Haber: Hatice ÖZSOY
Edirne’nin sınır kapısı Pazarkule ve Meriç Nehri sınır hattı boyunca 200 kilometrelik bir alanda göçmen hareketliliğinin yaşandığını söyleyen Gürkan, Edirne Valiliği başta olmak üzere şehirdeki tüm kurum ve kuruluşların göçmenler için elinden geleni yaptıklarını söyledi.
Gürkan, “Şehir kuşkusuz ki bu kadar ani ve yüksek orandaki mülteci göçüyle olumsuz etkileniyor. Ancak ilk günlerdeki panik dönemi sona erdi. Şimdi daha oturdu. Burada tam bir koordinasyon söz konusu, valilik ve şehirdeki tüm kurumlarla birlikte, fakat şöyle bir şey var; kontrol edemediğiniz bir şeyi yönetmek güç. O yüzden her bir birimin birinci derece ve ikinci derece yetkilileri 24 saat esasıyla özellikle Pazarkule sınır kapısındaki göçmenlerle ilgi çalışmaları yürütüyorlar. Sürekli bir iletişim ve koordinasyon içerisindeyiz. Diğer taraftan bizi zorlayan hava şartları var. Son iki gündür havalar iyileşti. Soğuk hava şartlarında özellikle bebekler ve çocuklar olumsuz etkileniyordu. Yardım dernekleri, STK’lar ve özellikle vatandaşların bu konudaki hassasiyetleri hepimizin işini kolaylaştırdı. Olağanüstü bir yardım trafiği var. AFAD bünyesinde kontrol ediliyor. Oradan belli bir program dâhilinde göçmenlere dağıtılıyor” dedi.
“BAKAN SOYLU’NUN AÇIKLAMALARI DOĞRU”
Geçtiğiz hafta Edirne’ye göçmenleri incelemeye gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun verdiği rakamların doğru olduğunu söyleyen Gürkan, 11 günde sınırdan yaklaşık 140 binin üzerinde göçmen Yunanistan’a geçtiğini belirtti.
Gürkan, “Edirne Pazarkule sınır kapısından Yunanistan’la sınır hattımız olan Meriç Nehri Ege Denizine kadar 200 km sınır hattı oluşturuyor. Göçmenler bu 200 kilometrelik hatta dağılmış durumdaydı şuan o kadar yok. Ama Sayın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bir açıklama yapmıştı. O rakamlar doğru rakamlar. Şuanda 140 binin üzerinde göçmen sınırdaki karakollarımızdan alınan verilerle sabit Yunanistan’a geçmiş bulunuyor. Geri itilenler var Yunan askerleri ve Promtex tarafından. Yunanistan geri itmelerde son kullanma tarihi geçmiş gaz kullanıyor. Zaman zaman plastik, zaman zamanda gerçek mermilerle müdahale ediyorlar. Bu güne kadar 3 göçmen yaşamını yitirdi. 160’ın üzerinde göçmen hastanelerde tedavi görmeye devam ediyor. Totalde kaç göçmen geldiğini söylemek çok doğru değil. Sadece Pazarkule bölgesinde 5-6 bin civarı göçmen bekleyişini sürdürüyor. Bunlar zaman zaman gidip geliyor. Sadece Suriyeliler değil daha çok Afganlılar, İranlılar, Pakistanlılar gibi çeşitli milletlerden göçmenler var” dedi.
“TRAKYA İNSANI OLABİLDİĞİNCE ŞEFKATLİ DAVRANIYOR”
Göçmenlerin bulundukları bölgeye zaman zaman zarar verdiğini söyleyen Gürkan, Trakya insanının bu konuda anlık sinirlenmeleri olsa da göçmenlere oldukça şefkatli yaklaştığının altını çizdi.
Gürkan, “Tabii ki göçmenler zaman zaman bulundukları bölgedeki ekili alanlara ya da seralara zarar veriyor. Bunlar anlık tepki oluşturuyor vatandaşta fakat genelde Trakya insanı insanlara karşı olabildiğince şefkatli ve yumuşak davranıyor. Bunu gelen yardımlardan anlıyoruz. Bu süreç ne kadar sürecek bilmiyoruz fakat Avrupa Birliğinin mültecilerle ilgili Uluslar arası anlaşmaları ve hatları gözeterek bu soruna acilen bir çözüm getirilmesi gerekiyor. 2015 yılında ben yine Belediye Başkanıydım o süreci de yaşadım. 2015’te yaklaşık 25 bin göçmen toplu olarak gelmişti. Ve tümü bir arada hareket ediyordu. Başlarında ekip liderleri vardı. Bir arada hareket ettikleri için yardım dağıtmak, organize etmek ve yönlendirmek daha kolaydı. Şimdi öyle bir şey söz konusu değil. Köylerde düğün salonları, camiler ve ortak alanları köylülerin de yardımıyla tamamen göçmenlere açılmış durumda. Onlarda ellerinden geleni yapmaya çalışıyor göçmenlere. Burada canla başla mücadele ediyoruz” dedi.
