Güler, “Eğer temiz bir Saros, temiz bir çevre özlemimiz varsa kendi yetkilerimizi kullanmaktan çekinmeyip, tüm kamu kurum ve kuruluşlarla, yerel paydaşlarımızla, sivil toplum örgütleriyle, oradaki temiz Saros’u yaratabilmek için, temiz Saros’u devam ettirebilmemiz için ortaklaşa hareket etmeliyiz ve güçlerimizi birleştirmeliyiz diye düşünüyorum.” İfadelerini kullandı.
Edirne İl Genel Meclisi Temmuz Ayı toplantılarının sonuncusu dün İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Geçmiş Başkanlığında devam etti. Meclisi ziyaret eden Edirne Vali Yardımcısı Dr. Yusuf Güler, Saros’un daha temiz olması için hazırlanan eylem planı raporunu İl Genel Meclis Üyelerine sunum şeklinde anlattı. Sahillerin ciddi anlamda risk altına girdiğini ifade eden Güler, sahilde çöplerin oluşmaması için işbirliği ile mücadele etmeleri gerektiğini belirtti. Güler, “Çok hızla yaşlanan bir dünyada yaşıyoruz. Hepimiz ne yazık ki doğal kaynakları, dünyanın güzelliklerini hunharca tüketiyoruz. Hatta mutlaka biliyorsunuzdur; dünya ki gelişmiş ve emperyalist ülkeler kendi çöplerini Afrika’ya bertaraf için satıyorlar. Ve kendi çöplerinden arınmak için dünyada geri kalmış ülkeleri hedef haline getiriyorlar. Böyle bir dünya tabii yaşlandıkça doğal kaynaklarımız, sularımız, orman zenginliklerimiz hızla tükeniyor. Sahillerimiz ciddi anlamda risk altına giriyor. Yaşadığımız müsilaj belki bunun da göstergesi. Ancak bu tür eylem planlarıyla kamu kurum ve kuruluşlarımızın içerisinde olduğu yerel yönetimlerin içerisinde olduğu, sivil toplum örgütlerinin, çevreye duyarlı derneklerin, vakıfların, birliklerin içerisinde olduğu bir oluşumla dünyamızın yaşlanmasına yönelik yıkıcı etkilerini belki bir nebze önleyip, geleceğimizin çocuklarına, torunlarımıza daha yaşanabilir, daha güzel bir çevre bırakma yolunda adım atmış olabiliriz diye ümit ediyorum. Tabii biz burada ne yapacağız: öncelikle sahil çöplerinin oluşmamasını temin edeceğiz. İkinci olarak sahil çöplerini temizleyerek azaltmayı hedef haline getireceğiz. Üçüncü olarak da, bu amaçları gerçekleştirebilmek için vatandaşlarımızın, özellikle gençlerimizin ve çocuklarımızın bilinçlendirmeli faaliyetlerine önem vereceğiz. Bu amaçla Enez ve Keşan bölgelerimiz oldukça yoğun, özellikle yaz aylarında oldukça yoğun bir nüfusa sahip olmaları ve yöreye günü birlik diye tabir ettiğimiz tatilcilerin oldukça yoğun akın etmesinden dolayı, katı atıkların oluşturduğu bir çevre kirliliğinden ve buna bağlı olarak da sahil kirliliğinden bahsetmemiz mümkün. Amacımız bu bölgeyi daha yaşanabilir, daha temiz bir sahile kavuşturmak. “ dedi.
