Edirne'ye gelen düzensiz göçmenler 212 kilometrelik Türkiye-Yunanistan sınırında Meriç Nehri ve sınır köylerinden Avrupa'ya geçmeye çalışıyor. Göçmenler 200 kilometresini Meriç Nehri'nin oluşturduğu sınırdan Avrupa'ya geçmek isterken Yunan güvenlik güçlerinin müdahalesiyle karşılaşmaya devam ediyor. Düzensiz göçmenlerin, Yunanistan'ın kapıları açacağı umuduyla, Pazarkule-Kastanies sınır kapıları arasındaki tampon bölgedeki bekleyişi de sürüyor. Geceyi sınırda geçiren düzensiz göçmenlere, vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşlarınca çeşitli gıda ve ihtiyaç malzemesi yardımı yapılıyor.
Yardımlar tek yerde toplandıktan sonra öncelikle çocuklu aileler, engelliler ve yaşlılara dağıtılıyor.
Türkiye'ye sığınan binlerce düzensiz göçmen, iş bulabilmek, daha iyi bir eğitim ve yaşam koşulları için Avrupa'ya geçmeyi umut ediyor.
"AVRUPA'DA DAHA İYİ ŞARTLARDA YAŞAMAK İSTİYORUM"
Suriyeli Ahmet Masri, yaklaşık 9 yıldır Türkiye'de bulunduğunu, Avrupa'ya geçmek için Gaziantep'ten geldiğini belirterek, Masri,"Ülkemizdeki savaştan kaçıp, Türkiye'ye geldik. Savaşta annemi, babamı, dayılarımı kaybettim. Evimizi bombaladılar. Şimdi tek isteğim Avrupa'ya gitmek. Avrupa'da daha iyi şartlarda yaşamak istiyorum." dedi.
Suriyeli Muhammet Elmşeal de Avrupa'ya gitmek için 4 gün önce Edirne'ye geldiğini anlattı.
Sınır kapısı önünde zor şartlarda kaldıklarını belirten Elmşeal, 4 çocuğu ve eşiyle çıktığı Avrupa yolculuğundan vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
Elmşeal, kendilerine çeşitli yardımlarda bulunan Türkiye'ye ve Türk halkına teşekkür etti.
"SINIRI GEÇENE KADAR TEKRAR DENEYECEĞİZ"
İran uyruklu BehruzMahri de üç yıldır Türkiye'de yaşadığını artık Avrupa'ya gitmek istediğini vurgulayarak, "Ülkemin şartları kötü olduğundan, iş bulmak için Avrupa'ya gitmek istiyorum. Ailem İran'da. Almanya, Fransa, İngiltere hangi ülke bizi alırsa oraya gideceğiz. Sınırdan geçmeyi denedim, Yunanistan askerleri bizi yakaladı, paramızı, telefonumuzu, eşyalarımızı çaldı. Bizi dövdü geri gönderdi ama sınırı geçene kadar tekrar deneyeceğiz." diye konuştu.
Suriye uyruklu Renaz Abdurrahman da ülkesindeki savaş nedeniyle Avrupa'ya gitmek istediğini söyledi.
Avrupa'da eğitimine devam etmek istediğini anlatan Abdurrahman, "Savaş bittikten sonra, belki 10 yıl daha sürer, ülkeme dönmek isterim. Orası bizim memleketimiz. Ailem Şanlıurfa'da yaşıyor. Onları da gideceğim ülkede yanıma almak istiyorum." dedi.
Suriye uyruklu Muhammed Yusuf da Yunanistan üzerinden Avrupa'ya gitmek için yola çıktığını anlattı.
Suriye'deki savaş nedeniyle ülkesini terk ettiğini vurgulayan Yusuf, "Fransa, Almanya ya da Hollanda'ya giderek eğitimime de devam etmek istiyorum. Oraya yerleşince ailemi de yanıma alacağım." ifadesini kullandı.
Suriyeli 7 kişilik Ravas ailesi de aynı umutla kıyıda bekleyen ailelerden. Ailenin en büyük çocuğu olan Fuat Ravas, 4 günden beri beklemeyi sürdürdüğünü, bir kaç sefer deneyip zorlandığını anlattı.
Ravas, "50 metre falan kaldı. Biraz uğraştık. Nehrin öbür tarafına gittik. Bizi almadılar. Orada pek umut yoktu. Konya'dan buraya geldik. İnşallah geçeriz. Bundan sonra Hollanda'da bulunan akrabaların yanına geçmek istiyoruz." şeklinde konuştu.
