II. Uluslararası Edirne Kırmızısı Sempozyumu Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde Balkan Kongre Merkezi’nde Edirne’de Başladı. Sempozyumun bu yıl ki teması “Doğal Bitkisel Boyalar” olarak belirlendi. Trakya Üniversitesi (TÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, “Orkun Akman’ın girişimiyle Prof. Dr. Mustafa Tan hocamızın, üniversitemize gelişiyle birlikte ayrı bir ivme kazandı. Çünkü bu bitkiyi bulup ektik. TUBİTAK çalışmaları yaptık. Değerli tarım enstitümüzden, sevgili müdürümüzün desteğiyle, ilimizin diğer kuruluşlarıyla da beraber bir faaliyet içerisine girdik.” Dedi. Sempozyumda tercih edilen sunum dili İngilizce olmakla birlikte Türkçe sunumlar da yapıldı. Sempozyum 2-5 Ekim tarihleri arasında etkinlik ve oturumlarla sürecek.
Sempozyumun TÜ Turizm İşletmeciliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emel Gönenç Güler moderatörlüğünü yaptı. İlk gün Edirne Kırmızısı ile ilgili sunumlar yapıldı. Boya bitkileri ve bitkisel boyalar ile ilgili her türlü konu kapsamında fikir alışverişinde bulunuldu.
TÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu açılış konuşmasında Edirne kırmızısıyla ilgili olarak bir çok çalışma yapıldığını ve tekstil sektöründe bazı markaların da destek verdiğini söyledi. Tabakoğlu, “Edirne Kırmızısı öyküsünün günümüze kalan kısmı, Orkun Akman’la başlıyor. Edirne Kırmızısı diye muhteşem bir kitabın varlığını öğreniyor ve peşine düşüyor. Bir Amerikan kütüphanesinden Edirne’ye getirtmesiyle hikaye yeniden başlıyor. ‘Nedir bu kırmızı’ diye bakıldığında, o kırmızın muhteşem Osmanlı motiflerinin varlığını ve bunların üretildiği bir müzenin var olduğu ortaya çıkıyor. Sevgili Orkun peşini bırakmıyor, buradan bir de yüksek lisans yapıyor. Sonradan üniversitemizde bir bilimsel kongre kurduk. İçinde eczacısı, tarımın, turizmin olduğu çok yönlü bir ekiple, ‘Nasıl Edirne Kırmızısı’nı gündeme getirebiliriz’ diye bir çalışmalara başladık. Sevgili Prof. Dr. Mustafa Tan hocamızın, üniversitemize gelişiyle birlikte ayrı bir ivme kazandı. Çünkü bu bitkiyi bulup ektik. TUBİTAK çalışmaları yaptık. Değerli tarım enstitümüzden, sevgili müdürümüzün desteğiyle, ilimizin diğer kuruluşlarıyla da beraber bir faaliyet içerisine girdik. Küçük küçük faaliyetler, bugün büyük bir sempozyuma dönüştü. 7 farklı ülkeden, 62 katılımcının, 46 bildirisi olacak. Üniversiteler, şehirlerinin değerlerini ortaya çıkaran ve bunları gösteren kurumlar olmalı. Biz de çok şanslıyız, gerçekten çok fazla değerimiz var” şeklinde konuştu.
“DOĞAL BOYALAR POPÜLER OLMAYA BAŞLADI”
Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Adnan Tülek de “Bitkilerden elde edilen doğal boyalar, eski dönemlerden beri tekstilde, dokumacılıkta kullanılmış, gıda sanayisinin gelişmesiyle resimde ve diğer uygulamalarda kullanılmaya başlanmıştır. Her alanda doğal ürünlerin popüler olmaya başlaması gibi, doğal boyalar ve doğal boyamacılık da önem kazanmaya ve popüler olmaya başlamıştır. Edirne Kırmızısı renginin oluşmasını sağlayan doğal maddeler, Rubia tinctorum bitkisinin köklerinden elde edilmekte ve bu nedenle bu bitki çoğu zaman Kökboyası olarak adlandırılmaktadır” Dedi.
