Kadın grupları arasından ilk olarak Kadın Meclisi grubu açıklamasını okudu. Kadın Meclisi adına Yaren Şenkal açıklamayı okuyarak, kadınlar için bir arada olduklarını söyledi. Türkiye’nin dört bir yanında kadınlarla buluştuklarını kaydeden Şenkal, “Bizler yıllardır sadece 8 Mart’ta değil her gün meydanlarda adliyelerde üniversitelerde iş yerlerinde mücadele ediyoruz. 8 Mart dünya kadınlar günü hepimiz için tarihsel bir öneme sahip. Asla yalnız yürümeyeceksin diyen tüm kadınlarla birlikte dünya günü için bir ardayız.” Diye konuştu.
“28 GÜNDE 28 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ”
Öldürülen kadınlara alışılmaması gerektiğini belirten Şenkal, “Şubat ayında 28 günde 28 kadın öldürüldü. 12 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti. 2020 yılı 5 Martından 2021 yılının 5 Martına kadar 3030 kadın öldürüldü, 181 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Bu rakamlara kimse alışmasın. Rakamları kimse normalleştirmesin. Açıkladığımız veriler sayı değil, kadınların mücadele dolu yaşamı. Bizler hiçbir kadın öldürmediği günlerde buluşmak istiyoruz. Kadın cinayetlerini durdurmak için yıllardır verdiğimiz mücadele sonucunda Cumhurbaşkanı kadına yönelik şiddete yönelik adımlar açıkladı. Bizler bunun takipçisi olacağız. Mücadelemiz sayesinde İçişler Bakanlığı kadın cinayeti verilerini açıklıyor. Bakanlıklar kadın cinayetlerini gündeme getirmek, eylem planı açıklamak zorunda kalıyor. Kadın cinayetlerini durdurmak için verdiğimiz mücadeleyle artık mahkemeler şiddeti meşrulaştıran indirimleri kolay kolay uygulayamıyorlar. Sadece açıklamalarla değil atılacak somut politikalarla kadınları yaşatmak mümkün.” Dedi.
‘KADIN CİNAYETLERİNİ ŞÜPHELİ BIRAKMAYACAĞIZ’
Kadın cinayetlerini şüpheli bırakmayacaklarını ifade eden Şenkal, “Kendi hayatını seçmek isteye kadınlar, şiddetin yaşı yoksa mücadelenin de yaşı yok diyen liseli kadınlar, Rektörü de geleceğimizi de biz seçeceğiz diyen üniversiteli kadınlar, eşit yaşayacağız haklarımızı alacağız diyen işçi kadınlar, ayrımcılığa karşı mücadele veren LGBYİQ+ lar için mücadelemizi büyütüyoruz. Kadın cinayetlerini şüpheli bırakmayacağız İstanbul sözleşmesini uygulatacağız. Eşitliği ve özgürlüğü kazanacağız.” Şeklinde konuştu.
”HER GÜN EN AZ 3 KADININ ÖLDÜRÜLÜYOR”
Daha sonra EŞİK inisiyatifi adına Benay Gürsel Basın metnini okudu. Gürsel her gün en az 3 kadının öldürüldüğü ifade ederek, “Türkiye’de kadına karşı şiddet ve kadın cinayetlerinin çok yüksek oranlarda olduğunu dile getiriyoruz. Pandemi döneminde dünyada ve Türkiye’de ev içi şiddet ve ev kadınları cinayetleri daha da arttı ama şiddetle mücadele aynı ölçüde güçlenmedi, tersine zaafa uğradı. EŞİK olarak her gün en az kadın öldürülüyor. Bu ülkede cinskırım var.” İfadelerine yer verdi.
Gürsel, 8 Mart’ın bir gün olmadığını, her günün mücadele olduğunu söyledi.
Başkanlık sisteminin ülkeyi çözümsüzlük ortamına soktuğunu ifade eden Gürsel, “Devre dışı bırakılmaya çalışan meclise sahip çıkmaya çalışıyoruz. Toplumun egemenliğini kendi elinde tutmasın en önemli yolu olan meclisin göstermelik hale getirilerek parça parça devre dışı bırakılmasına karşı çıkıyoruz. Tavrımızı net olarak ortaya koyuyor meclis göreve çarımızı yineliyoruz.” Diye konuştu.
‘CİNSİYETE DAYALI AYRIMCILIĞA KARŞI MÜCADELE EDİYORUZ’
Farklılıkların sosyolojik çeşitliliğin zenginliği olduğu belirten Gürsel, “Cinsel yönelim, cinsel kimliği, yaş, medeni hal, engellilik sınıfsal durum gibi nedenlerle ayrımcılığın olmadığı hayatı her alanında cinsiyet eşitliğini mümkün kılacak eşit ve özgür bir yaşamı herkes istiyor bunun kurulması için çalışıyoruz. Ailede toplumda devlette reis istemiyoruz. Yaşam biçimi tahakkümüne, nefret söylemine ve cinsiyete dayalı ayrımcılığa karşı mücadele ediyoruz.” Şeklinde konuştu.