Kendisi için bir şey istemediğini, sadece 1 yaşındaki kardeşi Hibetullah'ı düşündüğünü kaydeden Ravas, şunları söyledi:
"Kendim için bir şey istemiyorum. bana bir şey olursa da umurumda değil. Benim ufak kardeşim var. Ona bir şey olmasın o yeter. Her şey onun için. Ben yakalandım, öldüm, kaldım... Hiçbir şey umurumda değil. O, henüz 1 yaşında. Ona bir şey olmasın yeter. Güzel bir geleceği olsun. Kendim çalışıyorum. 50 yaşındaki babam yaşlı olduğu için işe almadılar onu. Ufak kardeşlerim de var. Onları çalıştırmak zorunda kaldık. Onların hayalleri yıkılmasın diye mecburen buraya geldik. Babam çalışsaydı buraya gelmek zorunda kalmazdık. Ailem de öyle düşünüyor. Çocuklarının geleceği olsun diye. Onun dışında bir şey umurlarında değil."
Hamza Ravas da ailenin ortanca üyesi olduğunu ve sınırdan geçeceğine inandığını dile getirerek, "Sınıra sadece 30 metre kaldı. Umut var, geçebileceğimizi sanıyorum. Avrupa'da okumak istiyorum. Geleceğimiz Avrupa'da." ifadelerini kullandı.
“YOLU AÇIN BURADA KALMAYACAĞIM"
Arapça "Sınırları açın, çocuklarımız için" ve "İnsaniyet için neredesin?" yazılı döviz taşıyan Suriyeli Ziya Faris ise bunları sosyal medya ve televizyonlardan sesini duyurmak için hazırladığını söyledi. Faris, 5 gündür sınırın karşı tarafına geçmek için beklediğini anlatarak, Yunanistan tarafının geçişlerine izin vermediğini belirtti.
Yunanistan tarafının kapıları açacağını ve gideceklerini söyleyen Faris, şunları kaydetti:
"Yunanistan kapıları açacak ve gideceğiz. Çaremiz yok. 10 senedir savaş var. Yeter artık. 1 milyon kişi ölmüş, 1 milyon kişi hapiste. Kim savaşacak? Havadan uçaklar mı? Her aileden 1-2 kişi ölmüş. Çaremiz yok. Benim 3 çocuğum var. 3 çocuğum ve hanımımla geldim. Avrupa'ya gideceğim. Yolu açın burada kalmayacağım. Almanya, Hollanda, Belçika. Nerede akrabalar var oraya gideceğiz. Ne olursa olsun gideceğiz. Çaremiz yok." (AA)
Yardımlar tek yerde toplandıktan sonra öncelikle çocuklu aileler, engelliler ve yaşlılara dağıtılıyor.
Türkiye'ye sığınan binlerce düzensiz göçmen, iş bulabilmek, daha iyi bir eğitim ve yaşam koşulları için Avrupa'ya geçmeyi umut ediyor.
"AVRUPA'DA DAHA İYİ ŞARTLARDA YAŞAMAK İSTİYORUM"
Suriyeli Ahmet Masri, yaklaşık 9 yıldır Türkiye'de bulunduğunu, Avrupa'ya geçmek için Gaziantep'ten geldiğini belirterek, Masri,"Ülkemizdeki savaştan kaçıp, Türkiye'ye geldik. Savaşta annemi, babamı, dayılarımı kaybettim. Evimizi bombaladılar. Şimdi tek isteğim Avrupa'ya gitmek. Avrupa'da daha iyi şartlarda yaşamak istiyorum." dedi.
Suriyeli Muhammet Elmşeal de Avrupa'ya gitmek için 4 gün önce Edirne'ye geldiğini anlattı.
Sınır kapısı önünde zor şartlarda kaldıklarını belirten Elmşeal, 4 çocuğu ve eşiyle çıktığı Avrupa yolculuğundan vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
Elmşeal, kendilerine çeşitli yardımlarda bulunan Türkiye'ye ve Türk halkına teşekkür etti.
"SINIRI GEÇENE KADAR TEKRAR DENEYECEĞİZ"
İran uyruklu BehruzMahri de üç yıldır Türkiye'de yaşadığını artık Avrupa'ya gitmek istediğini vurgulayarak, "Ülkemin şartları kötü olduğundan, iş bulmak için Avrupa'ya gitmek istiyorum. Ailem İran'da. Almanya, Fransa, İngiltere hangi ülke bizi alırsa oraya gideceğiz. Sınırdan geçmeyi denedim, Yunanistan askerleri bizi yakaladı, paramızı, telefonumuzu, eşyalarımızı çaldı. Bizi dövdü geri gönderdi ama sınırı geçene kadar tekrar deneyeceğiz." diye konuştu.
