Haber: Birol Çakan
1-7 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek 658’nci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri için geri sayım sürerken eski bir Balkan geleneği olan ve lezzetiyle efsane tatlar arasında yer alan kuzu çevirme, Sarayiçi'ndeki yerini aldı.
Edirne'nin en meşhur çevirmecilerinden olan ve ünü sadece Edirne ile sınırlı kalmayıp Türkiye'nin birçok şehrinin yanı sıra Bulgaristan ve Yunanistan'da da tanınan Sakız Recai lakaplı Recai Jalil, her yıl olduğu gibi bu yıl da Sarayiçi'nde stant açtı.
Adı neredeyse Kırkpınar'la ve güreşlerin yapıldığı Sarayiçi'yle özdeşleşen kuzu çevirme geleneği, Recai Jalil tarafından bu yıl da devam ettirilirken, müşterilere de efsane lezzet sunuyor. Jalil, geçmişte ağaların misafirlerine kuzu çevirmeler eşliğinde ziyafetler verdiğini belirtiyor.
Birçok efsane güreşçinin de Kırkpınar'lara kuzu çevirme yiyerek hazırlandığını kaydeden Jalil, bazı pehlivanların bir oturuşta bir kuzuyu tek başına yediklerini de hatırlatarak, “'Eskiden Sarayiçi'nde 30'a yakın çevirmeci olurdu. Üstelik o zaman sadece güreşler boyunca, yani bir hafta açık kalırdık. Şimdi bu süremiz uzamasına rağmen giderek azaldık ve şu an gördüğünüz gibi bir tek ben kaldım” dedi.
“ÇEVİRME ELLE YENİR”
Çevirmeciliğe küçük yaşlarda, Sarayiçi'nin büyülü atmosferini soluyarak başladığını da ifade eden Jalil, çevirmenin eski bir gelenek olduğu kadar, çevirme yemenin de kuralları olduğunu belirterek, “Çevirme elle yenir, yiyen insanın ağzı ve bilekleri yağlanmazsa çevirmenin tadını alamaz. Şimdi yeni nesil çatalla, bıçakla yemeye çalışıyor. Oysa eski adamlar parçalatmazdı bile kuzuyu elleriyle parçalarlardı” diyor.
Çevirmenin en baştan itibaren zorlu bir süreçten geçtiğini ancak kendisinin bundan büyük keyif aldığını belirten Jalil, şunları söyledi:
“4-5 aylık kuzulardan yaparız çevirmeyi ve en az 4 saat kuzu közün üstünde kalır. Trakya'nın hayvanı başka oluyor, kıvırcık kuzu ve Malta oğlağından çevirmeyi yapıyoruz. Çünkü merinos gibi diğer cinsler yağlı olur, kart olur.”
1-7 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek 658’nci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri için geri sayım sürerken eski bir Balkan geleneği olan ve lezzetiyle efsane tatlar arasında yer alan kuzu çevirme, Sarayiçi'ndeki yerini aldı.
Edirne'nin en meşhur çevirmecilerinden olan ve ünü sadece Edirne ile sınırlı kalmayıp Türkiye'nin birçok şehrinin yanı sıra Bulgaristan ve Yunanistan'da da tanınan Sakız Recai lakaplı Recai Jalil, her yıl olduğu gibi bu yıl da Sarayiçi'nde stant açtı.
Adı neredeyse Kırkpınar'la ve güreşlerin yapıldığı Sarayiçi'yle özdeşleşen kuzu çevirme geleneği, Recai Jalil tarafından bu yıl da devam ettirilirken, müşterilere de efsane lezzet sunuyor. Jalil, geçmişte ağaların misafirlerine kuzu çevirmeler eşliğinde ziyafetler verdiğini belirtiyor.
Birçok efsane güreşçinin de Kırkpınar'lara kuzu çevirme yiyerek hazırlandığını kaydeden Jalil, bazı pehlivanların bir oturuşta bir kuzuyu tek başına yediklerini de hatırlatarak, “'Eskiden Sarayiçi'nde 30'a yakın çevirmeci olurdu. Üstelik o zaman sadece güreşler boyunca, yani bir hafta açık kalırdık. Şimdi bu süremiz uzamasına rağmen giderek azaldık ve şu an gördüğünüz gibi bir tek ben kaldım” dedi.
“ÇEVİRME ELLE YENİR”
Çevirmeciliğe küçük yaşlarda, Sarayiçi'nin büyülü atmosferini soluyarak başladığını da ifade eden Jalil, çevirmenin eski bir gelenek olduğu kadar, çevirme yemenin de kuralları olduğunu belirterek, “Çevirme elle yenir, yiyen insanın ağzı ve bilekleri yağlanmazsa çevirmenin tadını alamaz. Şimdi yeni nesil çatalla, bıçakla yemeye çalışıyor. Oysa eski adamlar parçalatmazdı bile kuzuyu elleriyle parçalarlardı” diyor.
Çevirmenin en baştan itibaren zorlu bir süreçten geçtiğini ancak kendisinin bundan büyük keyif aldığını belirten Jalil, şunları söyledi:
“4-5 aylık kuzulardan yaparız çevirmeyi ve en az 4 saat kuzu közün üstünde kalır. Trakya'nın hayvanı başka oluyor, kıvırcık kuzu ve Malta oğlağından çevirmeyi yapıyoruz. Çünkü merinos gibi diğer cinsler yağlı olur, kart olur.”