Gürsel, “Kod 29 uygulamasıyla getirilen ‘iyi niyet ve ahlak’ istisnası işverene iddiasını ispat yükümlülüğü içermeden keyfiyete açık halde emekçinin işini ve gelecekte iş bulma şansını kaybetmesine yol açıyor. Emek sömürüsüne açık bu düzenleme sözde namus iffet gibi cinsiyetçi önyargılardan uzak, cinsiyet eşitlikçi ve somut kriterler içerecek şekilde değiştirilmelidir. İşveren iddiasını ispatla yükümlü tutulmalı, işverenin keyfiyetine terk edilmeyecek bir düzenleme yapılmalıdır” Sözlerine yer verdi.
“KADINLAR TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ İLE KARŞI KARŞIYA”
Son olarak Edirne Kadın Platformu adına Firdevs Selvili basın açıklamasını okudu. Kadınların yaşamında, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile karşı karşıya kaldıklarını belirten Selvili, “Herhangi bir sosyal güvencesi olmadan kayıt dışı olarak çalıştırılan kadınlar ‘ucuz emek gücü’ olarak görülüyor, ‘eşit değerde işe eşit ücret ’ten yoksun bırakılıyor. KOVİD 19 pandemisiyle birlikte patriyarkal kapitalizmin yarattığı sorunlar giderek artıyor. Bugün Pandeminin, kadına yönelik ekonomik, psikolojik, fiziksel, cinsel şiddeti, kadın bedeni, emeği üzerindeki sömürü ve baskıyı arttıran politik bir fırsat haline getirildiğini görmekteyiz.” İfadelerine yer verdi.
‘ŞİDDET HER KESİMDEN KADINA KARŞI UYGULANMAKTADIR’
Şiddetin her kesimden kadıan uygulandığını belirten Selvili, “Binlercemiz her gün, fiziksel, cinsel, ekonomik ve duygusal şiddete uğruyor, her gün, en az üçümüz katlediliyoruz. Kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından fiziksel, psikolojik, cinsel şiddete uğramakta, intihar denilerek son derece şüpheli ölümlerle yaşamları çalınmaktadır. Şiddet her kesimden, her meslekten, her toplumsal kesimden kadına karşı uygulanmaktadır. Kadınların insanlık dışı yöntemlerle, vahşice, toplumun, devletin gözü önünde öldürülmesi ve kadına yönelik şiddetinToplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesini toplumsal değerlerimize ve kabullerimize uygun olmadığı gerekçesiyle durduran, Türkiye’nin imzalamış olduğu Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesine ve Kadına Karşı Şiddetin ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin İstanbul Sözleşmesine karşı olan anlayışla kadına yönelik şiddet kışkırtılmaktadır.” Diye konuştu. (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
“28 GÜNDE 28 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ”
Öldürülen kadınlara alışılmaması gerektiğini belirten Şenkal, “Şubat ayında 28 günde 28 kadın öldürüldü. 12 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti. 2020 yılı 5 Martından 2021 yılının 5 Martına kadar 3030 kadın öldürüldü, 181 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Bu rakamlara kimse alışmasın. Rakamları kimse normalleştirmesin. Açıkladığımız veriler sayı değil, kadınların mücadele dolu yaşamı. Bizler hiçbir kadın öldürmediği günlerde buluşmak istiyoruz. Kadın cinayetlerini durdurmak için yıllardır verdiğimiz mücadele sonucunda Cumhurbaşkanı kadına yönelik şiddete yönelik adımlar açıkladı. Bizler bunun takipçisi olacağız. Mücadelemiz sayesinde İçişler Bakanlığı kadın cinayeti verilerini açıklıyor. Bakanlıklar kadın cinayetlerini gündeme getirmek, eylem planı açıklamak zorunda kalıyor. Kadın cinayetlerini durdurmak için verdiğimiz mücadeleyle artık mahkemeler şiddeti meşrulaştıran indirimleri kolay kolay uygulayamıyorlar. Sadece açıklamalarla değil atılacak somut politikalarla kadınları yaşatmak mümkün.” Dedi.
‘KADIN CİNAYETLERİNİ ŞÜPHELİ BIRAKMAYACAĞIZ’
Kadın cinayetlerini şüpheli bırakmayacaklarını ifade eden Şenkal, “Kendi hayatını seçmek isteye kadınlar, şiddetin yaşı yoksa mücadelenin de yaşı yok diyen liseli kadınlar, Rektörü de geleceğimizi de biz seçeceğiz diyen üniversiteli kadınlar, eşit yaşayacağız haklarımızı alacağız diyen işçi kadınlar, ayrımcılığa karşı mücadele veren LGBYİQ+ lar için mücadelemizi büyütüyoruz. Kadın cinayetlerini şüpheli bırakmayacağız İstanbul sözleşmesini uygulatacağız. Eşitliği ve özgürlüğü kazanacağız.” Şeklinde konuştu.
