Disk/Emekli-Sen Edirne Şubesi, “Hayat Pahalılığı, Zamlar ve Emeklilerin Talepleri " konulu basın açıklaması gerçekleştirdi. Emeklilerin aldığı maaş ile artık geçinemediği ve emekli maaşlarına yapılan zamların yetersiz kaldığı belirtildi. Disk/Emekli-Sen Edirne Şubesi Mali Sekreteri Ekrem Kaya, “Bu Ülkenin tüm zenginliklerini ve değerlerini üreten emekliler olarak sahte müjdelere ve vaatlere kanmıyoruz. Bizleri sığdırmaya çalıştığınız kalıplara sığmıyoruz. Bizlere dayattığınız yaşam koşullarına boyun eğmiyoruz. Ne verdiğiniz emekli aylıklarını, ne aylıklarımıza yaptığınız zam oranını, ne de dini bayramlarda verdiğiniz ikramiye rakamlarını asla kabul etmiyoruz” dedi.
Disk/Emekli-Sen Edirne Şubesi, Saraçlar Caddesi’nde bulunan PTT Binası önünde “Hayat Pahalılığı, Zamlar ve Emeklilerin Talepleri " sloganı ile basın açıklamasında bulundu. Sendika adına konuşma gerçekleştiren Kaya, “İktidarın kontrolündeki TÜİK’in açıkladığı takla attırılmış ısmarlama enflasyon oranına göre biz emeklilere reva görülen % 37,57 zam oranına Sn. Cumhurbaşkanı’nın lütfu ile 5 puan daha eklenerek yüzde 42.6 oranında zam yapılacağı açıklandı. Gelen tepkiler neticesinde yeniden bir ayarlama yapılarak bu sefer % 49.25 zam yapılacağı açıklandı. Peki, bu zam oranı yeterli mi? Asla kabul etmiyoruz. Farklı kurumların (TÜİK, ENAG, İTO) ayrı ayrı farklı enflasyon oranları açıklamış olsa da çarşıda pazarda gerçek enflasyonun yüzde 300’lerin üstünde olduğunu biliyoruz. Her sabah yeni zamlarla ve yeni vergilerle tanıştığımıza hepimiz şahit oluyoruz. Peki aldığımız zamlar daha cebimize girmeden bizlerden kat kat fazlası ile geri alındığına göre, yapılacak zam oranının ne önemi var? Bir yandan açlık ve yoksulluk sınırının altındaki rakamlarla geçinmemizi tavsiye ederken, diğer yandan bizlere ekonomi dersi vermekten vazgeçmiyorlar. Bizlere ekonomi dersi vermek istiyorsanız, her ay gerçek enflasyon oranına göre maaş artışı yaparak insanca yaşamamıza olanak tanıyınız. Bu Ülkenin gerçek ekonomistleri olarak On bin lira ile bir ay geçinmeyi başaran emekliler müracaat edecek olsa Guinness rekorlar kitabına girmeye hak kazanır. 2002 yılında asgari ücretin yüzde 60 fazlası olan en düşük emekli aylığı bu gün asgari ücretin yüzde 42 eksiğidir. Yani 2002 yılındaki orana göre bu gün en düşük emekli aylığı 27000 lira olacaktı. Bizi kıskanan batı ülkelerinde olduğu gibi 4 çalışan bir emekliyi finanse ediyor olsaydı yine en düşük emekli aylığı 27600 lira olacaktı.” İfadelerinde bulundu.
“EMEKLİ, DEVLETİN AYNADAKİ KENDİ GÖRÜNTÜSÜDÜR”
Disk/Emekli-Sen Edirne Şube Sekreteri Ayşe Çotuk Taş, konuşma sırasında emeklilerin taleplerini dile getirdi. Taş, “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; Emekli, Devletin Aynadaki Kendi Görüntüsüdür.”sözleri ile emekli ve hak sahiplerinin menfaatlerinin korunabilmesi için bütün emekli sendikalarının ve kuruluşlarının bir çatı altında toplanarak parçalı mücadelelerini ortak direnişe dönüştürmesi gerektiği gerçeğini vurguladı. Emeklilerin talepleri şu şekilde ifade edildi:
“ Emeklilerin sendikalaşmalarının önündeki yasal engeller kaldırılmalı. Toplu sözleşmeli Sendikal hakkımızı istiyoruz. Sorunlarımızın çözümünde görüşmelere katılmak ve söz ve karar sahibi olmak istiyoruz. Biz de dünya emeklileri gibi insan onuruna yaraşır ücret ve sosyal haklar istiyoruz. Muayene ve İlaç katkı payları kaldırılmalı, tüm ilaçlar reçete kapsamına alınmalı ve tüm sağlık hizmetleri devlet tarafından ücretsiz karşılanmalı. Emeklilerin ve hak sahiplerinin ulaşım, barınma, elektrik, doğalgaz, su ve İletişim ihtiyaçları indirimli sağlanmalı. Farklı zamanlarda aynı koşullarla emekli olanların mağduriyetleri intibak yasası ile giderilmeli. En düşük emekli aylığının asgari ücretle eşitlenmesini ve asgari ücretin en az gerçek açlık sınırının üstünde olmasını istiyoruz. Dini bayramlarda yılda iki kez verilen bayram ikramiyelerinin en az asgari ücret kadar olmasını istiyoruz. Emekli olabilme koşulları eski haline getirilmeli, Emekli aylıkları altı ayda bir değil her ay gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak artırılmalı, sadece enflasyon oranları değil, milli hasıladan da pay verilmelidir.” (Haber: Mehmet Efecan HIDIROĞLU)





