Edirne Balkan Türkleri Federasyonu üyeleri, 1821 yılında Mora Yarımadası’nda yaşanan olaylarda hayatını kaybeden Müslüman Türkleri anmak amacıyla Yunanistan Konsolosluğu önünde bir araya geldi. Programda konsolosluk önüne siyah çelenk bırakılırken, katılımcılar ellerinde taşıdıkları dövizlerle yaşananların unutulmaması çağrısında bulundu.
Edirne’de düzenlenen anma programına Balkan Türkleri federasyonu üyelerinin yanı sıra çevre illerden gelen sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı. Yunanistan Konsolosluğu önünde gerçekleştirilen programda, 1821 Mora Katliamı sırasında hayatını kaybedenler için anma yapıldı.
Etkinlik kapsamında konsolosluk binası önüne siyah çelenk bırakıldı. Ardından katılımcılar, üzerinde “205 yıllık acı Mora Katliamı unutmadık, unutturmayacağız” ifadelerinin yer aldığı dövizlerle basın açıklamasının yapılacağı alana geçti.
Programda konuşan Babaeski Balkan Türkleri Dayanışma Derneği Kültür ve Sanat Oluşum Başkanı Mehmet Kamar, 205 yıl önce Mora Yarımadası’nda yaşanan olayların ve özellikle Tripoliçe’nin düşmesinin ardından hayatını kaybeden insanların hatırasını yaşatmak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.
1821’in Mora’da büyük bir isyanın başladığı yıl olduğunu belirten Kamar, çatışmalar, kuşatmalar, saldırılar ve intikam duygularının kısa sürede büyük bir insanlık dramına dönüştüğünü ifade etti.
Tripoliçe’nin 23 Eylül 1821’de Yunan isyancıların eline geçmesinin ardından kentte yaşayan Müslüman ve Yahudilerin ağır bir şiddet dalgasıyla karşı karşıya kaldığını savunan Kamar, kadın, çocuk ve yaşlıların da olaylardan etkilendiğini dile getirdi.
Tarihi kaynaklarda katliamın boyutlarına ilişkin farklı rakamların bulunduğunu belirten Kamar, olayın büyük çaplı bir sivil kıyım olduğu görüşünün çeşitli tarihsel kaynaklarda yer aldığını söyledi.
Kamar, anma programının herhangi bir topluluğu diğerinden üstün görme amacı taşımadığını vurgulayarak, geçmişte yaşanan acıların bütün yönleriyle hatırlanması gerektiğini ifade etti.
Tarihin yalnızca devletler, ordular ve komutanlardan ibaret olmadığını belirten Kamar, savaş ve çatışmalarda hayatını kaybeden sivillerin de tarih içerisinde hatırlanması gerektiğini söyledi. Mora’da öldürülen insanların geride ailelerini, yarım kalmış hayatlarını ve hatıralarını bıraktığını dile getiren Kamar, bölgeden zorunlu olarak göç eden insanların yaşadıklarının da bu tarihsel sürecin bir parçası olduğunu kaydetti.
Tripoliçe’de yaşananları anmanın amacının geçmişteki acılardan yeni düşmanlıklar üretmek olmadığını belirten Kamar, savaş ve intikam duygusunun insanları nasıl büyük felaketlere sürükleyebildiğinin görülmesi gerektiğini ifade etti.
Kamar, konuşmasında, “Bizim sözümüz unutmaya karşıdır” diyerek sivillerin savaşların hedefi haline gelmemesi gerektiğini söyledi. Çocukların, kadınların ve yaşlıların çatışmalardan korunmasının önemine dikkat çeken Kamar, insanların milliyet, din veya mezhep üzerinden değersizleştirilmesine karşı olduklarını dile getirdi.
Geçmişin acı sayfalarının geleceğe kin taşımak amacıyla değil, benzer olayların yeniden yaşanmaması için hatırlanması gerektiğini belirten Kamar, “Unutmayacağız. Ama nefret etmek için değil; hatırlamak, anlamak ve bir daha yaşatmamak için unutmayacağız” ifadelerini kullandı.
Kamar, açıklamasının sonunda Yunanistan makamlarına da tarihte yaşanan bu olaylarla yüzleşme çağrısında bulundu.
Edirne Balkan Türkleri Federasyonu ve bağlı dernekler adına konuşan Balkan/Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Sekreteri İsmail Kocaköse ise 1821 yılının Eylül ve Ekim aylarında Mora’da yaşanan olayların Yunanistan tarihinin tartışmalı ve acı dönemlerinden biri olduğunu savundu.
Tarihi olayların kabul edilmemesinin veya yok sayılmasının yaşananları ortadan kaldırmayacağını ifade eden Kocaköse, Mora’da çok sayıda Türk sivilin hayatını kaybettiğini öne sürdü.
Kocaköse, konuşmasında Tripoliçe’de yaşanan katliama ve bölgedeki Türk mezarlıklarına yönelik saldırı iddialarına değinirken, dönemin Yunan isyancı liderlerinden Theodoros Kolokotronis’e atfedilen ifadeleri de gündeme getirdi.
Mora’da yaşananların yanı sıra Anadolu’da yaşanan 1922 sürecine de değinen Kocaköse, tarihsel olayların toplumların hafızasında önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Geçmişte yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini belirten Kocaköse, bunların gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.
Konuşmasının devamında Batı Trakya’daki Türk toplumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kocaköse, Yunanistan’daki Türk okulları, vakıf malları ve sivil toplum kuruluşlarının statüsüne yönelik eleştirilerde bulundu.
Kocaköse, Türkiye’de Rum okullarının açılmasına karşılık Batı Trakya’daki Türk okullarının kapatılmasının doğru olmadığını savundu. Yunanistan’daki Türk vakıf mallarının yönetimine ilişkin uygulamaları da eleştiren Kocaköse, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2008 yılında Batı Trakya’daki Türk sivil toplum kuruluşlarının isimlerine ilişkin verdiği kararın uygulanmasını istedi.
Konuşmasının sonunda Kocaköse, Mora’da yaşanan olayların unutulmaması gerektiğini belirterek, “Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” mesajını verdi.
Anma programı, yapılan basın açıklamasının ardından herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan sona erdi.(Haber: Alp Togan BOLU)