”HER GÜN EN AZ 3 KADININ ÖLDÜRÜLÜYOR”
Daha sonra EŞİK inisiyatifi adına Benay Gürsel Basın metnini okudu. Gürsel her gün en az 3 kadının öldürüldüğü ifade ederek, “Türkiye’de kadına karşı şiddet ve kadın cinayetlerinin çok yüksek oranlarda olduğunu dile getiriyoruz. Pandemi döneminde dünyada ve Türkiye’de ev içi şiddet ve ev kadınları cinayetleri daha da arttı ama şiddetle mücadele aynı ölçüde güçlenmedi, tersine zaafa uğradı. EŞİK olarak her gün en az kadın öldürülüyor. Bu ülkede cinskırım var.” İfadelerine yer verdi.
Gürsel, 8 Mart’ın bir gün olmadığını, her günün mücadele olduğunu söyledi.
Başkanlık sisteminin ülkeyi çözümsüzlük ortamına soktuğunu ifade eden Gürsel, “Devre dışı bırakılmaya çalışan meclise sahip çıkmaya çalışıyoruz. Toplumun egemenliğini kendi elinde tutmasın en önemli yolu olan meclisin göstermelik hale getirilerek parça parça devre dışı bırakılmasına karşı çıkıyoruz. Tavrımızı net olarak ortaya koyuyor meclis göreve çarımızı yineliyoruz.” Diye konuştu.
‘CİNSİYETE DAYALI AYRIMCILIĞA KARŞI MÜCADELE EDİYORUZ’
Farklılıkların sosyolojik çeşitliliğin zenginliği olduğu belirten Gürsel, “Cinsel yönelim, cinsel kimliği, yaş, medeni hal, engellilik sınıfsal durum gibi nedenlerle ayrımcılığın olmadığı hayatı her alanında cinsiyet eşitliğini mümkün kılacak eşit ve özgür bir yaşamı herkes istiyor bunun kurulması için çalışıyoruz. Ailede toplumda devlette reis istemiyoruz. Yaşam biçimi tahakkümüne, nefret söylemine ve cinsiyete dayalı ayrımcılığa karşı mücadele ediyoruz.” Şeklinde konuştu.
Gürsel, “Kod 29 uygulamasıyla getirilen ‘iyi niyet ve ahlak’ istisnası işverene iddiasını ispat yükümlülüğü içermeden keyfiyete açık halde emekçinin işini ve gelecekte iş bulma şansını kaybetmesine yol açıyor. Emek sömürüsüne açık bu düzenleme sözde namus iffet gibi cinsiyetçi önyargılardan uzak, cinsiyet eşitlikçi ve somut kriterler içerecek şekilde değiştirilmelidir. İşveren iddiasını ispatla yükümlü tutulmalı, işverenin keyfiyetine terk edilmeyecek bir düzenleme yapılmalıdır” Sözlerine yer verdi.
“KADINLAR TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ İLE KARŞI KARŞIYA”
Son olarak Edirne Kadın Platformu adına Firdevs Selvili basın açıklamasını okudu. Kadınların yaşamında, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile karşı karşıya kaldıklarını belirten Selvili, “Herhangi bir sosyal güvencesi olmadan kayıt dışı olarak çalıştırılan kadınlar ‘ucuz emek gücü’ olarak görülüyor, ‘eşit değerde işe eşit ücret ’ten yoksun bırakılıyor. KOVİD 19 pandemisiyle birlikte patriyarkal kapitalizmin yarattığı sorunlar giderek artıyor. Bugün Pandeminin, kadına yönelik ekonomik, psikolojik, fiziksel, cinsel şiddeti, kadın bedeni, emeği üzerindeki sömürü ve baskıyı arttıran politik bir fırsat haline getirildiğini görmekteyiz.” İfadelerine yer verdi.
‘ŞİDDET HER KESİMDEN KADINA KARŞI UYGULANMAKTADIR’
Şiddetin her kesimden kadıan uygulandığını belirten Selvili, “Binlercemiz her gün, fiziksel, cinsel, ekonomik ve duygusal şiddete uğruyor, her gün, en az üçümüz katlediliyoruz. Kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından fiziksel, psikolojik, cinsel şiddete uğramakta, intihar denilerek son derece şüpheli ölümlerle yaşamları çalınmaktadır. Şiddet her kesimden, her meslekten, her toplumsal kesimden kadına karşı uygulanmaktadır. Kadınların insanlık dışı yöntemlerle, vahşice, toplumun, devletin gözü önünde öldürülmesi ve kadına yönelik şiddetinToplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesini toplumsal değerlerimize ve kabullerimize uygun olmadığı gerekçesiyle durduran, Türkiye’nin imzalamış olduğu Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesine ve Kadına Karşı Şiddetin ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin İstanbul Sözleşmesine karşı olan anlayışla kadına yönelik şiddet kışkırtılmaktadır.” Diye konuştu. (Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





