Haber: Hatice ÖZSOY
Köse hastalığının sebebinin bu yılki yağışların fazla olmasından ve erken ekim olmasından kaynaklandığını söyleyen Akgün, “Biz Trakya Birlik olarak bütün firmaların tohumlarını alıyoruz. İçlerinde daha dayanıklı olan çeşitler de var olmayan çeşitler de var. Bu çeşitleri çiftçinin kendi tercihine bırakıyoruz. Kendileri hangi çeşitten memnunsa o çeşitten ekiyorlar. Basında 60 dekar ayçiçeği ekim arazisinin bozulduğu yer alıyor, ben o kadar bir arazinin etkilendiğini düşünmüyorum. Ziraat Odası’ndan da aldığımız bilgiye göre Edirne’de 220 bin dekar alana ayçiçeği ekimi yapıldı. Bozulan arazilerimiz yok değil mi var. Belki 50-60 bin dekar olabilir ama bu konuyla ilgili kimse net bir rakam söyleyemez çünkü bu konuda bir tespit yapılıp böyle bir tutanak tutulmadı biz sadece tohum alan, yeniden ikinciye ekim yapan çiftçilerimizden bakıyoruz ki yani böyle bir rakam var. Ama şu bir gerçek yağmurlar hala devam ediyor, yağmur olduğu sürece bu sporlar devam eder. İnşallah hava açar, hava açtıktan sonra da bu sporlar ortadan kalkar” diye konuştu.
EDİRNE’DEKİ PROBLEM ERKEN EKİM
Önceki yıllarda erken ekim yapan çiftçilerin iyi verim aldığını fakat bu yıl köse hastalığına yakalanıldığını söyleyen Akgün, kullandıkları farklı çeşitler olduğunu ve her çeşitte hastalık olmadığını dile getirdi.
Akgün, “Daha önceki yıllarda erken ekim yapanlar çok güzel verim almasına rağmen bu sene şanslarına böyle bir hastalık çıktı. Çeşitlerin hepsinde böyle bir hastalık yok. Sadece benim gördüğüm kadarıyla dayanıksız olan çeşitlerde var. Ki bunların torbalarında toleranslıdır diye yazar, çiftçilerimizin neredeyse hepsi hangi tohum dayanıklıdır hangi tohum dayanıksızdır bunu bilerek alır eker. Bizim firmalarla görüşmelerimiz devam ediyor. Onlarla ilgili bir mahkeme süreci yaşamamız mümkün değil çünkü tohumların üzerinde de bununla ilgili ibareler var. Ama tabiî ki yine de çiftçilerimizin mağduriyetini gidermek için firmalarla görüşmelerimiz devam ediyor. Ben de ayçiçeği üreticisiyim, hangi çeşitten güzel verim aldıysam ertesi yıl da onu ekerim. Geçen sene de bazı yerlerde görülmüştü bu hastalık ama bu sene yağışlarla beraber bu arttı. En yakın 2007’de Hayrabolu’da böyle bir şey yaşamıştık. O zaman yapılan araştırmalar sonucunda Türkiye’ye dayanıklı çeşitler gelmeye başladı. O günden beri bu dayanıklı çeşitler var” dedi.
ÇİFTÇİ KENDİNİ KORUMALI
Trakya Birlik olarak ellerinden geleni yaptıklarını söyleyen Akgün, çiftçinin dayaklı çeşit ekmesi gerektiğini dile getirdi.
Ayçiçeği ekiminin toprak ısındığı zaman yapılması gerektiğini söyleyen Akgün, çiftçinin her koşula hazırlıklı olarak kendi kendisini koruması gerektiğini belirtti.
Akgün, “Biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Tohumu Trakya Birlik olarak getirmemiz lazım, insanların da istediği tohumu ekebilmesi lazım. Bakıyorum her yerde bozulan alanlar var. Bunlar da bizi üzüyor. Ama dayanıklı çeşitlerin ekilmesi lazım, Edirne çiftçisi alıştı, her sene Mart ayının 20’sinden sonra ekim yaptığında hem erken biçiyor hem verim yüksek oluyor. Edirne’de geçen sene bildiğim kadarıyla 350-450 kiloya kadar ayçiçeği elde edildi. Çiftçi bunu erken ekime bağladı, o yüzden bu sene de erken ekmek istediler. Bilim adamlarının ve araştırmaların da söylediğine göre her şeyin bir ekim zamanı var. Bu ekim zamanı erkene almak, problemleri artırır. Ayçiçeği ekimi toprak ısındığı zaman yapılsaydı daha güzel olacaktı diye düşünüyoruz. Firmalarımızla görüşüyoruz. Firmalarla ilgili bu sorunlarımızı aktardık. Firmalardan kanuni olarak bir şey talep etme hakkına sahip değiliz. İnşallah firmalar da kendilerinden ödün vererek bu konuda bize cevap vereceklerdir. Buradaki bütün iş çiftçiye bağlı, çiftçimiz dayanıklı çeşit ekmeliydi. O zaman dayanıklı çeşidi ekenlerin ne suçu var. Burada insanlar para kazansın diye toleranslı dayanıksız çeşitler kullandılar, bu sene de hava şartları kötü oldu. Çiftçinin kendini kendi koruması lazım, çiftçi tohum alırken ona göre tohum alıp ona göre ekimini yapmalı” şeklinde konuştu.





