Edirne’nin unutulmaya yüz tutan yöresel lezzetlerinden Ağa Pilavı, Kayseri Gastronomi Festivali’nde düzenlenen workshopla tanıtıldı. Bulgur, arpa ve pirincin aynı tencerede buluştuğu tarihi yemek, katılımcılardan ilgi gördü. Edirneli aşçılar, kentin köklü mutfak kültürünü Kayseri’ye taşıdı.
Edirne’nin zengin mutfak mirasını Türkiye’nin farklı şehirlerinde tanıtma çalışmaları sürüyor. Bu kapsamda kentin geçmişten günümüze ulaşan yöresel yemeklerinden Ağa Pilavı, Kayseri Gastronomi Festivali’nde gastronomi tutkunlarıyla buluştu.
Gastro Kayseri Derneği’nin daveti üzerine festivale katılan Edirne İl Özel İdaresi Gastronomi Kafe ve Akademisi ustaları ile Edirne Tüm Aşçılar Derneği temsilcileri, Ağa Pilavı’nın hazırlanışını uygulamalı olarak anlattı. Edirne İl Özel İdaresi Gastronomi Kafe ve Akademisi ustaları Serdar Yanya ve Aziz Pıtır ile Edirne Tüm Aşçılar Derneği Başkanı İsmail Ergin ve Yakup Kartal’ın katıldığı workshop, festivalin dikkat çeken etkinlikleri arasında yer aldı.
Bulgur, arpa ve pirincin aynı tencerede kavrulmasıyla hazırlanan Ağa Pilavı, Kayserili katılımcıların ilgisini çekti. Edirneli ustaların hazırlık aşamalarını anlattığı etkinlikte, yemeğin pişirme yöntemi ve geçmişi hakkında da bilgi verildi.
Tadımın ardından katılımcılar, Edirne’ye özgü bu geleneksel lezzeti yakından tanıma fırsatı buldu. Ağa Pilavı, yalnızca yöresel bir yemek olarak değil, Edirne’nin geçmişten günümüze taşınan mutfak kültürünün bir parçası olarak da tanıtıldı.
Edirne Tüm Aşçılar Derneği Başkanı İsmail Ergin, Ağa Pilavı’nın 1992 yılında ortaya çıkan bir tarif olmadığını, geçmişi çok daha eskilere dayanan bir yemek olduğunu belirtti. Zamanla unutulmaya yüz tutan lezzetin, 1992 yılında düzenlenen Kırkpınar Yöresel Yemek Yarışması sayesinde yeniden gündeme geldiğini ifade eden Ergin, yarışmada Edirneli bir ev hanımının hazırladığı Ağa Pilavı’nın dereceye girdiğini söyledi.
Ergin, süreci şu sözlerle anlattı:
“1992 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Edirne Valiliği ve İl Kültür Müdürlüğü tarafından Kırkpınar’ı tanıtmak amacıyla düzenlenen Kırkpınar Yöresel Yemek Yarışması’nda, Edirneli bir ev hanımımızın hazırladığı Ağa Pilavı dereceye girmiştir. Bu yemek o tarihte ortaya çıkmış bir tarif değildir. Geçmişi çok daha eskilere dayanan, ancak zaman içerisinde unutulmaya yüz tutmuş önemli bir Edirne lezzetidir. Yarışma kayıtlarından yeniden gün yüzüne çıkarılan bu kıymetli tarif, ‘Topraktan Sofraya Edirne’ kitabına kazandırılmıştır. Bizler de bugün bu kültürel mirası Türkiye’nin farklı şehirlerinde tanıtmaya devam ediyoruz.”
Kayseri’de Ağa Pilavı’na gösterilen ilgiden memnuniyet duyduğunu belirten Ergin, yöresel yemeklerin tanıtımında tariflerin yanı sıra tarihçelerinin ve kültürel değerlerinin de aktarılmasının önemli olduğunu vurguladı.
Bulgur, arpa ve pirincin aynı tencerede kavrulmasının katılımcılarda şaşkınlık yarattığını ifade eden Ergin, “Kayseri’de bulgurun, arpanın ve pirincin aynı tencerede kavrulması büyük şaşkınlık yarattı. Katılımcılar hazırlanışını hayranlıkla izledi ve lezzetini çok beğendi. Bizim için asıl önemli olan, unutulmaya yüz tutmuş bir yemeğin yeniden sofralara dönmesidir. Biz sadece yemek yapmıyoruz; Edirne’nin tarihini, kültürünü ve mutfak hafızasını yaşatıyoruz” dedi.
Gastro Kayseri Derneği Başkanı Osman Taştan’a daveti ve misafirperverliği dolayısıyla teşekkür eden Ergin, Edirne’nin yöresel lezzetlerini tanıtma çalışmalarının devam edeceğini kaydetti.
Gastronominin şehirlerin tarihini ve kimliğini yansıtan önemli değerlerden biri olduğuna dikkat çeken Ergin, Edirne’nin farklı yöresel yemeklerini de Türkiye’nin çeşitli kentlerinde tanıtmayı hedeflediklerini belirterek, “Bir şehrin gastronomisini tanıtmak, yalnızca yemeklerini sunmak değildir. O yemeklerin geçmişini, hikâyesini ve kültürel değerlerini de anlatmaktır. Edirne’nin unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerini yeniden gün yüzüne çıkarmak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmaya devam edeceğiz. Bugün Kayseri’de Ağa Pilavı’nı anlattık, yarın başka bir şehirde Edirne’nin farklı bir lezzetini tanıtacağız. Çünkü Edirne’nin her yemeğinde bir tarih, her tarifinde bir kültür ve her sofrasında büyük bir emek vardır” ifadelerini kullandı.(Hasan Yiğit KONAKLILAR)