“DEVLETİN KIYILARLA İLGİLİ İKİ TÜR MEVZUATI VAR”
Devletin kıyılarla iki tür mevzu olduğunu söyleyen Vali Yardımcısı Dr. Yusuf Güler, mevzuatları anlattı. Güler, “Yapmış olduğumuz temel çalışma Anayasal haklarını, vatandaşlarımızın tamamıyla özgürce kullanmaları, kıyılarla ilgili herhangi bir kısıtlamalara maruz kalmamaları, kıyılardan yararlanmamayla ilgili müeyyidelere bağlı kalmamaları ve özgürce, diledikleri gibi kıyılardan istifade etmeleri önceliğimiz, birinci amacımız bu çok net. Bunun nasıl gerçekleştireceğiz; Devletin kıyılarla ilgili iki tür mevzuatı var. Bunlardan bir tanesi; ikisi de çevre bakanlığının uhtesinde olan, ikisini de çevre bakanlığı yönetiyor. Bir tanesi Tabiat Varlıklarını koruma genel müdürlüğü, bunun bağlı olduğu bir müdürlük, altlarında daire başkanlıkları ve uygulamayı yürüten kendi personelleri var. İkincisi ise yine Çevre Bakanlığının bünyesi içerisinde Milli Emlak Genel Müdürlüğü. Bunun da ilgili daire başkanlıkları, ilgili uygulama birimleri, genel müdür yardımcıları, ayrı iki tane genel müdürlük olarak karşımıza çıkıyor. Enez ve Keşan ilçelerindeki sahil bantları bu iki genel müdürlüğün sorumluluk sahasında. Bunlardan bir tanesi demin söylediğim gibi Tabiat Varlıkları Koruma Müdürlüğünün sorumluk sahasındaki yerler, biz bunu kısaca Sit Alanı Olan Bölgeler diye tanımlarsak yanlış bir ifadede bulunmamış oluruz. Yani nerede bir sit alanı varsa sahilde, buradaki tasarruf yetkisi Tabiat Varlıkları koruma Genel Müdürlüğünün uhtesinde ve onun tasarrufunda yürütülüyor. Daha öncesinde bu yerler Tabiat Varlıkları Koruma Müdürlüğünün uhtesinde ve tasarruf yetkisinde olan yerler UÇEV ismindeki bir vakfa kiralanmıştı. Sayın Valimiz bu kaynağa Edirne’ye yatırım olarak aktarılabilmesi için bunu Sayın Bakanımızla olan görüşmelerinde, Bakanlıkla olan görüşmelerde, biz bu kaynağı İlçe ve Edirne’ye aktarmak için çalışmalar yaptık. Sonuçta, sonuçlandı ve sonuçlanma aşamasına girdi. Bu yön tamamıyla çevre koruma vakfının ilgi alanında olup, il özel idaremizle ilgili herhangi bir ilişkisi yoktur. Edirne Çevre Vakfı tarafından Kültür ve Tabiat varlıkları koruma müdürlüğünden kiralanan alanlar tamamıyla, Edirne Valimizin başkanlığında Edirne Çevre Koruma Vakfı tarafından kompanse edilmekte. Onlar tarafından yürütülmekte. Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğünün tasarruf alanı dışında kalan alanlar nelerdir; biz özel idaresi olarak bu alanlarda olmamız gerektiğini düşünüyorum.” İfadelerini kullandı.
“ORTAKLAŞA HAREKET ETMELİYİZ”
Temiz bir çevre için tüm kurumların ortaklaşa hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Güler, “Eğer temiz bir Saros, temiz bir çevre özlemimiz varsa kendi yetkilerimizi kullanmaktan çekinmeyip, tüm kamu kurum ve kuruluşlarla, yerel paydaşlarımızla, sivil toplum örgütleriyle, oradaki temiz Saros’u yaratabilmek için, temiz Saros’u devam ettirebilmemiz için ortaklaşa hareket etmeliyiz ve güçlerimizi birleştirmeliyiz diye düşünüyorum.” Dedi. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)
Edirne İl Genel Meclisi Temmuz Ayı toplantılarının sonuncusu dün İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Geçmiş Başkanlığında devam etti. Meclisi ziyaret eden Edirne Vali Yardımcısı Dr. Yusuf Güler, Saros’un daha temiz olması için hazırlanan eylem planı raporunu İl Genel Meclis Üyelerine sunum şeklinde anlattı. Sahillerin ciddi anlamda risk altına girdiğini ifade eden Güler, sahilde çöplerin oluşmaması için işbirliği ile mücadele etmeleri gerektiğini belirtti. Güler, “Çok hızla yaşlanan bir dünyada yaşıyoruz. Hepimiz ne yazık ki doğal kaynakları, dünyanın güzelliklerini hunharca tüketiyoruz. Hatta mutlaka biliyorsunuzdur; dünya ki gelişmiş ve emperyalist ülkeler kendi çöplerini Afrika’ya bertaraf için satıyorlar. Ve kendi çöplerinden arınmak için dünyada geri kalmış ülkeleri hedef haline getiriyorlar. Böyle bir dünya tabii yaşlandıkça doğal kaynaklarımız, sularımız, orman zenginliklerimiz hızla tükeniyor. Sahillerimiz ciddi anlamda risk altına giriyor. Yaşadığımız müsilaj belki bunun da göstergesi. Ancak bu tür eylem planlarıyla kamu kurum ve kuruluşlarımızın içerisinde olduğu yerel yönetimlerin içerisinde olduğu, sivil toplum örgütlerinin, çevreye duyarlı derneklerin, vakıfların, birliklerin içerisinde olduğu bir oluşumla dünyamızın yaşlanmasına yönelik yıkıcı etkilerini belki bir nebze önleyip, geleceğimizin çocuklarına, torunlarımıza daha yaşanabilir, daha güzel bir çevre bırakma yolunda adım atmış olabiliriz diye ümit ediyorum. Tabii biz burada ne yapacağız: öncelikle sahil çöplerinin oluşmamasını temin edeceğiz. İkinci olarak sahil çöplerini temizleyerek azaltmayı hedef haline getireceğiz. Üçüncü olarak da, bu amaçları gerçekleştirebilmek için vatandaşlarımızın, özellikle gençlerimizin ve çocuklarımızın bilinçlendirmeli faaliyetlerine önem vereceğiz. Bu amaçla Enez ve Keşan bölgelerimiz oldukça yoğun, özellikle yaz aylarında oldukça yoğun bir nüfusa sahip olmaları ve yöreye günü birlik diye tabir ettiğimiz tatilcilerin oldukça yoğun akın etmesinden dolayı, katı atıkların oluşturduğu bir çevre kirliliğinden ve buna bağlı olarak da sahil kirliliğinden bahsetmemiz mümkün. Amacımız bu bölgeyi daha yaşanabilir, daha temiz bir sahile kavuşturmak. “ dedi.
