Hatice ÖZSOY
Ödül töreninde konuşan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, 2014 yılında göreve geldiğinde en büyük hayallerinden birinin bir kent müzesi kurmak olduğunu söylerken aynı zamanda kentini tanıyan bir neslin yetişmesinin öneminden bahsetti.
Bir kentin tarihi ne kadar eskiyse müzesi de o kadar güçlüdür diyen Gürkan çok güçlü bir müzeye sahip olduklarının da altını çizdi.
Ayrıca Gürkan, “Yakında açıklayacağımız ikinci dönem projeler içerisinde var. Kültür Merkezimiz de bitecek. Orda Edirne Belediye Tiyatrosu ve Edirne Belediye Konservatuarını kuruyoruz. Bunun için de Edirne Belediye tiyatrosu olacak. Edirne Belediye Orkestrası da olacak” diyerek çocuklara müjdeyi verdi.
Gürkan, “2014 Yılında göreve gelirken en büyük hayallerimden biri de Edirne’ye bir kent müzesi kazandırmaktı. O tarihte Edirne’de 7-8 tane müze vardı fakat kent müzesi her kentte ve şehirde olmalı. Çünkü kentin bütün geçmişini bütün özelliklerini kent müzesinde anlatıyorsunuz. Hiç kimse bir kenti 1-2 günde gezerek kentin geçmişini, kimler tarafından kurulduğunu, geçmişte neler yaşandığını ya da bugün ne özelliklerinin bulunduğunu anlama şansına sahip değil. Bunu anlatmanın tek ve kesin yolu kent müzeleridir. Kent müzelerinde bunu kronolojik olarak anlatabiliyorsunuz. Kentin tarihi ne kadar eskiyse müzede o kadar güçlü oluyor. Bunu doğru bir şekilde anlatabilmek gerekiyor. Edirne gibi 8 bin 300 yıllık geçmişe sahip bir şehri kent müzesine sığdırabilmek de mümkün değil. Toplumun ilgisini çekebilecek; toplumun bilmesi gereken, öğrenmesi gereken unsurları öne çıkararak bunu kent müzesinde sunmanız gerekiyor. Bizim müzemizde şehrin nasıl kurulduğundan tutun ne zaman geliştiği, eğitim hayatı yemek kültürü gibi birçok şeyi görebilirsiniz. Bu müzeyi kurarken hedefimiz çocuklarımıza geçmişi doğru ve kalıcı bir şekilde öğretebilmekti. Çünkü çocuklarımız kentimizi geleceğe taşıyacak, geleceği tasarlayacak, Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet payidar kılacak. Bu nedenle en büyük yatırımımızı çocuklarımız için yapmaya çalışıyoruz” dedi.
HEDEF 10 MİLYON
Gürkan göreve ilk geldiğinde Edirne’ye gelen turist sayısının 2 milyon olduğunu fakat kısa vadede 5, uzun vadede ise 10 milyon’u hedeflediklerini söyledi.
Gürkan, turizmin hem çocukların hem de Edirne’nin geleceği olduğunu söyleyerek, “2014’te göreve geldiğimizde Edirne’ye gelen turist sayısı 2 milyon civarındaydı. O zaman ben bir hedef koydum, orta vadede bunu 5 milyon, uzun vadede ise 10 milyon yapacağız diye. Turizm bizim için önemli, özellikle turizmin gelişmesine önem veriyoruz. Çünkü Turizm Edirne’nin, çocuklarımızın geleceği, turizm her sektörü doğrudan etkileyen bir alan o yüzden çok önemli. Tabii ki toplumun değişen ihtiyaçları da bizim için önemli. Fakat tarımın geldiği nokta da ortada, turizm gibi çok fazla yatırım gerektirmeyen daha çok hizmet odaklı sektör olan bu sektöre ihtiyacımız var. Turizm hem Edirne’nin hem de çocuklarımızın geleceğidir. Bu koltukta gelecekte sizlerden biri oturacak. Ama buraya oturabilmek için çok bilgili olmanız, şehrinizi çok iyi tanımanız, şehrinizde yaşayan insanların özelliklerini, ihtiyaçlarını çok iyi bilmeniz gerekiyor. Bunu başarabilecek yetenektesiniz. Müze dışındaki Edirne’yi de tanıyalım artık. Bundan sonraki hedef bu olsun. Bu şehir sizlerle birlikte geleceğe yürüyecek” dedi.
