Dr. İyiiz, Fruktoz şurubunun, sanayi ortamında elde edilmiş beyaz şekerden daha tehlikeli olduğunu vurguladı. Fruktoz şurubunun birçok tatlının içerisinde bulunduğunu belirten İyiiz, hastaların bundan uzak durması gerektiğini söyledi. İyiiz, İnsülin direnci, obezite, rafine karbonhidratların aşırı tüketimi ve hareketsiz yaşamın diyabet riskini arttırdığını vurguladı.
Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Can İyiiz, hastanenin toplantı salonunda gazetecilere diyabet hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Açlık kan şekeri 127 mili gramın üzerinde olan bir bireyin diyabet hastası olduğunu ifade eden İyiiz; “Hastanız sabah açlık kan şekerinde 100-120 mili gram arasında ise bu hastamızda bir sorun olduğunu anlıyoruz. Sabah açlık kan şekeri 127 mili gramın üzerindeyse biz bu hastalarımıza diyabet hastası diyoruz. Diyabetin bu kadar tedavi edilmek istenmesinin sebebi kalp damar tıkanıklığını beraberinde getirmesidir. Kılcal damarlar tutulduğu zaman görme kaybına, böbrek yetmezliğine rastlayabiliyoruz. Ayaklarda ise ülser yaralar oluşuyor. Bu yaralar kemiğe doğru ilerlerlerse ayak kayıplarına kadar gidebiliyor” şeklinde konuştu.
“NE KADAR YÜKSEK KAN ŞEKERİ O KADAR RİSK HALİDİR”
Diyabet hastalığının felç riski ve kalp krizi riski taşıdığına vurgu yapan İyiiz; “Büyük damarlar tutulduğu zaman ise felçle karşılaşabiliyoruz.. Kalp yetmezliği, kalp kriziyle buluşabiliyoruz. Damar sertliğinde, yağ plakları oluşturuyorlar ve bu yağ plakları çatladıkları zaman damarlarımızda gezen pıhtılaşma hücreleri yapışıyor ve damar tıkanıklığını, felç halini ve kalp krizini beraberinde getiriyor. Ne kadar yüksek kan şekeri o kadar risk halidir” dedi.
İyiiz, İnsülin direnci, obezite, rafine karbonhidratların aşırı tüketimi ve hareketsiz yaşamın diyabet riskini arttırdığını söyledi.
“DİYABETİN TEDAVİSİ MÜMKÜN”
Diyabetin tedavisinin mümkün olduğunu dikkat çeken İyiiz; “Yaşam tarzı değişikliği, rafine karbonhidrat kısıtlaması, düzenli egzersiz ve gerektiğinde ilaçlarla Tip2 diyabetin tedavisi mümkün. Yaşam tarzı değişikliği ile beraber ilaçlara başvurmak zorunda kalıyoruz. Karaciğer ve böbrek grubuna bakarak kan şekerini düzenleyen metformin ilacımızı kullanmalarını söylüyoruz. 5 ve 6 grupta alınabilen ilaçlarımız da var. Bu durumlar, doktorların hastalara belirli tetkikler uyguladıktan sonra verdikleri ilaçlardır” diye konuştu.
“HASTALARIMIZIN UZAK DURMALARINI ÖNERİYORUZ”
Özellikle piyasa değerinden çok daha ucuz tatlılarda kullanılan fruktoz şurubu ile ilgili de konuşan İyiiz; “Fruktoz şurubu, sanayi ortamında elde edilmiş beyaz şekerden daha beter bir şeydir. Birçok tatlının içerisinde de glikoz şurubu olarak da geçen adıyla hastalarımızın uzak durmalarını öneriyoruz” ifadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)
Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Can İyiiz, hastanenin toplantı salonunda gazetecilere diyabet hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Açlık kan şekeri 127 mili gramın üzerinde olan bir bireyin diyabet hastası olduğunu ifade eden İyiiz; “Hastanız sabah açlık kan şekerinde 100-120 mili gram arasında ise bu hastamızda bir sorun olduğunu anlıyoruz. Sabah açlık kan şekeri 127 mili gramın üzerindeyse biz bu hastalarımıza diyabet hastası diyoruz. Diyabetin bu kadar tedavi edilmek istenmesinin sebebi kalp damar tıkanıklığını beraberinde getirmesidir. Kılcal damarlar tutulduğu zaman görme kaybına, böbrek yetmezliğine rastlayabiliyoruz. Ayaklarda ise ülser yaralar oluşuyor. Bu yaralar kemiğe doğru ilerlerlerse ayak kayıplarına kadar gidebiliyor” şeklinde konuştu.
“NE KADAR YÜKSEK KAN ŞEKERİ O KADAR RİSK HALİDİR”
Diyabet hastalığının felç riski ve kalp krizi riski taşıdığına vurgu yapan İyiiz; “Büyük damarlar tutulduğu zaman ise felçle karşılaşabiliyoruz.. Kalp yetmezliği, kalp kriziyle buluşabiliyoruz. Damar sertliğinde, yağ plakları oluşturuyorlar ve bu yağ plakları çatladıkları zaman damarlarımızda gezen pıhtılaşma hücreleri yapışıyor ve damar tıkanıklığını, felç halini ve kalp krizini beraberinde getiriyor. Ne kadar yüksek kan şekeri o kadar risk halidir” dedi.
İyiiz, İnsülin direnci, obezite, rafine karbonhidratların aşırı tüketimi ve hareketsiz yaşamın diyabet riskini arttırdığını söyledi.
“DİYABETİN TEDAVİSİ MÜMKÜN”
Diyabetin tedavisinin mümkün olduğunu dikkat çeken İyiiz; “Yaşam tarzı değişikliği, rafine karbonhidrat kısıtlaması, düzenli egzersiz ve gerektiğinde ilaçlarla Tip2 diyabetin tedavisi mümkün. Yaşam tarzı değişikliği ile beraber ilaçlara başvurmak zorunda kalıyoruz. Karaciğer ve böbrek grubuna bakarak kan şekerini düzenleyen metformin ilacımızı kullanmalarını söylüyoruz. 5 ve 6 grupta alınabilen ilaçlarımız da var. Bu durumlar, doktorların hastalara belirli tetkikler uyguladıktan sonra verdikleri ilaçlardır” diye konuştu.
“HASTALARIMIZIN UZAK DURMALARINI ÖNERİYORUZ”
Özellikle piyasa değerinden çok daha ucuz tatlılarda kullanılan fruktoz şurubu ile ilgili de konuşan İyiiz; “Fruktoz şurubu, sanayi ortamında elde edilmiş beyaz şekerden daha beter bir şeydir. Birçok tatlının içerisinde de glikoz şurubu olarak da geçen adıyla hastalarımızın uzak durmalarını öneriyoruz” ifadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





