Özge Baykal
Üreticinin besi hayvanını kestirecek yer bulamamasından ötürü şikâyetçi olduğunu anlatan İsmail Taşkın, konuyla ilgili ’’Bu mağduriyetin bir an önce giderilmesi lazım üreticimiz şuan hayvanına kestirecek yer dahi bulamamaktadır. Bu ülke ithalat konusunda yolgeçen hanına döndü. 2017 yılında üreticimize 1TL destek verilmezken ithalatçıya, Avrupa ülkesindeki üreticilere milyon dolarlarla paralar ödendi. Neden yerli üreticiye bu paralar ödenmedi. Şuan Et ve Balık Kurumu üreticilerini aradığımızda 3 ay sonrasına Mart ayının sonlarına sıra vermektedir. Bu üretici şuan elindeki besi hayvanını kime kestirecek? Bizim Edirne Merkez olarak Ticaret Borsamızın yönetim kurulu başkanı ve üyelerine teşekkür ediyoruz. En azından ucuz fiyatta olsa bile paramızı garanti altında. Son günlerde ulusal medyada konuşulan et konusu, ülkede hesapsız kitapsız yapılan et ithalatına bir ay önce kadar ihtiyaç vardı da şimdi neden ihtiyaç hâsıl olmadı gibi birçok vatandaşların aklına sorular geliyor. Bizler üretici olarak kesim maliyetlerimizin 30 TL’den 27’TL’ye düşmesi hatta Türkiye’nin bazı bölgelerinde 25 TL’ye kadar düşmesinden dolayı üretici zarar etmektedir. Bu durum nereye kadar böyle gidecek? ’’ diyerek et ithalatını eleştirdi.
“ZARARINA HAYVAN KESTİRİLİYOR”
Tüketiciyi pahalı et yiyeceği için uyaran İsmail Taşkın, ’’Üreticinin elindeki besin materyalinin yani kesimi gelmiş süresi dolmuş hayvanın bir an evvel kestirilip pazara sürülmesi gerekiyor’’ diyerek üreticinin zararına hayvan kestirdiğini ve bir an önce yetkililerin bu konuyla ilgili bir pazar alanı oluşturması gerektiğinin bilgisini paylaştı. Taşkın, ’’Bundan 3 ay önce kesimler 30 TL’ydi 27 TL’ye düştü. Üretici zaten şuan 30 TL’ye de kestirse maliyetine kestirmiş oluyor. Üreticinin ahırında yaktığı bir ampulde bile elektrik faturası zamlı geliyor bu nereden karşılanacak? Yetkililerin bu konuda bir an önce Pazar alanı bulup üreticiyi desteklemesi lazım. Taban fiyatını söyleyecek olursam 1 kilo karkas etin 30 TL maliyeti var. Üretici ’Zarar etmesek yeter’ diyor. Biz 35-40 TL olsun demiyoruz, bu sonuçta tüketiciye yansıyacak. İnsanlarımızın protein kaynağına kolay ulaşması lazım. En son ulusal medyada ’Rusya’dan et ithalatıyla ilgili durum kalkmıştır’ şeklinde duyumlar aldık. Sanki memleketimizde et yokmuş gibi bir hava yaratıldı. Birilerine para kazandırmak adına üreticiyi heba etmemek gerekiyor. Üreticiler bizim geleceğimizdir’’ dedi.
“İLÇELER KESTİRECEK YER BULAMIYOR”
İlçelerdeki üreticinin o bölgede borsa olmadığından dolayı mağdur durumda olduğunu Keşan ve Meriç ilçelerinin de aynı sıkıntıyı yaşadığını söyleyen Taşkın, sözlerine devam etti:
“Kestirecek yer bulamadıklarından dolayı uzun vadede kestirmek zorunda kaldıkları için paralarını da uzun vadede almak zorunda kalıyorlar. Kendi geçimlerini zor sağlıyorlar. Yetkililerin bir an önce bu konuya bir el atmaları gerekmektedir.”
“ARACILAR ZENGİNLİKLERİNE ZENGİNLİK KATIYOR”
“Bıçak kemiğe dayanmış durumdadır’’ diyerek daha fazla üreticilerin mağduriyet yaşamamasını isteyen Taşkın, konuyla ilgili şunları kaydetti:
“Yıllardan beridir yapılan ithalatla birlikte marketlerde, reyonlarda aracılar zenginliklerine zenginlik katarken üreticimiz zarar etmektedir. Açıkçası bıçak kemiğe dayanmış durumdadır. Kasapta, markette, reyonda 45-50 TL’ye satılıyor. Bu aradaki farkı kim kazanıyor? Et balık kurumu ihtiyaç fazlası bizde var dediğinden dolayı üretici elindeki malı kestiremiyor. İthalattan dolayı Et ve Balık Kurumu’nun elinde şuan bahsedilen 20 bin ton etten 300 bin baş kesimlik hayvandan bahsediliyor. Gerçek üretici elindeki hayvanlar için kestirecek yer bulamıyor. Hayvan sayısı Edirne ve ilçelerde 140 binlere kadar düştü. Bu rakam Trakya için çok düşük bir rakamdır. Yıllardan beridir ithalat konusunda ben bu memlekette ’’ben kestirecek hayvan bulamadım’’ diyen yok. Üreticimiz hayvanları kendi şartlarından süregelen olaylardan dolayı bakıyorlar ama şuan besiden çekilen ve kestirip de yerine koymayan bir sürü üreticimiz var. Halkımız şimdiye kadar ucuz et yemedi. Bir sürü inek kesiminden bahsediliyor kasaba gittiğimiz zaman hep dana, peki bizim inekler nereye gidiyor?”