Müze Müdürü Recep Soyupak, projeye başladıktan sonra birçok öğrenciden ‘vay be Edirne neymiş’ şeklinde güzel tepkiler aldıklarını söyleyerek projeden kısaca bahsetti.
Soyupak, “ Biz bu projeye başlarken öncelikle müzenin yakınındaki okulda bir öğrencimiz vardı ve sürekli müzeye birilerini getiriyordu. Biz öğrencilere anlatıyoruz tabii ki müzeyi fakat en son katta özellikle bir yerden sonra öğrenci kopuyor. Bizde böyle bir program oluşturmak istedik. Önce 4 ve 7’inci sınıfları aldık Mart ve Nisan aylarında. Bu dönemlerde başarılar elde ettik. Özellikle arkadaşlarımızdan vay be Edirne neymiş dediler. İkinci dönemde projeye devam etmeye başladık. Öğretmenlerimizle yaptığımız çalışmalar doğrultusunda sadece 7’inci sınıflarla devam etme kararı aldık. İlk 3 hafta öğrenciler Edirne Kent Müzesine gelerek her hafta sonu bir katı dolaştılar rehberleriyle birlikte. Son hafta ise kendi sınıflarıyla gelerek müzeyi arkadaşlarına anlatıyorlar. Yıllık bir program ve her sene sonunda öğrencilerimize sertifikalarımızı vermeye devam edeceğiz” dedi.
Müzede eğitim alan öğrenciler öğrendikleri bilgilerden ve hislerinden şu sözlerle bahsetti.
7. sınıf öğrencisi Ece Aktaş “Bu eğitimde çok sıkılacağımı sanıyordum. Müzeler benim için çok sıkıcıydı. Sıkılacağımı düşündüm ama burada çok eğlendim. Artık evime gelmiş gibi hissediyorum. Rahat ve sıcak bir ortam vardı” dedi.
Maral Dağcı “Müzelerden çok sıkılıyordum. Ama buradaki rehberlerimiz Gizem Hoca çok eğlenceli bir şekilde anlattı müzeyi. Bir bağlılık yakaladık. Arkadaşlarıma müzeyi anlatırken de çok heyecanlandım” dedi.
Durul İşler, “3 hafta boyunca müzeye gelmek beni çok mutlu etti. 3 hafta sonunda müzeye gidemediğim için çok üzülüyorum” dedi. Bunun üzerine Gürkan, müzede eğitim alan öğrencilere müzenin ücretsiz olacağını ifade etti.
Maral Dağcı da “Müzelerden çok sıkılıyordum. Ama buradaki rehberlerimiz Gizem Hoca çok eğlenceli bir şekilde anlattı müzeyi. Bir bağlılık yakaladık. Arkadaşlarıma müzeyi anlatırken de çok heyecanlandım” dedi.
Veli Ahmet Sak, çocuklarımız yaşadığı şehrin tarihini bilirlerse ülkenin de tarihini bilirler diyerek şu sözlere yer verdi. Sak, “ Müzeyi gezdikten sonra çocuklarımızın tarihe bakış açısı değişti. Hem şehrin tarihi hem de müzenin tarihine farklı bakıyorlar artık. En azından şehrimizin kimler tarafından kurulduğu tarafından biliyorlar artık. Bu onlar içinde geleceği için de çok önemli. Çocuklarımız yaşadığı şehrin tarihini bilirlerse ülkelerinin tarihini de bilirler.”
