1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Atatürk Bulvarı'nda bir araya gelen konfederasyon ve sendika üyeleri, Saraçlar Caddesi'ne kadar hep beraber yürüdü. Saraçlar caddesinde kurulan platforma çıkan sendika üyelerinin temsilcileri 1 Mayıs gününü kutladı Saygı duruşunda bulunulmasının ardından açıklama yapan TÜRK-İŞ Edirne Temsilcisi Zeki Şişko, 1 Mayıs’ın emekçilerin günü odluğunu dile getrdi.
Dünyanın büyük bir bölümünde emekçilerin, 1 Mayıs'ı daha da ağırlaşan sorunlarla mücadele ederek karşıladığını ifade eden Şişko, "Yaşanan şartlar altında tek çare sendikal örgütlenmedir. Kayıt dışı, kuralsız çalışan motorlu kuryelerden, merdiven altı imalathanelerde üretim yapan tekstil işçilerine kadar farklı işkollarındaki tüm güvencesiz işçiler sendikal örgütlenmenin koruyucu şemsiyesi altına alınmalıdır." diye konuştu.
“EMEKÇİLERİN GEÇİNME ŞARTLARI DAHA DA KÖTÜLEŞTİ”
Her üründe fiyat artışı olduğunu dile getiren şişko, “Temel harcamalarımız arasında yer alan her türlü kalemde Yüksek fiyat artışları yaşandı. Yani enflasyon canavarı yine hortladı. Dar ve sabit gelirli milyonlarca emekçinin en büyük düşmanlarından biri olan bu canavar hayatlarımıza adeta bir karabasan gibi çöktü. Bunun sorumlusu emeğiyle geçinmeye çalışan milyonlarca emekçi değil. Emekçilerin reel ücretleri hızla eridi. Satın alma gücü gerileyen emekçilerin geçinme şartları daha da kötüleşti. Emekçiler sadece ve sadece hayatta kalabilmek için çaba gösterir hale geldi. Resmi verilere bakılırsa yıllık enflasyon yüzde 61 Biz günlük hayatımızda ödediğimiz fiyatları biliyoruz. Elimize geçen gelirin büyük bölümü temel harcamalara gidiyor ve yetmiyor. Son aylarda daha da artan zam dalgası ve ödediğimiz yüksek faturalar nedeniyle, toplu sözleşmeyle elde ettiğimiz ücret artışları da maalesef anlamını yitirdi. Ücretlerdeki aşınmanın en kısa sürede önlenmesi gerekiyor.” Şeklinde konuştu.
‘ASGARİ ÜCRETİN ARTIRILMASI GEREKİYOR’
Asgari ücretin arttırılması gerektiğini dile getiren Şişko, “Yaşanan şartlar altında tek çare sendikal örgütlenmedir. “Kayıt dışı, kuralsız çalışan motorlu kuryelerden, merdiven altı imalathanelerde üretim yapan tekstil işçilerine kadar farklı işkollarındaki tüm güvencesiz işçiler sendikal örgütlenmenin koruyucu şemsiyesi altına alınmalıdır. Dünyanın büyük bir bölümünde emekçiler, 1 Mayıs'ı daha da ağırlaşan sorunlarla mücadele ederek karşılamaktadır. Yurdumuzda da durum çok farklı olmadı. Bir yandan işsizlik tehdidi diğer yandan geçim sıkıntısıyla emekçiler bu 1 Mayıs'ı kutluyor. Taşeron sorununun sonlandırılması, geçici işçilerin daimi kadroya alınması, işçi hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi, ücretlerin satın alma gücünün korunması, asgari ücretin artırılması, vergide adalet sağlanması, çalışma mevzuatının iyileştirilmesi ve benzeri birçok alanda hep birlikte mücadele ediyoruz. Ekonomik ve sendikal sorunlarımızın yanında siyasal ve hukuksal sorunlarla da karşı karşıyayız. Meclisimiz tarafından onanan uluslararası bir antlaşma olan İstanbul sözleşmesinin gece yarısı kararnamesiyle yürürlükten kaldırılması kabul edilemez. Her gür! yaşanan kadın cinayetleri ve tacizlerine yenilerinin eklenmemesi için İstanbul sözleşmesinin bir an önce yeniden yürürlüğe konması talebimizdir. Ekoloji ve çevre katliamlarına son verilsin. Doğaya zarar veren, toplumun zengin kesimine yeni rant alanları açan kanal İstanbul’gibi ‘çılgın projeler’ yerine bilimsel veriler ve akademik teknik ışığında toplum yararına rantsız kamu yatırımlar yapılmasını savunuyoruz. Şeklinde konuştu.
