerin ve bağışıklığı düşük kişilerin daha yüksek risk altında bulunduğunu ifade etti.
Son yıllarda bazı gıdaların bozulmaya daha yatkın olması nedeniyle zehirlenme vakalarının arttığını belirten Başkurt, özellikle protein ve nem oranı yüksek ürünlerin tehlike oluşturduğunu anlattı.
Riskli yiyecek gruplarını şöyle sıraladı; Et, tavuk, balık ve yumurta: Yetersiz pişirildiğinde veya uygun sıcaklıkta saklanmadığında bakteriler hızlı biçimde çoğalıyor. Süt ve süt ürünleri: Soğuk zincir koptuğunda çok kısa sürede bozulabiliyor. Kremalı pastalar, mayonezli ürünler, dondurma: Açıkta satılan veya uzun süre bekletilen ürünler yüksek risk taşıyor. Sebze ve meyveler: Yeterince yıkanmadan tüketildiğinde bakteri veya pestisit kalıntıları içerebiliyor. Hazır sandviçler ve açık büfe ürünleri: Oda sıcaklığında saatlerce duran besinler kolayca kontamine olabiliyor.
Gıda kaynaklı hastalıklardan korunma yolları konusunda da önerilerde bulunan Uzman Diyetisyen Başkurt, tüketicilerin özellikle şu noktalara dikkat etmesi gerektiğini vurguladı:
Alışverişte tarih kontrolü şart. Ambalajı hasar görmüş, şişmiş veya son kullanma tarihi yaklaşmış ürünlerden uzak durulmalı.
Soğuk ürünler geciktirilmeden buzdolabına konmalı. Et, tavuk, balık ve süt ürünleri +4°C’nin altında saklanmalı.
Defalarca dondur-çöz yapmayın. Donmuş ürünler çözüldükten sonra yeniden dondurulmamalı.
Dışarıda yemek yerken hijyene dikkat edin. Açıkta satılan yiyeceklerden uzak durulmalı; güvenilir, denetimli işletmeler tercih edilmeli.
Pişirme kurallarına uyulmalı. Özellikle tavuk ve kırmızı etin iç kısmının tamamen piştiğinden emin olunmalı.
Mutfak temizliği ihmal edilmemeli. Çiğ ve pişmiş gıdalar için ayrı kesme tahtası kullanılmalı, mutfak yüzeyleri düzenli olarak temizlenmeli.
Gıda güvenliğinin sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olduğunu hatırlatan Başkurt, “Birkaç dakikalık kontrol ve özen, ciddi sağlık sorunlarının tamamen önüne geçebilir. Gıda güvenliği bir tercih değil, hayati bir gerekliliktir” sözleriyle uyarılarını yineledi.(Haber:Hasan Yiğit KONAKLILAR)