Ödül töreninde konuşan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, 2014 yılında göreve geldiğinde en büyük hayallerinden birinin bir kent müzesi kurmak olduğunu söylerken aynı zamanda kentini tanıyan bir neslin yetişmesinin öneminden bahsetti.
Bir kentin tarihi ne kadar eskiyse müzesi de o kadar güçlüdür diyen Gürkan çok güçlü bir müzeye sahip olduklarının da altını çizdi.
Ayrıca Gürkan, “Yakında açıklayacağımız ikinci dönem projeler içerisinde var. Kültür Merkezimiz de bitecek. Orda Edirne Belediye Tiyatrosu ve Edirne Belediye Konservatuarını kuruyoruz. Bunun için de Edirne Belediye tiyatrosu olacak. Edirne Belediye Orkestrası da olacak” diyerek çocuklara müjdeyi verdi.
Gürkan, “2014 Yılında göreve gelirken en büyük hayallerimden biri de Edirne’ye bir kent müzesi kazandırmaktı. O tarihte Edirne’de 7-8 tane müze vardı fakat kent müzesi her kentte ve şehirde olmalı. Çünkü kentin bütün geçmişini bütün özelliklerini kent müzesinde anlatıyorsunuz. Hiç kimse bir kenti 1-2 günde gezerek kentin geçmişini, kimler tarafından kurulduğunu, geçmişte neler yaşandığını ya da bugün ne özelliklerinin bulunduğunu anlama şansına sahip değil. Bunu anlatmanın tek ve kesin yolu kent müzeleridir. Kent müzelerinde bunu kronolojik olarak anlatabiliyorsunuz. Kentin tarihi ne kadar eskiyse müzede o kadar güçlü oluyor. Bunu doğru bir şekilde anlatabilmek gerekiyor. Edirne gibi 8 bin 300 yıllık geçmişe sahip bir şehri kent müzesine sığdırabilmek de mümkün değil. Toplumun ilgisini çekebilecek; toplumun bilmesi gereken, öğrenmesi gereken unsurları öne çıkararak bunu kent müzesinde sunmanız gerekiyor. Bizim müzemizde şehrin nasıl kurulduğundan tutun ne zaman geliştiği, eğitim hayatı yemek kültürü gibi birçok şeyi görebilirsiniz. Bu müzeyi kurarken hedefimiz çocuklarımıza geçmişi doğru ve kalıcı bir şekilde öğretebilmekti. Çünkü çocuklarımız kentimizi geleceğe taşıyacak, geleceği tasarlayacak, Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet payidar kılacak. Bu nedenle en büyük yatırımımızı çocuklarımız için yapmaya çalışıyoruz” dedi.
HEDEF 10 MİLYON
Gürkan göreve ilk geldiğinde Edirne’ye gelen turist sayısının 2 milyon olduğunu fakat kısa vadede 5, uzun vadede ise 10 milyon’u hedeflediklerini söyledi.
Gürkan, turizmin hem çocukların hem de Edirne’nin geleceği olduğunu söyleyerek, “2014’te göreve geldiğimizde Edirne’ye gelen turist sayısı 2 milyon civarındaydı. O zaman ben bir hedef koydum, orta vadede bunu 5 milyon, uzun vadede ise 10 milyon yapacağız diye. Turizm bizim için önemli, özellikle turizmin gelişmesine önem veriyoruz. Çünkü Turizm Edirne’nin, çocuklarımızın geleceği, turizm her sektörü doğrudan etkileyen bir alan o yüzden çok önemli. Tabii ki toplumun değişen ihtiyaçları da bizim için önemli. Fakat tarımın geldiği nokta da ortada, turizm gibi çok fazla yatırım gerektirmeyen daha çok hizmet odaklı sektör olan bu sektöre ihtiyacımız var. Turizm hem Edirne’nin hem de çocuklarımızın geleceğidir. Bu koltukta gelecekte sizlerden biri oturacak. Ama buraya oturabilmek için çok bilgili olmanız, şehrinizi çok iyi tanımanız, şehrinizde yaşayan insanların özelliklerini, ihtiyaçlarını çok iyi bilmeniz gerekiyor. Bunu başarabilecek yetenektesiniz. Müze dışındaki Edirne’yi de tanıyalım artık. Bundan sonraki hedef bu olsun. Bu şehir sizlerle birlikte geleceğe yürüyecek” dedi.