Basın açıklanmasa okunmasından sonra 1 Mayıs gün, halay çekerek kutlandı. (Haber- Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
Dünyanın büyük bir bölümünde emekçilerin, 1 Mayıs'ı daha da ağırlaşan sorunlarla mücadele ederek karşıladığını ifade eden Şişko, "Yaşanan şartlar altında tek çare sendikal örgütlenmedir. Kayıt dışı, kuralsız çalışan motorlu kuryelerden, merdiven altı imalathanelerde üretim yapan tekstil işçilerine kadar farklı işkollarındaki tüm güvencesiz işçiler sendikal örgütlenmenin koruyucu şemsiyesi altına alınmalıdır." diye konuştu.
“EMEKÇİLERİN GEÇİNME ŞARTLARI DAHA DA KÖTÜLEŞTİ”
Her üründe fiyat artışı olduğunu dile getiren şişko, “Temel harcamalarımız arasında yer alan her türlü kalemde Yüksek fiyat artışları yaşandı. Yani enflasyon canavarı yine hortladı. Dar ve sabit gelirli milyonlarca emekçinin en büyük düşmanlarından biri olan bu canavar hayatlarımıza adeta bir karabasan gibi çöktü. Bunun sorumlusu emeğiyle geçinmeye çalışan milyonlarca emekçi değil. Emekçilerin reel ücretleri hızla eridi. Satın alma gücü gerileyen emekçilerin geçinme şartları daha da kötüleşti. Emekçiler sadece ve sadece hayatta kalabilmek için çaba gösterir hale geldi. Resmi verilere bakılırsa yıllık enflasyon yüzde 61 Biz günlük hayatımızda ödediğimiz fiyatları biliyoruz. Elimize geçen gelirin büyük bölümü temel harcamalara gidiyor ve yetmiyor. Son aylarda daha da artan zam dalgası ve ödediğimiz yüksek faturalar nedeniyle, toplu sözleşmeyle elde ettiğimiz ücret artışları da maalesef anlamını yitirdi. Ücretlerdeki aşınmanın en kısa sürede önlenmesi gerekiyor.” Şeklinde konuştu.
‘ASGARİ ÜCRETİN ARTIRILMASI GEREKİYOR’
Asgari ücretin arttırılması gerektiğini dile getiren Şişko, “Yaşanan şartlar altında tek çare sendikal örgütlenmedir. “Kayıt dışı, kuralsız çalışan motorlu kuryelerden, merdiven altı imalathanelerde üretim yapan tekstil işçilerine kadar farklı işkollarındaki tüm güvencesiz işçiler sendikal örgütlenmenin koruyucu şemsiyesi altına alınmalıdır. Dünyanın büyük bir bölümünde emekçiler, 1 Mayıs'ı daha da ağırlaşan sorunlarla mücadele ederek karşılamaktadır. Yurdumuzda da durum çok farklı olmadı. Bir yandan işsizlik tehdidi diğer yandan geçim sıkıntısıyla emekçiler bu 1 Mayıs'ı kutluyor. Taşeron sorununun sonlandırılması, geçici işçilerin daimi kadroya alınması, işçi hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi, ücretlerin satın alma gücünün korunması, asgari ücretin artırılması, vergide adalet sağlanması, çalışma mevzuatının iyileştirilmesi ve benzeri birçok alanda hep birlikte mücadele ediyoruz. Ekonomik ve sendikal sorunlarımızın yanında siyasal ve hukuksal sorunlarla da karşı karşıyayız. Meclisimiz tarafından onanan uluslararası bir antlaşma olan İstanbul sözleşmesinin gece yarısı kararnamesiyle yürürlükten kaldırılması kabul edilemez. Her gür! yaşanan kadın cinayetleri ve tacizlerine yenilerinin eklenmemesi için İstanbul sözleşmesinin bir an önce yeniden yürürlüğe konması talebimizdir. Ekoloji ve çevre katliamlarına son verilsin. Doğaya zarar veren, toplumun zengin kesimine yeni rant alanları açan kanal İstanbul’gibi ‘çılgın projeler’ yerine bilimsel veriler ve akademik teknik ışığında toplum yararına rantsız kamu yatırımlar yapılmasını savunuyoruz. Şeklinde konuştu.
Basın açıklanmasa okunmasından sonra 1 Mayıs gün, halay çekerek kutlandı. (Haber- Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