Üreticinin besi hayvanını kestirecek yer bulamamasından ötürü şikâyetçi olduğunu anlatan İsmail Taşkın, konuyla ilgili ’’Bu mağduriyetin bir an önce giderilmesi lazım üreticimiz şuan hayvanına kestirecek yer dahi bulamamaktadır. Bu ülke ithalat konusunda yolgeçen hanına döndü. 2017 yılında üreticimize 1TL destek verilmezken ithalatçıya, Avrupa ülkesindeki üreticilere milyon dolarlarla paralar ödendi. Neden yerli üreticiye bu paralar ödenmedi. Şuan Et ve Balık Kurumu üreticilerini aradığımızda 3 ay sonrasına Mart ayının sonlarına sıra vermektedir. Bu üretici şuan elindeki besi hayvanını kime kestirecek? Bizim Edirne Merkez olarak Ticaret Borsamızın yönetim kurulu başkanı ve üyelerine teşekkür ediyoruz. En azından ucuz fiyatta olsa bile paramızı garanti altında. Son günlerde ulusal medyada konuşulan et konusu, ülkede hesapsız kitapsız yapılan et ithalatına bir ay önce kadar ihtiyaç vardı da şimdi neden ihtiyaç hâsıl olmadı gibi birçok vatandaşların aklına sorular geliyor. Bizler üretici olarak kesim maliyetlerimizin 30 TL’den 27’TL’ye düşmesi hatta Türkiye’nin bazı bölgelerinde 25 TL’ye kadar düşmesinden dolayı üretici zarar etmektedir. Bu durum nereye kadar böyle gidecek? ’’ diyerek et ithalatını eleştirdi.
“ZARARINA HAYVAN KESTİRİLİYOR”
Tüketiciyi pahalı et yiyeceği için uyaran İsmail Taşkın, ’’Üreticinin elindeki besin materyalinin yani kesimi gelmiş süresi dolmuş hayvanın bir an evvel kestirilip pazara sürülmesi gerekiyor’’ diyerek üreticinin zararına hayvan kestirdiğini ve bir an önce yetkililerin bu konuyla ilgili bir pazar alanı oluşturması gerektiğinin bilgisini paylaştı. Taşkın, ’’Bundan 3 ay önce kesimler 30 TL’ydi 27 TL’ye düştü. Üretici zaten şuan 30 TL’ye de kestirse maliyetine kestirmiş oluyor. Üreticinin ahırında yaktığı bir ampulde bile elektrik faturası zamlı geliyor bu nereden karşılanacak? Yetkililerin bu konuda bir an önce Pazar alanı bulup üreticiyi desteklemesi lazım. Taban fiyatını söyleyecek olursam 1 kilo karkas etin 30 TL maliyeti var. Üretici ’Zarar etmesek yeter’ diyor. Biz 35-40 TL olsun demiyoruz, bu sonuçta tüketiciye yansıyacak. İnsanlarımızın protein kaynağına kolay ulaşması lazım. En son ulusal medyada ’Rusya’dan et ithalatıyla ilgili durum kalkmıştır’ şeklinde duyumlar aldık. Sanki memleketimizde et yokmuş gibi bir hava yaratıldı. Birilerine para kazandırmak adına üreticiyi heba etmemek gerekiyor. Üreticiler bizim geleceğimizdir’’ dedi.
“İLÇELER KESTİRECEK YER BULAMIYOR”
İlçelerdeki üreticinin o bölgede borsa olmadığından dolayı mağdur durumda olduğunu Keşan ve Meriç ilçelerinin de aynı sıkıntıyı yaşadığını söyleyen Taşkın, sözlerine devam etti:
“Kestirecek yer bulamadıklarından dolayı uzun vadede kestirmek zorunda kaldıkları için paralarını da uzun vadede almak zorunda kalıyorlar. Kendi geçimlerini zor sağlıyorlar. Yetkililerin bir an önce bu konuya bir el atmaları gerekmektedir.”
“ARACILAR ZENGİNLİKLERİNE ZENGİNLİK KATIYOR”
“Bıçak kemiğe dayanmış durumdadır’’ diyerek daha fazla üreticilerin mağduriyet yaşamamasını isteyen Taşkın, konuyla ilgili şunları kaydetti:
“Yıllardan beridir yapılan ithalatla birlikte marketlerde, reyonlarda aracılar zenginliklerine zenginlik katarken üreticimiz zarar etmektedir. Açıkçası bıçak kemiğe dayanmış durumdadır. Kasapta, markette, reyonda 45-50 TL’ye satılıyor. Bu aradaki farkı kim kazanıyor? Et balık kurumu ihtiyaç fazlası bizde var dediğinden dolayı üretici elindeki malı kestiremiyor. İthalattan dolayı Et ve Balık Kurumu’nun elinde şuan bahsedilen 20 bin ton etten 300 bin baş kesimlik hayvandan bahsediliyor. Gerçek üretici elindeki hayvanlar için kestirecek yer bulamıyor. Hayvan sayısı Edirne ve ilçelerde 140 binlere kadar düştü. Bu rakam Trakya için çok düşük bir rakamdır. Yıllardan beridir ithalat konusunda ben bu memlekette ’’ben kestirecek hayvan bulamadım’’ diyen yok. Üreticimiz hayvanları kendi şartlarından süregelen olaylardan dolayı bakıyorlar ama şuan besiden çekilen ve kestirip de yerine koymayan bir sürü üreticimiz var. Halkımız şimdiye kadar ucuz et yemedi. Bir sürü inek kesiminden bahsediliyor kasaba gittiğimiz zaman hep dana, peki bizim inekler nereye gidiyor?”





