Trakya Üniversitesi tarafından düzenlenen Bilim Kafe etkinliğinde, Gazze’de devam eden savaş ve çatışmaların eğitim sistemi ile yükseköğretim üzerindeki etkileri masaya yatırıldı. Programda, öğrencilerin eğitimden uzak kalması, akademisyenlerin bilimsel faaliyetlerini sürdürmekte karşılaştıkları güçlükler ve üniversitelerin yaşadığı sorunlar değerlendirildi.
Balkan Kongre Merkezi Senato Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Rektör Yardımcısı ve Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eylem Bayır ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emirhan Kaya katıldı.
Programda yapılan sunumlarda, savaş ortamının yalnızca günlük yaşamı değil, eğitim kurumlarının faaliyetlerini ve akademik çalışmaların sürdürülebilirliğini de ciddi biçimde etkilediği belirtildi. Gazze’de öğrencilerin yeniden eğitim imkanlarına kavuşması ve akademisyenlerin bilimsel çalışmalarına devam edebilmesi için uluslararası ve akademik dayanışmanın artırılması gerektiği vurgulandı.
“ÜNİVERSİTELER GELECEĞİN DE TEMELİ”
Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Gazze’de yükseköğretim faaliyetlerinin son derece zor koşullar altında sürdürülmeye çalışıldığını belirterek, bölgedeki öğrenciler ve akademisyenlerle dayanışmanın güçlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.
Üniversitelerin sadece eğitim verilen kurumlar olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Demir, bu yapıların aynı zamanda bilimsel bilginin üretildiği, akademik hafızanın korunduğu ve geleceğin insan kaynağının yetiştirildiği merkezler olduğunu dile getirdi.
Gazze’de öğrencilerin eğitim hayatından tamamen kopmamasının ve akademisyenlerin araştırmalarını sürdürebilmesinin önemli olduğunu belirten Demir, mevcut imkanların paylaşılması ve üniversiteler arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Dijital eğitim imkanlarının yaygınlaştırılması, ortak akademik çalışmaların artırılması ve bilimsel kaynakların paylaşılmasının önemine değinen Demir, Gazze’deki üniversitelerin yeniden ayağa kaldırılmasının yalnızca binaların onarılması anlamına gelmediğini söyledi.
Demir, yükseköğretim kurumlarının yeniden işler hale gelmesinin aynı zamanda bilimsel birikimin, akademik hafızanın, insan kaynağının ve geleceğe yönelik umudun yeniden oluşturulması açısından da önemli olduğuna dikkat çekti.
“KRİZ KOŞULLARI EĞİTİMİ ENGELLEMEMELİ”
Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eylem Bayır ise Gazze’de yaşanan çatışmaların eğitim sisteminde ciddi kesintilere yol açtığını belirtti.
Öğrencilerin güvenli eğitim ortamlarına ulaşmakta zorlandığını, akademisyenlerin ise çalışmalarını sürdürebilecek imkanlardan büyük ölçüde mahrum kaldığını ifade eden Bayır, bu durumun eğitimin devamlılığı açısından önemli sorunlar doğurduğunu söyledi.
Eğitimin yalnızca normal dönemlerde değil, savaş, afet ve kriz gibi olağanüstü şartlarda da devam ettirilebilmesi gerektiğini vurgulayan Bayır, özellikle yükseköğretimin gençlerin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Bayır, öğrencilerin eğitim sisteminden kopmaması için üniversiteler ile akademik çevrelerin ortak hareket etmesinin önem taşıdığını belirterek, kriz dönemlerinde eğitimin sürdürülebilirliğinin sağlanmasının yükseköğretim kurumlarına önemli sorumluluklar yüklediğini kaydetti.
“ÖNCELİK HAYATTA KALMAK OLUNCA EĞİTİM GERİDE KALIYOR”
Programda konuşan Doç. Dr. Emirhan Kaya da Filistin ve Gazze’de eğitim sisteminin tarihsel süreçte geçirdiği değişimleri ele alarak, savaşların çocuklar ve eğitim kurumları üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Geçmişte savaşların daha çok belirli cephelerde ordular arasında yaşandığını, günümüzde ise çatışmaların şehirlerin tamamını ve sivil hayatın birçok alanını doğrudan etkileyebildiğini belirten Kaya, eğitim kurumlarının yanı sıra hastaneler, ulaşım ağları ve temel altyapının zarar görmesinin yaşamı daha da zorlaştırdığını söyledi.
Gazze’de altyapının büyük ölçüde zarar görmesinin eğitim hizmetlerinin yürütülmesini de güçleştirdiğini ifade eden Kaya, savaş ortamında insanların öncelikle güvenlik, barınma, gıda ve su gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaya yöneldiğini belirtti.
Kaya, “Öncelik hayatta kalmak olunca eğitim geride kalıyor” değerlendirmesinde bulunarak, uzun süreli çatışmaların yaşandığı bölgelerde çocukların ve gençlerin eğitimden uzak kalmasının toplumların geleceğinde kalıcı sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti.
Eğitimin yalnızca bugünün öğrencilerini yetiştirmek için değil, savaş sonrası toplumların yeniden yapılanması açısından da büyük önem taşıdığını belirten Kaya, nitelikli insan kaynağının korunması ve geliştirilmesi için eğitim faaliyetlerinin kriz dönemlerinde de mümkün olduğunca devam ettirilmesi gerektiğini vurguladı.
Programın sonunda, Gazze’deki öğrencilerin yeniden eğitim imkanlarına erişebilmesi, akademisyenlerin bilimsel faaliyetlerini sürdürebilmesi ve yükseköğretim kurumlarının güç kazanabilmesi için akademik dayanışmanın artırılması gerektiği mesajı verildi.
Etkinlikte ayrıca üniversitelerin savaş ve kriz dönemlerinde yalnızca eğitim veren kurumlar değil, bilimsel birikimin, akademik hafızanın ve geleceğe yönelik umudun korunmasında önemli rol oynayan yapılar olduğu vurgulandı.(HabeR: Hasan Yiğit KONAKLILAR)





