ADD Edirne Şubesi Başkanı Özcan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle kutlama mesajı yayımladı. Özcan, mesajında; 8 Mart 1857 yılında 15 bin dokuma işçinin çalışma saatlerinin, çalışma koşullarının ve ücretlerinin insan onuruna yakışır düzeyde olması için eylem yaptıklarını belirtti.
Özcan, Dünya Kadınlar Günü ile ilgili yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi; 8 Mart, uluslararası bağlamda kadınların bireysel, sosyal, siyasal ve ekonomik haklarının ve toplumsal statülerinin yükseltilmesi talepleriyle, her yıl dünyanın pek çok ülkesinde kutlanmaktadır. Türkiye’de de 1921 yılından bugüne kutlanıyor. Kadınlarımızın, kadın kuruluşlarının emeği, direnci,ısrarı ve dayanışması 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü görünür ve kalıcı kılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti; Atatürk Aydınlanma Devrimleri ve özellikle 1926Türk Medeni Kanunu ile aynı zamanda bir kadın devrimi gerçekleştirmiştir. Yüzyıllarca eve kapatılan ve çerçevesi erkekler tarafından çizilen bir hayatı yaşamaya mahkûm ve mecbur edilen kadınlarımız, daha Kurtuluş Savaşı sürecinde, Atatürk’ün “Dünyada hiçbir milletin kadını, 'Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar hizmet gösterdim' diyemez." Sözleriyle ifade ettiği üzere, Milli Mücadele’ ye büyük katkı sağlamışlar, Cumhuriyet’le birlikte önce insan, sonra yurttaş ve en sonunda da eşit yurttaş olmuşlardır. Yasal evlilik yaşı olmayan, on iki yaşında okuldan alınan, evlenirken fikri sorulmayan, boşanma ya da boşanmama hakkı bulunmayan, mirasta ve tanıklıkta yarım kişi sayılan, bir erkeğin birden fazla eşinden biri olabilen kadınların, Tanzimat’la başlayan ve II. Meşrutiyet ile devam eden Batılılaşma Hareketleriyle eğitimleri ve toplumsal hakları anlamında bazı olumlu adımlar atılmışsa da, bunlar gerçek anlamda çağdaş ve kalıcı değişimler olamamıştır” (Haber Merkezi)
Özcan, Dünya Kadınlar Günü ile ilgili yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi; 8 Mart, uluslararası bağlamda kadınların bireysel, sosyal, siyasal ve ekonomik haklarının ve toplumsal statülerinin yükseltilmesi talepleriyle, her yıl dünyanın pek çok ülkesinde kutlanmaktadır. Türkiye’de de 1921 yılından bugüne kutlanıyor. Kadınlarımızın, kadın kuruluşlarının emeği, direnci,ısrarı ve dayanışması 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü görünür ve kalıcı kılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti; Atatürk Aydınlanma Devrimleri ve özellikle 1926Türk Medeni Kanunu ile aynı zamanda bir kadın devrimi gerçekleştirmiştir. Yüzyıllarca eve kapatılan ve çerçevesi erkekler tarafından çizilen bir hayatı yaşamaya mahkûm ve mecbur edilen kadınlarımız, daha Kurtuluş Savaşı sürecinde, Atatürk’ün “Dünyada hiçbir milletin kadını, 'Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar hizmet gösterdim' diyemez." Sözleriyle ifade ettiği üzere, Milli Mücadele’ ye büyük katkı sağlamışlar, Cumhuriyet’le birlikte önce insan, sonra yurttaş ve en sonunda da eşit yurttaş olmuşlardır. Yasal evlilik yaşı olmayan, on iki yaşında okuldan alınan, evlenirken fikri sorulmayan, boşanma ya da boşanmama hakkı bulunmayan, mirasta ve tanıklıkta yarım kişi sayılan, bir erkeğin birden fazla eşinden biri olabilen kadınların, Tanzimat’la başlayan ve II. Meşrutiyet ile devam eden Batılılaşma Hareketleriyle eğitimleri ve toplumsal hakları anlamında bazı olumlu adımlar atılmışsa da, bunlar gerçek anlamda çağdaş ve kalıcı değişimler olamamıştır” (Haber Merkezi)





