Devlete düşen en önemli görevin çevre mahkemelerini kurulması olduğunu vurgulayan Akyüz, evsel atıkların nehirlere atılmasını son bulması gerektiğini dile getirdi.
Ergene nehrinde yaşanan su kirliliği ile toplumsal bilinci arttırmak istediğini ifade eden Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Çevre Bilimci Dr. Emrah Akyüz, Ergene Nehir’inde yaşanan kirliliğin birçok nedeni bulunduğunu, en önemlisinin sanayi tesisleri olduğunu belirtti. Akyüz, Trakya’da ki kanserin artmasında Ergene nehrinin de etkisinin olduğunu ifade etti.
Çevre sorunları üzerine akademik çalışmalar yürüten bilim insanı Dr. Emrah Akyüz, Ergene Nehrinde yaşanan su kirliliğini gündeme taşıdı. Çevre sorunlarıyla ilgili çok sayıda kitap yazan Dr. Akyüz, Ergene Nehri’nde yaşanan su kirliliğinin Trakya Bölgesi’nde kanser vakalarında artışı tetiklediğini belirtti.
“ERGENE ÖNEMLİ SU KAYNAKLARINDAN BİR TANESİDİR”
Ergene nehrinde yaşanan su kirliliği hakkında yazılı açıklama yapan Akyüz şu ifadelere yer verdi;
“Herkesin bildiği gibi Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkedir. Bu açıdan baktığımızda Türkiye’nin zengin su kaynaklarına sahip olduğu düşünülmektedir. Bu bilgi kesinlikle yanlıştır. Çünkü deniz suyu tuzlu olduğu için insan ihtiyaçları için kullanılamaz. Bu nedenle bir ülkenin su kaynakları potansiyeli tatlı su rezervleri ile ölçülür. Tatlı su kaynakları açısından baktığımızda Türkiye’nin yeterli kaynaklara sahip olmadığı söylemek mümkündür. Ayrıca, son dönemlerde sera gazlarının salınımının artması ile birlikte etkileri giderek artan küresel ısınmadan dolayı su kaynakları azalmaktadır. Bu nedenle, Türkiye su sorunu ile karşı karşıyadır. Önümüzdeki yıllarda su sorunu yaşayacak bölgelerden bir tanesi Trakya’dır. Ergene Nehri Trakya Bölgesi’nin az sayıda bulunan tatlı su kaynaklarından bir tanesidir. Bundan dolayı Ergene Nehri’nin korunması ve geliştirilmesi bölge halkı için hayati öneme sahiptir.
“YAŞANAN KİRLİLİĞİN ANA NEDENİ SANAYİ TESİSLERİNİN ATIKLARIDIR”
Ergene Nehir’inde yaşanan kirliliğin birçok nedeni bulunmaktadır. Bunlar içerisinde en önemlisi sanayi tesislerinin neden olduğu atıklardır. Trakya Bölgesi deri, kozmetik, tekstil ve plastik fabrikalarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu fabrikaların atıkları ve atık suları yaklaşık olarak 1980 yılından bu yana yasa dışı bir şekilde Ergene Nehri’ne bırakılmaktadır. Fabrika atıkları kirletici kimyasal maddeler taşımaktadır. Bu nedenle fabrika atıklarının ve atık sularının su kaynaklarına bırakılması, suyun doğal yapısını bozarak kirliliğe neden olmaktadır.” Dedi. (Haber Merkezi)
Ergene nehrinde yaşanan su kirliliği ile toplumsal bilinci arttırmak istediğini ifade eden Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Çevre Bilimci Dr. Emrah Akyüz, Ergene Nehir’inde yaşanan kirliliğin birçok nedeni bulunduğunu, en önemlisinin sanayi tesisleri olduğunu belirtti. Akyüz, Trakya’da ki kanserin artmasında Ergene nehrinin de etkisinin olduğunu ifade etti.
Çevre sorunları üzerine akademik çalışmalar yürüten bilim insanı Dr. Emrah Akyüz, Ergene Nehrinde yaşanan su kirliliğini gündeme taşıdı. Çevre sorunlarıyla ilgili çok sayıda kitap yazan Dr. Akyüz, Ergene Nehri’nde yaşanan su kirliliğinin Trakya Bölgesi’nde kanser vakalarında artışı tetiklediğini belirtti.
“ERGENE ÖNEMLİ SU KAYNAKLARINDAN BİR TANESİDİR”
Ergene nehrinde yaşanan su kirliliği hakkında yazılı açıklama yapan Akyüz şu ifadelere yer verdi;
“Herkesin bildiği gibi Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkedir. Bu açıdan baktığımızda Türkiye’nin zengin su kaynaklarına sahip olduğu düşünülmektedir. Bu bilgi kesinlikle yanlıştır. Çünkü deniz suyu tuzlu olduğu için insan ihtiyaçları için kullanılamaz. Bu nedenle bir ülkenin su kaynakları potansiyeli tatlı su rezervleri ile ölçülür. Tatlı su kaynakları açısından baktığımızda Türkiye’nin yeterli kaynaklara sahip olmadığı söylemek mümkündür. Ayrıca, son dönemlerde sera gazlarının salınımının artması ile birlikte etkileri giderek artan küresel ısınmadan dolayı su kaynakları azalmaktadır. Bu nedenle, Türkiye su sorunu ile karşı karşıyadır. Önümüzdeki yıllarda su sorunu yaşayacak bölgelerden bir tanesi Trakya’dır. Ergene Nehri Trakya Bölgesi’nin az sayıda bulunan tatlı su kaynaklarından bir tanesidir. Bundan dolayı Ergene Nehri’nin korunması ve geliştirilmesi bölge halkı için hayati öneme sahiptir.
“YAŞANAN KİRLİLİĞİN ANA NEDENİ SANAYİ TESİSLERİNİN ATIKLARIDIR”
Ergene Nehir’inde yaşanan kirliliğin birçok nedeni bulunmaktadır. Bunlar içerisinde en önemlisi sanayi tesislerinin neden olduğu atıklardır. Trakya Bölgesi deri, kozmetik, tekstil ve plastik fabrikalarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu fabrikaların atıkları ve atık suları yaklaşık olarak 1980 yılından bu yana yasa dışı bir şekilde Ergene Nehri’ne bırakılmaktadır. Fabrika atıkları kirletici kimyasal maddeler taşımaktadır. Bu nedenle fabrika atıklarının ve atık sularının su kaynaklarına bırakılması, suyun doğal yapısını bozarak kirliliğe neden olmaktadır.” Dedi. (Haber Merkezi)





