Haber: Hatice ÖZSOY
İmam hatip okullarını dayatarak halka işkence edildiğini söyleyen Fırtına, “Demek ki; herkese parasız, çağdaş uygarlık değerlerini kazandıracak, laik, bilimsel, demokratik eğitim programlarına ihtiyaç var. İşitme Engellilerin okulunu kapattıklarını daha unutmadık. Artık Edirne halkına yararı olmayan, imam hatipleri dayatmakla daha fazla işkence çekiştirmeyelim. Köy Enstitüleri’nin 1948 yılında kesintiye uğratıldığını ifade eden Bakan Selçuk, ‘Bence devam etmeliydi çünkü kendi doğası içinde özgün bir tasarım içeriyordu. Günlük siyasi sıkıntılar vardı, belirli kişiler ya da gruplar, Köy Enstitüleri’ni kendi dünya görüşlerinin bir doktrinasyon aracı olarak kullanmaya başladılar. Köy Enstitüleri, doğru bir projeydi ve kendi içinde evrilebilirdi, bir tekamül olurdu ama bunun kısmen kötüye kullanımı, bu tür bir özgün tasarımın Türkiye’den çıkıyor olmasının da özellikle Marshall Yardımları politikası çerçevesinde düşündüğümüzde çok istenmediğini görüyoruz. Yani Türkler özel bir şey yapmasın, uçak yapmasınlar, Köy Enstitüleri gibi orijinal okulları olmasın, Türkiye’nin kendi demiryolu stratejisi olmasın’ dedi. Bakanın düşüncelerine bakın, uygulamalara bakın! Demek ki yapılanlardan bakanlığın haberi yok, başkaları karar veriyor” şeklinde tepki gösterdi.
Öte yandan uzun yıllar meslek lisesi olarak hizmet veren okulun her yaştaki mezunları da okullarının imam hatip lisesi olmasına tepki gösterdikleri belirtildi.
İmam hatip okullarını dayatarak halka işkence edildiğini söyleyen Fırtına, “Demek ki; herkese parasız, çağdaş uygarlık değerlerini kazandıracak, laik, bilimsel, demokratik eğitim programlarına ihtiyaç var. İşitme Engellilerin okulunu kapattıklarını daha unutmadık. Artık Edirne halkına yararı olmayan, imam hatipleri dayatmakla daha fazla işkence çekiştirmeyelim. Köy Enstitüleri’nin 1948 yılında kesintiye uğratıldığını ifade eden Bakan Selçuk, ‘Bence devam etmeliydi çünkü kendi doğası içinde özgün bir tasarım içeriyordu. Günlük siyasi sıkıntılar vardı, belirli kişiler ya da gruplar, Köy Enstitüleri’ni kendi dünya görüşlerinin bir doktrinasyon aracı olarak kullanmaya başladılar. Köy Enstitüleri, doğru bir projeydi ve kendi içinde evrilebilirdi, bir tekamül olurdu ama bunun kısmen kötüye kullanımı, bu tür bir özgün tasarımın Türkiye’den çıkıyor olmasının da özellikle Marshall Yardımları politikası çerçevesinde düşündüğümüzde çok istenmediğini görüyoruz. Yani Türkler özel bir şey yapmasın, uçak yapmasınlar, Köy Enstitüleri gibi orijinal okulları olmasın, Türkiye’nin kendi demiryolu stratejisi olmasın’ dedi. Bakanın düşüncelerine bakın, uygulamalara bakın! Demek ki yapılanlardan bakanlığın haberi yok, başkaları karar veriyor” şeklinde tepki gösterdi.
Öte yandan uzun yıllar meslek lisesi olarak hizmet veren okulun her yaştaki mezunları da okullarının imam hatip lisesi olmasına tepki gösterdikleri belirtildi.