“DEVLETİN KIYILARLA İLGİLİ İKİ TÜR MEVZUATI VAR”
Devletin kıyılarla iki tür mevzu olduğunu söyleyen Vali Yardımcısı Dr. Yusuf Güler, mevzuatları anlattı. Güler, “Yapmış olduğumuz temel çalışma Anayasal haklarını, vatandaşlarımızın tamamıyla özgürce kullanmaları, kıyılarla ilgili herhangi bir kısıtlamalara maruz kalmamaları, kıyılardan yararlanmamayla ilgili müeyyidelere bağlı kalmamaları ve özgürce, diledikleri gibi kıyılardan istifade etmeleri önceliğimiz, birinci amacımız bu çok net. Bunun nasıl gerçekleştireceğiz; Devletin kıyılarla ilgili iki tür mevzuatı var. Bunlardan bir tanesi; ikisi de çevre bakanlığının uhtesinde olan, ikisini de çevre bakanlığı yönetiyor. Bir tanesi Tabiat Varlıklarını koruma genel müdürlüğü, bunun bağlı olduğu bir müdürlük, altlarında daire başkanlıkları ve uygulamayı yürüten kendi personelleri var. İkincisi ise yine Çevre Bakanlığının bünyesi içerisinde Milli Emlak Genel Müdürlüğü. Bunun da ilgili daire başkanlıkları, ilgili uygulama birimleri, genel müdür yardımcıları, ayrı iki tane genel müdürlük olarak karşımıza çıkıyor. Enez ve Keşan ilçelerindeki sahil bantları bu iki genel müdürlüğün sorumluluk sahasında. Bunlardan bir tanesi demin söylediğim gibi Tabiat Varlıkları Koruma Müdürlüğünün sorumluk sahasındaki yerler, biz bunu kısaca Sit Alanı Olan Bölgeler diye tanımlarsak yanlış bir ifadede bulunmamış oluruz. Yani nerede bir sit alanı varsa sahilde, buradaki tasarruf yetkisi Tabiat Varlıkları koruma Genel Müdürlüğünün uhtesinde ve onun tasarrufunda yürütülüyor. Daha öncesinde bu yerler Tabiat Varlıkları Koruma Müdürlüğünün uhtesinde ve tasarruf yetkisinde olan yerler UÇEV ismindeki bir vakfa kiralanmıştı. Sayın Valimiz bu kaynağa Edirne’ye yatırım olarak aktarılabilmesi için bunu Sayın Bakanımızla olan görüşmelerinde, Bakanlıkla olan görüşmelerde, biz bu kaynağı İlçe ve Edirne’ye aktarmak için çalışmalar yaptık. Sonuçta, sonuçlandı ve sonuçlanma aşamasına girdi. Bu yön tamamıyla çevre koruma vakfının ilgi alanında olup, il özel idaremizle ilgili herhangi bir ilişkisi yoktur. Edirne Çevre Vakfı tarafından Kültür ve Tabiat varlıkları koruma müdürlüğünden kiralanan alanlar tamamıyla, Edirne Valimizin başkanlığında Edirne Çevre Koruma Vakfı tarafından kompanse edilmekte. Onlar tarafından yürütülmekte. Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğünün tasarruf alanı dışında kalan alanlar nelerdir; biz özel idaresi olarak bu alanlarda olmamız gerektiğini düşünüyorum.” İfadelerini kullandı.
“ORTAKLAŞA HAREKET ETMELİYİZ”
Temiz bir çevre için tüm kurumların ortaklaşa hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Güler, “Eğer temiz bir Saros, temiz bir çevre özlemimiz varsa kendi yetkilerimizi kullanmaktan çekinmeyip, tüm kamu kurum ve kuruluşlarla, yerel paydaşlarımızla, sivil toplum örgütleriyle, oradaki temiz Saros’u yaratabilmek için, temiz Saros’u devam ettirebilmemiz için ortaklaşa hareket etmeliyiz ve güçlerimizi birleştirmeliyiz diye düşünüyorum.” Dedi. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