Suriye uyruklu Renaz Abdurrahman da ülkesindeki savaş nedeniyle Avrupa'ya gitmek istediğini söyledi.
Avrupa'da eğitimine devam etmek istediğini anlatan Abdurrahman, "Savaş bittikten sonra, belki 10 yıl daha sürer, ülkeme dönmek isterim. Orası bizim memleketimiz. Ailem Şanlıurfa'da yaşıyor. Onları da gideceğim ülkede yanıma almak istiyorum." dedi.
Suriye uyruklu Muhammed Yusuf da Yunanistan üzerinden Avrupa'ya gitmek için yola çıktığını anlattı.
Suriye'deki savaş nedeniyle ülkesini terk ettiğini vurgulayan Yusuf, "Fransa, Almanya ya da Hollanda'ya giderek eğitimime de devam etmek istiyorum. Oraya yerleşince ailemi de yanıma alacağım." ifadesini kullandı.
Suriyeli 7 kişilik Ravas ailesi de aynı umutla kıyıda bekleyen ailelerden. Ailenin en büyük çocuğu olan Fuat Ravas, 4 günden beri beklemeyi sürdürdüğünü, bir kaç sefer deneyip zorlandığını anlattı.
Ravas, "50 metre falan kaldı. Biraz uğraştık. Nehrin öbür tarafına gittik. Bizi almadılar. Orada pek umut yoktu. Konya'dan buraya geldik. İnşallah geçeriz. Bundan sonra Hollanda'da bulunan akrabaların yanına geçmek istiyoruz." şeklinde konuştu.
Kendisi için bir şey istemediğini, sadece 1 yaşındaki kardeşi Hibetullah'ı düşündüğünü kaydeden Ravas, şunları söyledi:
"Kendim için bir şey istemiyorum. bana bir şey olursa da umurumda değil. Benim ufak kardeşim var. Ona bir şey olmasın o yeter. Her şey onun için. Ben yakalandım, öldüm, kaldım... Hiçbir şey umurumda değil. O, henüz 1 yaşında. Ona bir şey olmasın yeter. Güzel bir geleceği olsun. Kendim çalışıyorum. 50 yaşındaki babam yaşlı olduğu için işe almadılar onu. Ufak kardeşlerim de var. Onları çalıştırmak zorunda kaldık. Onların hayalleri yıkılmasın diye mecburen buraya geldik. Babam çalışsaydı buraya gelmek zorunda kalmazdık. Ailem de öyle düşünüyor. Çocuklarının geleceği olsun diye. Onun dışında bir şey umurlarında değil."
Hamza Ravas da ailenin ortanca üyesi olduğunu ve sınırdan geçeceğine inandığını dile getirerek, "Sınıra sadece 30 metre kaldı. Umut var, geçebileceğimizi sanıyorum. Avrupa'da okumak istiyorum. Geleceğimiz Avrupa'da." ifadelerini kullandı.
“YOLU AÇIN BURADA KALMAYACAĞIM"
Arapça "Sınırları açın, çocuklarımız için" ve "İnsaniyet için neredesin?" yazılı döviz taşıyan Suriyeli Ziya Faris ise bunları sosyal medya ve televizyonlardan sesini duyurmak için hazırladığını söyledi. Faris, 5 gündür sınırın karşı tarafına geçmek için beklediğini anlatarak, Yunanistan tarafının geçişlerine izin vermediğini belirtti.
Yunanistan tarafının kapıları açacağını ve gideceklerini söyleyen Faris, şunları kaydetti:
"Yunanistan kapıları açacak ve gideceğiz. Çaremiz yok. 10 senedir savaş var. Yeter artık. 1 milyon kişi ölmüş, 1 milyon kişi hapiste. Kim savaşacak? Havadan uçaklar mı? Her aileden 1-2 kişi ölmüş. Çaremiz yok. Benim 3 çocuğum var. 3 çocuğum ve hanımımla geldim. Avrupa'ya gideceğim. Yolu açın burada kalmayacağım. Almanya, Hollanda, Belçika. Nerede akrabalar var oraya gideceğiz. Ne olursa olsun gideceğiz. Çaremiz yok." (AA)