“EDİRNE KIRMIZISI, GİRİŞTE DEĞİL, GELİŞME BÖLÜMÜNDE”
TÜ Turizm İşletmeciliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emel Gönenç Güler “Burada aslında bir ürünün, yaşam eğrisinin en önemli noktasında olduğu, yaşam eğrisinde Edirne Kırmızısı, girişte değil, gelişme bölümünde. Bunu hem sosyal alanda hem kültürel alanda hem de akademik alanda gözlemliyoruz. Herkesin bunu sahiplenerek ileri götürmesi açısından hem de bizim açımızdan çok önemli” ifadelerine yer verdi.
“TÜRKİYE’NİN HER TARAFINDA EDİRNE KIRMIZISI OLARAK ADLANDIRILIYOR”
İstanbul Aydın Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Prof. Dr. Recep Karadağ, Edirne Kırmızısı’nın önceki adının Türk Kırmızısı olduğunu ancak insanların Edirne Kırmızısı’na daha çok sahip çıktığını ifade etti. Karadağ, “Buraya 7 yıl önce ilk geldiğimde yeni başlatmıştık ve ben hem Türk Kırmızısı olarak, literatürlerde Türk Kırmızısı, buna paralel olarak da parantez içerisinde; Edirne Kırmızısı olarak geçiyordu. Ama şimdi görüyorum ki Türk Kırmızısı hiç konuşulmuyor, yalnızca Edirne Kırmızısı gerçekten, bırakın Edirne’yi Türkiye’nin her tarafında Edirne Kırmızısı olarak adlandırılmaya başlandı. Gerçekten Türkiye, Edirne Kırmızısı’na sahip çıkmıştır” diye konuştu.
“KIRMIZI DÜNYADA EN FAZLA KULLANILAN RENKTİR”
Karadağ, “Kırmızı aslında dünyada en fazla kullanılan renktir. Tarihsel anlamda, 27 bin önceden beri kırmızıdan bahsedilir. Kırmızı, birçok alanda bütün renklerden daha fazla yer tutar. Tabi kırmızıya yüklenen bir sürü açılımlar da vardır. Kırmızı cesarettir, ateştir, kandır. Dolayısıyla kırmızı dünyadaki en çok ilgi gören renklerden birisidir. Milattan önce bütün renkler kullanılmaya başlanmış ama boyamaya gelindiği zaman pamuk kumaşının, elyafının kök boyayla, farklı bir metotla boyanmasıyla elde edilen kırmızıya, Türk Kırmızısı ya da Edirne Kırmızısı denir. Bakıldığında kök boyada bitkinin kökleri kullanılır ve buradan elde edilen boyamaya da bütün doğal boyamaların temeli olan boyalara da biz kök boya deriz. Yani kök boya aslında kırmızının adı ve böylece bütün öteki renk doğal boyaların da önüne geçmiş oluyor. Dolayısıyla Türkiye’de çok önemli olan 3 tane merkez vardır. Bunlardan birisi Edirne, diğerleri Bursa ve İzmir’dir. Türk Kırmızı’na baktığınız zaman orijinal reçetesinde 38 basamaktan ibarettir. Haftalarca, aylarca süren çalışma. Ama bugünkü koşullara baktığınızda bunun sürdürülebilir olması mümkün değil. Çünkü ticaret haline getirilmesi lazım, günümüzün koşulları artık ticari alana doğdu yönelmiştir. Bu nedenle Türk Kırmızısı ile ilgili patent alınmıştır. O patent de bana aittir” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği (EFOD) üyelerinin fotoğraflarından oluşan Kırmızı isimli sergisi açıldı. Serginin oluşmasını sağlayan Enver Şengül ve EFOD Yönetim Kurulu Üyesi Tamer Yavuz açılışa katıldı.
TÜ rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ve Prof. Dr. Mustafa Tan sempozyumda emeği gençlere belge takdiminde bulundu. Sempozyum 2-5 Ekim tarihleri arasında etkinlik ve oturumlarla devam edecek. (Haber: Hasan Boyacıoğlu)





