Birol ÇAKAN
ETB Başkanı Özay Öztürk, Türkiye’nin ilk canlı hayvan borsasının Edirne Ticaret Borsası olduğunu belirterek, “Edirne’de bu aktif bir şekilde çalışan bir yapımız var. Biz burada her hafta canlı hayvan satışı yapıyoruz. Üretici hayvanını buraya getiriyor, açık artırma ve müzayede sistemiyle burada satışı yapılıyor.Fiyatları burada çok net görüyoruz ve bunarları istatistik olarak devamlı görebiliyoruz.Son dönemde kesimlerin ve talebin azalmasıyla birlikte, ciddi anlamda ithal hayvanlar geldi. Şu anda hayvan kesimiyle ilgili çok büyük sıkıntı var. İnsanların hayvanları yetişmiş hayvanını satması gerekiyor, kesilmediği zaman her geçen gün maliyet olarak dönüyor. Kilo alması belli bir seviyeden sonra duruyor ve cepten harcamaya başlıyor. Hal böyleyken insanlar kestirmek için talepte bulunuyor. Kestirecek yer yok bir yandan da tüketim, alımlar ve kesimler azalmış, bununla birlikte 29 lira olan karkas fiyatları 25-26 liralara kadar düştü. İnek fiyatlarına bakıyorsunuz, ciddi anlamda fiyatlar yerlerde sürünüyor.18-19 liralık fiyatlar görüyoruz. Bizde bu bölgede hayvancılık yapan kişileri rahatlatmak açısından ne yapmamız gerektiğini düşündük. Et ve Süt Kurumu şu anda Tekirdağ’da kesim yapıyor. Türkiye’nin de birçok ilinde de kesim yapıyor, bununla ilgili olarak ta Et ve Süt Kurumunun Edirne’de de kesim yapması talebinde bulunduk. Bu durumu AK Parti Milletvekili Fatma Aksal hanımefendi ile görüştük gerekli yazıları gönderdik” dedi.
ACİLEN ET VE SÜT KURUMU ROL ALMASI GEREKİYOR
Öztürk, “ Ayrıca Et Entegre tesisleri Edirne Ticaret Borsasının öz malıdır. Biz borsa olarak Et ve Süt Kurumunun ne şartlarda kesim yapıyorsa o şarları sağlamak, kesim anlamında fiyat anlamında ne şartlar gerekiyorsa taahhüt verdik. AK Parti Milletvekili Fatma Aksal hanımefendi de bunu Ankara’da takip ediyor. Şu anda Tekirdağ’da kesim yapıldığı nokta da aile tipi işletmenin bir ya da iki tane hayvanı kesilmesi için kimse Tekirdağ’a götüremez. Trakya her ne kadar küçük bir coğrafya olarak gözükse de Edirne’den Tekirdağ’a gidip hayvan kesilmez. Onun için burada da haftanın iki günü üç günü et ve süt kurumunun burada kesim yapması gerekiyor. Bu bölgede ki üreticiye de can suyu olması gerekir. Bu durum üreticiyi rahatlatmış olacak, fiyatlar da belirli bir dengeye getirmiş olacaktır diye düşünüyorum. Bizim üreticilerimizi yaşatmamız gerekiyor. Süt Konseyi tarafından Eylül sonunda ki ihale yapılmadı, Aralık sonu ihalesininse süt fiyatının artması gerekiyor. Bugün biz dişi hayvanlarımızı kesersek, ileride ne süt buluruz nede et buluruz. Ondan dolayı süt fiyatının artması gerekiyor. Acilen de Et ve Süt Kurumu rol alması gerekiyor” dedi.
TEKİRDAĞ BURAYA ÇOK UZAK
Öztürk, “Et ve Süt kurumunun Trakya’da ki şubesi Tekirdağ’da olduğu için onlara rahat geldi. Edirne uzak gidip gelmek, bölgelerin istatistiklerine baktığımda Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ da ki hayvan varlıkları bir birinden çok farklı değil, bir birine yakın rakamlar, ama lokasyon olarak bakıldığında Tekirdağ buraya çok uzak bir yer. Edirne’de bu kesimin yapılması gerekir. Biz burada kesim yaptığımızda Edirne merkez, ilçeleri, Kırklareli’nin merkezi ve bazı ilçeleri buraya hayvanlarını getirerek Edirne’de kesebilirler. Bu yüzden et ve süt kurumu tarafından çalışma yapılması gerekiyor. Haftalık iki üç günü biz burada kesim yaparız. Et ve süt Kurumunun fiyat şartları neyse ona da uyarız. Vatandaşın menfaatine olan bir şeyden bahsediyoruz. Bu arada aracılarla ilgili değil üretici gariban vatandaş gitmiş gözü gibi bakmış malına büyütmüş etmiş bu gün kestirmeye yer bulamıyor. Borcunu ödeyecek ihtiyacı var, bu hayvan zarara dönmeye başlamış, arkasından buzağısı geliyor belki yeri yok ondan dolayı bir sıkıntı var. Hayvanların belirli bir kilo artışı ve verimli olduğu bir dönem var. Hayvanlar gençlik döneminde, belirli bir periyotta en yüksek canlı ağırlık artışını alır. Bu belirli bir aya geldiğinde bu hızlı kilo artışı düşmeye başlıyor. Belirli bir noktadan sonra hayvan doldu derler ya, randımanı belli bir seviyeye geldiği zaman çok çok az almaya başlar. Yani şöyle günlük bir buçuk kilo canlı ağırlık ya da 1 noktada 7 kilo canlı ağırlık alan bir hayvan gençlik döneminde ortalama olarak iki kiloları ondan sonra bir buçuk kiloları sonra bir kiloları sonra 800 gramları görür. Şimdi bu hayvanlar kesime geldikten sonra biz bu hayvanı kestiremezsek bu sefer kilo artışı çok azalıyor. Bir taraftan da hayvanın yaşaması için beslenmesi gerekir. Ne oluyor bu sefer, terse dönmeye başlıyor. Önceden beslerken kilo koyuyordu para kazanıyordu, şimdi beslerken zarar etmeye başlıyor. Günlük takribi besi hayvanı besleme maliyeti 15 liradır. Bu hayvanın 15 lira maliyeti olduğunu düşünürsek, bu hayvan büyüdü belirli bir kiloda yiyeceği yem de az değil, ona göre 15 lira desek bir ayda 450 TL yapıyor. İki ay kestiremezse 900 TL zarar ediyor. Hem fiyat farkı hem de maliyet farkı var. Birde diğer taraftan besi hayvanları, hayvancılık yapan kişinin kumbarası gibidir. Bir şekilde tarlasından ya da süt parasından o hayvanlara bakar. İhtiyacı olduğunda da Reşat altını gibidir gider pazara nakit olarak satar borcu varsa borcunu öder çocuğuna çeyiz alacaksa, düğün yapacaksa buradan derdini görür şu anda satamıyor borcunu ödeyemiyor. Onun için üstüne basa basa söylüyorum et ve süt kurumunun Edirne’de bu işi acilen yapması gerekir. Bu durum gerçekten üretici açısından çok önemli bir olay, biz bunu takip ediyoruz biz bunun için resmi olarak yazısını yazdık” dedi.





