HAK-İŞ Edirne İl Başkanı ve Öz Sağlık İş Sendikası Edirne Şube Başkanı Emre Promet, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında bağımsızlık, demokrasi, eşitlik ve toplumsal dayanışma hedeflerine bağlı kalacaklarını belirtti. Çalışanların haklarının korunması ve adil çalışma koşullarının oluşturulması için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden Promet, Filistin halkına yönelik zulme de tepki göstererek uluslararası topluma sorumluluk çağrısında bulundu.
Cumhuriyet’in ilanının 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla açıklama yapan HAK-İŞ Edirne İl Başkanı ve Öz Sağlık İş Sendikası Edirne Şube Başkanı Emre Promet, Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük fedakârlıklar ve kararlı bir bağımsızlık mücadelesi sonucunda kurulduğunu vurguladı. Cumhuriyet’in, vatandaşların eşit haklarla, özgür ve kardeşçe yaşayabileceği ortak geleceğin güvencesi olduğunu belirten Promet, ülkenin demokratik ve bağımsız yapısını güçlendirme kararlılığını dile getirdi.
Cumhuriyet’in temelinde eşitlik, özgürlük ve kardeşlik anlayışının bulunduğuna dikkat çeken Promet, vatandaşların kökeni, dili, dini, inancı veya cinsiyeti ne olursa olsun eşit ve onurlu bireyler olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etti. Farklılıkların toplumsal zenginlik olarak görülmesi ve ortak değerler etrafında birlik duygusunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Promet, Cumhuriyet’in kazanımlarına sahip çıkmayı sürdüreceklerini kaydetti.
Promet, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyetimizin 103. yılını kutladığımız bu anlamlı günde, 29 Ekim 1923’te büyük fedakârlıklar, emsalsiz bir mücadele, azim ve kararlılıkla kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin, ikinci yüzyılında da güçlü, bağımsız ve demokratik bir ülke olma hedefinden asla vazgeçmeyeceğimize olan inancımızı yineliyoruz.
Cumhuriyet, bütün vatandaşlarımızın eşit haklarla, özgürce ve kardeşçe yaşadığı ortak geleceğimizin güvencesidir. Kökeni, dili, dini, inancı ve cinsiyeti ne olursa olsun her vatandaşımız bu ülkenin eşit ve onurlu bir ferdidir. Farklılıklarımızı zenginlik kabul eden, ortak değerlerimiz etrafında birliğimizi güçlendiren bu anlayışa kararlılıkla sahip çıkıyoruz.
Cumhuriyetimizin bize kazandırdığı en kıymetli miraslardan biri, özgürlük ve demokrasi mücadelesidir. Bugün dünyada zulme, işgale ve insanlık dışı uygulamalara karşı direnen tüm mazlum ve mağdur halklar için Türkiye’nin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi bir ilham kaynağıdır.”
Dünyanın farklı bölgelerinde özgürlükleri ve onurları için mücadele eden halkların yanında olduklarını belirten Promet, zulme ve haksızlığa karşı durmanın tarihî ve insani bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Açıklamasında Filistin’de yaşananlara da değinen Promet, İsrail’in Filistin halkına yönelik politikalarına tepki göstererek uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.
Promet, mesajının devamında şu ifadelere yer verdi:
“Milletimizin bağımsızlık mücadelesinden aldığımız güçle, dünyanın her yerinde özgürlüğü ve onuru için mücadele eden mazlum ve mağdur halkların yanında yer alıyoruz. Zulme, işgale ve haksızlığa karşı durmak, tarihimizin ve değerlerimizin bizlere yüklediği insani bir sorumluluktur. Filistin halkına yönelik soykırım, işgal ve zulüm politikalarını sürdüren İsrail’i bir kez daha güçlü bir şekilde telin ediyoruz. Çocukların, kadınların ve sivillerin yaşam hakkını hiçe sayan bu vahşet karşısında uluslararası toplumu somut adımlar atmaya, Filistin halkının haklarını korumaya ve adaletin sağlanması için sorumluluk üstlenmeye çağırıyoruz.”
HAK-İŞ’in çalışma hayatına ilişkin hedeflerine de değinen Promet, emekçilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelire ulaşması, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, güvenceli istihdamın yaygınlaştırılması ve adil çalışma koşullarının oluşturulması için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti.
Türkiye’nin tarihî birikimi, üretim gücü ve insan kaynağıyla karşılaştığı sorunları aşabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Promet, ülkenin bağımsızlığını güçlendiren ve kalkınmasına katkı sağlayan çalışmaları desteklediklerini kaydetti.
Promet, açıklamasında çalışma hayatı ve ülkenin geleceğine ilişkin değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü:
“HAK-İŞ olarak, çalışanların insanca yaşayabilecekleri bir gelire kavuşması, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, güvenceli istihdamın yaygınlaştırılması ve adil bir çalışma hayatının oluşturulması için mücadelemizi sürdürüyoruz. Ülkemize, milletimize ve Türkiye’nin geleceğine güveniyoruz. Türkiye, tarihi birikimi, üretim gücü ve insan kaynağıyla karşılaştığı sorunları aşabilecek imkâna ve iradeye sahiptir. Ülkemizin bağımsızlığını güçlendiren, kalkınmasını hızlandıran, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olmasına katkı sunan çabaları destekliyoruz.(Haber Merkezi)