Edirne’nin sınır kapısı Pazarkule ve Meriç Nehri sınır hattı boyunca 200 kilometrelik bir alanda göçmen hareketliliğinin yaşandığını söyleyen Gürkan, Edirne Valiliği başta olmak üzere şehirdeki tüm kurum ve kuruluşların göçmenler için elinden geleni yaptıklarını söyledi.
Gürkan, “Şehir kuşkusuz ki bu kadar ani ve yüksek orandaki mülteci göçüyle olumsuz etkileniyor. Ancak ilk günlerdeki panik dönemi sona erdi. Şimdi daha oturdu. Burada tam bir koordinasyon söz konusu, valilik ve şehirdeki tüm kurumlarla birlikte, fakat şöyle bir şey var; kontrol edemediğiniz bir şeyi yönetmek güç. O yüzden her bir birimin birinci derece ve ikinci derece yetkilileri 24 saat esasıyla özellikle Pazarkule sınır kapısındaki göçmenlerle ilgi çalışmaları yürütüyorlar. Sürekli bir iletişim ve koordinasyon içerisindeyiz. Diğer taraftan bizi zorlayan hava şartları var. Son iki gündür havalar iyileşti. Soğuk hava şartlarında özellikle bebekler ve çocuklar olumsuz etkileniyordu. Yardım dernekleri, STK’lar ve özellikle vatandaşların bu konudaki hassasiyetleri hepimizin işini kolaylaştırdı. Olağanüstü bir yardım trafiği var. AFAD bünyesinde kontrol ediliyor. Oradan belli bir program dâhilinde göçmenlere dağıtılıyor” dedi.
“BAKAN SOYLU’NUN AÇIKLAMALARI DOĞRU”
Geçtiğiz hafta Edirne’ye göçmenleri incelemeye gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun verdiği rakamların doğru olduğunu söyleyen Gürkan, 11 günde sınırdan yaklaşık 140 binin üzerinde göçmen Yunanistan’a geçtiğini belirtti.
Gürkan, “Edirne Pazarkule sınır kapısından Yunanistan’la sınır hattımız olan Meriç Nehri Ege Denizine kadar 200 km sınır hattı oluşturuyor. Göçmenler bu 200 kilometrelik hatta dağılmış durumdaydı şuan o kadar yok. Ama Sayın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bir açıklama yapmıştı. O rakamlar doğru rakamlar. Şuanda 140 binin üzerinde göçmen sınırdaki karakollarımızdan alınan verilerle sabit Yunanistan’a geçmiş bulunuyor. Geri itilenler var Yunan askerleri ve Promtex tarafından. Yunanistan geri itmelerde son kullanma tarihi geçmiş gaz kullanıyor. Zaman zaman plastik, zaman zamanda gerçek mermilerle müdahale ediyorlar. Bu güne kadar 3 göçmen yaşamını yitirdi. 160’ın üzerinde göçmen hastanelerde tedavi görmeye devam ediyor. Totalde kaç göçmen geldiğini söylemek çok doğru değil. Sadece Pazarkule bölgesinde 5-6 bin civarı göçmen bekleyişini sürdürüyor. Bunlar zaman zaman gidip geliyor. Sadece Suriyeliler değil daha çok Afganlılar, İranlılar, Pakistanlılar gibi çeşitli milletlerden göçmenler var” dedi.
“TRAKYA İNSANI OLABİLDİĞİNCE ŞEFKATLİ DAVRANIYOR”
Göçmenlerin bulundukları bölgeye zaman zaman zarar verdiğini söyleyen Gürkan, Trakya insanının bu konuda anlık sinirlenmeleri olsa da göçmenlere oldukça şefkatli yaklaştığının altını çizdi.
Gürkan, “Tabii ki göçmenler zaman zaman bulundukları bölgedeki ekili alanlara ya da seralara zarar veriyor. Bunlar anlık tepki oluşturuyor vatandaşta fakat genelde Trakya insanı insanlara karşı olabildiğince şefkatli ve yumuşak davranıyor. Bunu gelen yardımlardan anlıyoruz. Bu süreç ne kadar sürecek bilmiyoruz fakat Avrupa Birliğinin mültecilerle ilgili Uluslar arası anlaşmaları ve hatları gözeterek bu soruna acilen bir çözüm getirilmesi gerekiyor. 2015 yılında ben yine Belediye Başkanıydım o süreci de yaşadım. 2015’te yaklaşık 25 bin göçmen toplu olarak gelmişti. Ve tümü bir arada hareket ediyordu. Başlarında ekip liderleri vardı. Bir arada hareket ettikleri için yardım dağıtmak, organize etmek ve yönlendirmek daha kolaydı. Şimdi öyle bir şey söz konusu değil. Köylerde düğün salonları, camiler ve ortak alanları köylülerin de yardımıyla tamamen göçmenlere açılmış durumda. Onlarda ellerinden geleni yapmaya çalışıyor göçmenlere. Burada canla başla mücadele ediyoruz” dedi.





