Üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanan kış döneminde, influenza A’nın alt türlerinden biri olan H3N2 varyantı yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, özellikle risk gruplarının tedbirli olması gerektiğini vurguluyor.
Kış mevsiminin etkisini artırmasıyla birlikte grip, nezle, bronşit ve zatürre gibi solunum yolu hastalıklarında belirgin bir artış görülüyor. Bu hastalıklara ek olarak, kökeninin Avustralya’ya dayandığı ve en az 7 mutasyon geçirdiği belirtilen H3N2 varyantı da dikkat çekiyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Ülgey, artan vaka sayılarıyla birlikte koruyucu önlemlerin önemine dikkat çekti.
Mevsimsel grip vakalarının yükselişe geçtiği bu dönemde H3N2 virüsünün de ön plana çıktığını belirten Dr. Ülgey, virüsün özellikle kış aylarında daha kolay yayıldığını söyledi. H3N2’nin influenza A virüsünün alt tiplerinden biri olduğunu ifade eden Ülgey, Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede yayılım gösterdiğini aktardı.
H3N2’nin yüksek ateş, titreme, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, boğaz ağrısı, burun akıntısı veya tıkanıklığı, öksürük, mide bulantısı ve ishal gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini belirten Ülgey, şu an için Türkiye’de ciddi bir tehdit oluşturmadığını ancak dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi.
Virüsün bazı dönemlerde daha ağır seyredebileceğini vurgulayan Ülgey, bağışıklık sistemi zayıf bireyler, yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan kişilerde ciddi komplikasyonlar gelişebileceğini ifade etti. Bu nedenle hastalığın basit bir grip gibi değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Kış aylarında kapalı ve kalabalık alanlarda daha fazla vakit geçirildiğine dikkat çeken Ülgey, okullar, alışveriş merkezleri ve toplu taşıma araçlarının solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını kolaylaştırdığını belirtti. Covid-19 sürecinde kazanılan maske, mesafe ve hijyen alışkanlıklarının bu kış da önemini koruduğunu ifade etti.
Dengeli ve düzenli beslenmenin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini vurgulayan Ülgey, C vitamini açısından zengin brokoli, ıspanak, pırasa gibi sebzeler ile portakal ve mandalina gibi meyvelerin tüketilmesini önerdi. Bol sıvı alımının ve yeterli uykunun da hastalıklardan korunmada önemli rol oynadığını kaydetti.
Hijyen kurallarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Ülgey, virüsün öksürme ve hapşırma sırasında yayılan damlacıklar, konuşma sırasında oluşan aerosol parçacıkları ve kirli yüzeylerle temas yoluyla bulaşabildiğini söyledi. Bulaştırıcılığın ilk 3 ila 5 gün içinde en yüksek seviyede olduğunu aktaran Ülgey, belirtiler görülür görülmez evde kalmanın büyük önem taşıdığını ifade etti.
H3N2 varyantında yüksek ateş, nefes darlığı, beslenmede belirgin azalma ve günlük aktivitelerde ciddi durgunluk gibi durumların görülmesi halinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Dr. Murat Ülgey, erken başvuru, düzenli takip ve aşılanmanın hastalığın seyrini olumlu yönde etkilediğini vurguladı. Uzmanlar, özellikle risk grubunda yer alan kişilerin kış ayları boyunca tedbirleri elden bırakmaması gerektiğini ifade ediyor.(Haber:Erkan KARAMAN)





