DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı, Yüksek Makine Mühendisi Hüseyin Erkin, Edirne’nin bir nevi su tarihini anlattığı “Edirne Su Kültürü” adlı kitabını yayımlandı. Kitabın tanıtımı için basın mensupları ile Edirne Belediyesi Protokol Evi’nde buluşan Erkin, kitapta Edirne’de bulunan nehirlerin tekrar canlandırılıp eski günlerinde olduğu gibi daha fazla kullanıma sahip olması gerektiğini söyledi.
Edirne’ne de bulunan Meriç, Tunca ve Arda nehirlerinin eski günlerde ki gibi tekrar ulaşım, sulama ve tarım gibi alanlarda daha fazla kullanılabilmesi için projelerden bahseden Erkin, “Edirne ilimiz Meriç, Tunca ve Arda Nehirlerinin birleştiği bir yere konuşlanmış önemli bir şehrimiz. Bu akarsularımızdan tarım, su kullanımı ve ulaşım yönünde çok önemli şekilde yararlanıyorduk. Yine yararlanıyoruz ancak beklentilerimiz kadar olmadığı aşikar. Suyun giderek kıymetlendiği bu zamanda bu nehirler ile ilgili daha çok fikir üretip yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Nehirlerimizden yapabildiğimiz kadar yararlanmamız gerektiğini anlatıyorum bu kitabımda da.” dedi.
“SINIR AŞAN SULAR”
Edirne’de bulunan akarsuların sınır aşan sular olduğunu ve bu yüzden sadece yerel olarak değil tüm ülke olarak çok büyük öneme sahip olduğunu belirten Erkin, “Son yıllarda nehir kıyılarında ki tahribat ve hali hazırda inşası devam eden hidroelektrik santrali devam ediyor. Kitapta nehirlerin geçmişinden bahsettim. günümüzde neler yapılması gerektiğine değindim. Özellikle son 15 yıl önce sınır aşan sular direktifi ile Birleşmiş Milletlerin bir araya gelerek hazırladıkları bu su direktifi konusu Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Bizim sularımız da sınır aşan su konumunda. Bunlardan söz konusu kitabımda da bahsettim.” İfadelerinde bulundu.
“HARZA PROJESİ’NİN DEVAMI DİZAYN EDİLMELİ”
Geçmişte yarıda kalan projenin yeni teknolojik gelişmelerinde takibi ile devamı şeklinde yeniden dizayn edilmesi gerektiğinin önemini vurgulayan Erkin, “Bizim önceki yıllarda drenaj kanallarının, tarıma açılan alanların inşası bizim 1954 yılından 1974 yılına kadar DSİ tarafından gerçekleştirilmiş projelerdir. Yunanistan ile Türkiye’nin ortak hazırladığı bir projedir. Adına da biz “Harza Projesi” diyoruz. Harza adında Amerikan firması projelendirip uygulamasına soktuğu için bu şekilde adlandırıyoruz. Projenin 3’te 2 lik bir kısmı Türkiye tarafından finanse ve icra edildi. 3’te 1’lik kısmı Yunanistan tarafından yapıldı. Proje Meriç Nehrinin İpsala’nın bir kısmında proje tamamlanamıyor. Benim bütün hayalim bu projenin devamı niteliğinde yeniden Yunanistan ve hatta Bulgaristan’ın dahil olduğu ortak bir proje dizayn edilmesi. Bu şekilde biz sürekli bozup tekrar düzeltirken işin temel çözümüne vakıf olamıyoruz.
Burada yerel siyasete de görevler düşüyor. Mevcut mevzuatlar ve ilgili kurumların iştiraki ile bu nehirlerimizi yeniden geçmişine de bakarak, günün teknolojik imkanları ile de temizlenmesi, yeniden kıyılarının kullanılabilmesi imkan dahilindedir.” sözleri ile açıklamasını tamamladı.(Haber: Mehmet Efecan Hıdıroğlu)