Müze Müdürü Recep Soyupak, projeye başladıktan sonra birçok öğrenciden ‘vay be Edirne neymiş’ şeklinde güzel tepkiler aldıklarını söyleyerek projeden kısaca bahsetti.
Soyupak, “ Biz bu projeye başlarken öncelikle müzenin yakınındaki okulda bir öğrencimiz vardı ve sürekli müzeye birilerini getiriyordu. Biz öğrencilere anlatıyoruz tabii ki müzeyi fakat en son katta özellikle bir yerden sonra öğrenci kopuyor. Bizde böyle bir program oluşturmak istedik. Önce 4 ve 7’inci sınıfları aldık Mart ve Nisan aylarında. Bu dönemlerde başarılar elde ettik. Özellikle arkadaşlarımızdan vay be Edirne neymiş dediler. İkinci dönemde projeye devam etmeye başladık. Öğretmenlerimizle yaptığımız çalışmalar doğrultusunda sadece 7’inci sınıflarla devam etme kararı aldık. İlk 3 hafta öğrenciler Edirne Kent Müzesine gelerek her hafta sonu bir katı dolaştılar rehberleriyle birlikte. Son hafta ise kendi sınıflarıyla gelerek müzeyi arkadaşlarına anlatıyorlar. Yıllık bir program ve her sene sonunda öğrencilerimize sertifikalarımızı vermeye devam edeceğiz” dedi.
Müzede eğitim alan öğrenciler öğrendikleri bilgilerden ve hislerinden şu sözlerle bahsetti.
7. sınıf öğrencisi Ece Aktaş “Bu eğitimde çok sıkılacağımı sanıyordum. Müzeler benim için çok sıkıcıydı. Sıkılacağımı düşündüm ama burada çok eğlendim. Artık evime gelmiş gibi hissediyorum. Rahat ve sıcak bir ortam vardı” dedi.
Maral Dağcı “Müzelerden çok sıkılıyordum. Ama buradaki rehberlerimiz Gizem Hoca çok eğlenceli bir şekilde anlattı müzeyi. Bir bağlılık yakaladık. Arkadaşlarıma müzeyi anlatırken de çok heyecanlandım” dedi.
Durul İşler, “3 hafta boyunca müzeye gelmek beni çok mutlu etti. 3 hafta sonunda müzeye gidemediğim için çok üzülüyorum” dedi. Bunun üzerine Gürkan, müzede eğitim alan öğrencilere müzenin ücretsiz olacağını ifade etti.
Maral Dağcı da “Müzelerden çok sıkılıyordum. Ama buradaki rehberlerimiz Gizem Hoca çok eğlenceli bir şekilde anlattı müzeyi. Bir bağlılık yakaladık. Arkadaşlarıma müzeyi anlatırken de çok heyecanlandım” dedi.
Veli Ahmet Sak, çocuklarımız yaşadığı şehrin tarihini bilirlerse ülkenin de tarihini bilirler diyerek şu sözlere yer verdi. Sak, “ Müzeyi gezdikten sonra çocuklarımızın tarihe bakış açısı değişti. Hem şehrin tarihi hem de müzenin tarihine farklı bakıyorlar artık. En azından şehrimizin kimler tarafından kurulduğu tarafından biliyorlar artık. Bu onlar içinde geleceği için de çok önemli. Çocuklarımız yaşadığı şehrin tarihini bilirlerse ülkelerinin tarihini de bilirler.”





