Yıllık izinlerini memleketlerinde geçirmek için yola çıkan gurbetçilerin yurda gelişleri sürüyor.
Yurda gelişlerde kara yolunu tercih eden gurbetçiler, Trakya'daki sınır kapılarından ana vatana giriş yaparken gümrük ve polis ekipleri geçişlerin hızlı ve sorunsuz yaşanması için çaba sarf ediyor.
Türkiye'ye ulaşmanın sevincini yaşayan gurbetçiler, sınır kapısındaki işlemlerinin ardından memleketlerinin yolunu tutuyor.
Sınır kapılarında gurbetçi yoğunluğu devam ediyor. Gurbetçilerin sıla hasretinin hızlıca son bulması için giriş peron ve personel sayısı artırıldı.
Fransa’dan gelen Özkan Pamuk, yıllık iznini Türkiye’de geçireceğini belirtti.
Ana vatana gelmenin çok güzel olduğunu anlatan Pamuk, “11 ay çalışıp 1 ay tatil tarzında düşünerek 2 bin 500 kilometre yolu hiç önemsemeden vatan için çıkıp gelebilmek çok güzel bir duygu.” Dedi.
Fransa’nın başkenti Paris’ten gelen Sevim Durmaz ise 11 aydır vatan hasreti çektiğini dile getirdi.
Tatilini Çanakkale’de geçireceğini ifade eden Durmaz, aile ziyaretleri yapacağını aktardı.
Belçika’dan gelen Osman Demirel ise gurbette yaşamanın zorluklarını anlattı.
Türkiye’ye ayak bastıklarında çok duygusallaştıklarını söyleyen Demirel, “Belçika’dan geliyoruz. Emirgan’a gidiyoruz. Gurbette yaşamak zor, kolay değil. Buraya gelmek güzel çok güzel. Her sene geliyoruz. Her sene aynı heyecan, aynı merak, çok güzel. Özlüyoruz ülkemizi biz buralıyız. Orada yaşasak da buralıyız.” Dedi.
İngiltere’den gelen Abdullah Gözüpek ise 30 yıldır Avrupa’da çalıştığını gurbetin zor olduğunu vurguladı.
Türkiye’yi çok özlediğini belirten Gözüpek, “Özlüyoruz burayı geliyoruz birkaç hafta kalıyoruz. Bakıyoruz her yer değişmiş. Tabii ki çok özlüyoruz. Gün sayıyoruz Türkiye’ye gelmek için. En küçük kızım bile sürekli soruyor. Baba ne zaman gideceğiz diye.” Şeklinde konuştu.
Almanya’nın Frankfurt kentinden gelen Kadir Asil de tatilini memleketi Kırşehir’de geçireceğini ifade etti.
Gurbetçiliğin hasret çekmek olduğunu vurgulayan Asil, “Sürekli memleket hasreti çekerek gördüğünüz gibi gülümseyerek, sevinerek, mutlu olarak buraya geliyoruz. Mutluyuz. Senede bir de olsa memlekete gelmek, bir de bu yolu arabayla çekmek daha bir mutlu ediyor. Yol 2-3 katı oluyor. Sevinerek geliyoruz üzülerek dönüyoruz.” Dedi.
Avusturya’dan gelen Cengiz Fidanlı da ailesini çok özlediğini aktardı.
11 aydır hasretle Türkiye’ye gelmeyi beklediğini belirten Fidanlı, “Bütün eşimiz dostumuz burada etrafımızda hiç akrabamız yok orada. O yüzden insan mutlu oluyor buraya geldiğinde. Nasıl anlatacağımı bilmiyorum ama buraya geldiğim zaman geri gitmek istemiyorum. O kadar mutlu oluyoruz ki şu an ne diyeceğimi bilmiyorum.” Diye konuştu.
Hollanda’dan gelen Zülfikar Konyar da gurbette vatan hasreti çekmenin tarif edilemez bir duygu olduğunu söyledi.
Türkiye’deki toprak kokusunu özlediğini ifade eden Konyar, “Çok sancılı geçiyor yani. Biz orda doğmamıza rağmen Türkiye’mizi istiyoruz. Bizde burada doğup burada büyümek isterdik ama babalarımız zamanında gurbete gitmiş. Şimdi bize de memleket hasreti çekmek kalıyor.” Dedi.
Almanya Frankfurt’tan gelen Şahin Yıldırımoğlu ise tatilinin büyük bölümünü memleketi Bayburt’ta geçireceğini aktardı.
Sıla yolunun uykusuz ama çok heyecanlı geçtiğini anlatan Yıldırımoğlu, “Çekmeyen bu çileyi bilmez. Uykusuz halde Türkiye’ye kavuşacağız diye gece bile uyumadık. En hızlı şekilde vatanımıza kavuşabilelim diye. Hasret ya. Sanki evime geldim, vatanıma geldim ve kimse bana yabancı gözüyle bakmayacak. Ben istediğim gibi yiyeceğim içeceğim ezanımı duyacağım. Hemen şurada cami var. Almanya’da buna hasretsin. Hemen gir abdestini al namazını kıl. Çok güzel bir şey.” Diye konuştu.
İsviçre’den gelen Oğuz Akıncı da, “Yolculuk Aksaray’a. Ben oraya gideli 25 sene oldu. Tabi hasret. Yılda bir defa geliyoruz bir aylığına. Özlemimizi giderir gibi oluyoruz ama gideremiyoruz. Gelirken sanki temelli geliyormuş gibi hissediyor insan. Sanki bir daha uzak kalmayacakmış gibi. Ama öyle olmuyor o yüzden tatil bitince bayrağa bakıyorsun göz yaşları sel oluyor.” Ddedi.
Hollanda’dan gelen Hasan Arslan da “Gurbeti bir yaşayan bilir bir yaşamayan bilir. Burada yaşayanlara orası kolay, orada yaşayanlara burası kolay. Bir senenin sonunda bir aylık tatile geldik. 11 ay boyunca bugünü bekliyoruz. Bugünü beklememiz Bulgar sınırından girip Türk Bayrağı’nı görünce bitiyor zaten. Bayrağı gördükten sonra geri dönüp gitsek olur. Memlekete geldiğimiz zaman ilk önce baba toprağını ziyaret ediyoruz. Babamızın mezarı, geçmişlerimizin mezarı. Elimizden geldiği kadar eş, dost, akrabayı ziyaret ediyoruz. Özlem gideriyoruz. Geri dönerken akümüzü doldurarak geri dönüyoruz. 11 ayda o aküyü boşaltıyoruz. Sonra tekrar Türkiye’ye geliyoruz.” İfadelerini kullandı.(Haber: Hasan Yiğit KONAKLILAR)





