8 Nisan Dünya Romanlar Günü olarak belirlenerek resmi gazetede yayınlanmasının ardından Meriç nehri kıyısında düzenlenen etkinliğe Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, AK Parti Edirne İl Başkan Yardımcısı Rasim Özgün, Demokrat Parti Edirne İl Başkanı İbrahim Özyılmaz ve roman vatandaşlar katıldı.
“BİZ YARATILANI YARATANDAN ÖTÜRÜ SEVEN BİR MİLLETİN, BİR ANLAYIŞIN MENSUPLARIYIZ”
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne’nin kendini roman olarak ifade eden vatandaşların nüfusa oranla en yoğun yaşadığı illerden birisi olduğunu söyledi.
Başkan Gürkan, “8 Nisan Dünya Romanlar Günü bütün roman kardeşlerimizin gününü kutluyorum. Tabi ki Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyetinde hepimiz büyük Türk milletinin birer ferdiyiz. İnsanların hepsi kendini bir etnik kökene ait hissedebilir, o etnik kökene mesuliyet hissedebilir. Bu doğal ve yadırganacak bir durum değildir. Ama sonuç itibari ile Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan herkes zengini, fakiri, eğitimlisi, eğitimsizi bu büyük milletin bir parçasıdır ve Türkiye Cumhuriyetinin onurlu, gururlu ve eşit bir yurttaşıdır. “Ne Mutlu Türküm” diyene sözünün en güzel ifadesidir. Edirne kendini roman olarak ifade eden vatandaşlarımızın belki de nüfusa oranla en yoğun yaşadığı illerden birisidir. Arkadaşlarımızın ifadesi ile nüfusumuzun 7’de 1’i yani yaklaşık yüzde 13-15’i roman olduğu söylenmektedir. Bununla ilgili resmi bir çalışma yoktur. Çünkü bu anlamda bir çalışma ırk ayrımcılığına girer ama bir insan kendini ben Roman’ım, ben Kürt’üm, ben Türküm, diye ifade ediyorsa ona da elbette saygımız, hürmetimiz, sevgimiz var. Diğer taraftan baktığımızda biz yaratılanı yaratandan ötürü seven bir milletin, bir anlayışın mensuplarıyız. Hiç kimseyi inancı, teninin rengiyle, diliyle, ırkıyla bugüne kadar ayırmadık. Bundan sonra da bu ayrımcılık asla ve asla olmayacak.” Dedi.
“YÜZDE 23 TÜRKİYE’DE OLMAYAN BİR ORANDIR”
Belediye Başkanı Gürkan, Edirne Belediyesi olarak Türkiye’de en çok roman çalışanın istihdam edildiği kurumun Edirne Belediyesi olduğunu söyledi.
Gürkan, “Belediyemizde ben romanım diyen, kendini roman olarak, ifade eden arkadaşlarımızın çalışanlarımız arasındaki oranı yüzde 23’dür. Bu rakam hiçbir kurum ve kuruluşta Türkiye’de olmayan bir orandır. Yüzde 23 gerçekten nüfusun yüzde 15’ine denk geldiğini söyleyen roman kardeşlerimizin toplum içerisindeki popülâsyonlarından da daha yüksek bir orandır. Biz birlikte mutluyuz. Birlikte doğduk birçok arkadaşımla, birlikte büyüdük, birlikte yaşamaya, birlikte çalışmaya, üretmeye devam ediyoruz. Romanlarda toplumumuzun diğer tüm fertleri gibi büyük Türk milletinin ayrılmaz bir parçasıdır. Vatanına, milletine bağlı Atatürk’ün yolundan vazgeçmeyen eşit yurttaşlarımızdır. Ayrıca roman kardeşlerimin 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nü bir kez daha kutluyorum. Şimdi barış için, özgürlük için, huzur için ve milletimizin sağlığı için çiçeklerimizi Meriç nehrimizin sularına bırakacağız. Herkese sağlıklar diliyoruz.” İfadelerine yer verdi.
Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Şallı, 8 nisan Dünya Romanlar Günü kapsamında günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada anma günlerinin sadece eğlence ile kalmaması gerektiğini belirtti. Şallı, “Roman vatandaşlarımızın sosyal eşitliğe, temel haklar içinde insanca yaşam beklentisi vardır. Dilimizin sesi; ayrımcılıktan uzak, sevginin, kardeşliğin sesi olsun. Tenlerimizin rengi farklı olsa da akan gözyaşlarımızın rengi bir olduğunu unutmamak gerekir. “ dedi.
Şallı, “Yüzyıllar önce Hindistan'ı terk etmek zorunda kalan Romanlar, Hint kast sınıfının en gurubunu oluşturan guruplardan biridir. Tarihin belli aralıkları ile guruplar halinde dünya coğrafyasına dağılmış, göçebe yaşamları, fiziksel görünümleri, kendilerine özgü kişisel özellikleri ile toplumun her zaman ilgi odağı olmuştur. Hindistan kast sınıfı içinde gördükleri dışlanma, bulundukları ülkelerde yaşadıkları toplum ve hatta diğer azınlıklar tarafından derin ayrımcılığa maruz kalmışlardır. Özellikle Batı ülkelerinde; sindirme, baskı, ağır cezalar. Soykırıma uzanan bir geçmişe sahiptir. Avrupa’da dünyanın farklı ülkelerinde bulunan Romanların büyük bir çoğunluğu yoksulluk döngüsü içindedir. Bu durum genel anlamda Türkiye içinde geçerlidir. Yoksulluğun getirdiği olumsuzluklardan kurtulamayan Romanlar, kendilerine yönelik devletin sahiplenmesi gereken sosyal politikalara ihtiyaç duymaktadır. 1990 yılında düzenlenen 4. Uluslararası Roman Kongresi'nde 8 Nisan tarihi "Dünya Romanlar Günü" olarak kabul edilmiştir. Roman yurttaşlarımızın büyük bir çoğunluğu, müzik ve eğlencenin karmaşık düzeninde büyük bir sosyal sorun yumağı olmaya devam etmektedir. Türkiye toplumunun ayrılmaz bir parçası olan Roman yurttaşlar olarak, 2016 yılında Resmi Gazetede yayımlanan Roman Eylem Planının pratikte karşılık bulmasının temel önlemi içindedirler. 8 Nisan Dünya Romanlar günü, sosyo-ekonomik/kültürel farklılığı ile diğer bireyler arasında var olmanın haykırışıdır. Anma günleri sadece eğlence ile kalmamalıdır. Roman yurttaşlarımızın sosyal sorunları çözüme odaklı fikirler geliştirilmeli, tartışılmalıdır. Ülkemizde Roman vatandaşlarımıza yönelik olumlu gayretler olsa da yetersizliğini korumaktadır. Özellikle istihdam içinde yetersizliğimiz sorunların temel kaynağını oluşturmaktadır. Roman vatandaşlarımızın sosyal eşitliğe, temel haklar içinde insanca yaşam beklentisi vardır. Dilimizin sesi; ayrımcılıktan uzak, sevginin, kardeşliğin sesi olsun. Tenlerimizin rengi farklı olsa da akan gözyaşlarımızın rengi bir olduğunu unutmamak gerekir.” Şeklinde konuştu. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)
“BİZ YARATILANI YARATANDAN ÖTÜRÜ SEVEN BİR MİLLETİN, BİR ANLAYIŞIN MENSUPLARIYIZ”
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne’nin kendini roman olarak ifade eden vatandaşların nüfusa oranla en yoğun yaşadığı illerden birisi olduğunu söyledi.
Başkan Gürkan, “8 Nisan Dünya Romanlar Günü bütün roman kardeşlerimizin gününü kutluyorum. Tabi ki Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyetinde hepimiz büyük Türk milletinin birer ferdiyiz. İnsanların hepsi kendini bir etnik kökene ait hissedebilir, o etnik kökene mesuliyet hissedebilir. Bu doğal ve yadırganacak bir durum değildir. Ama sonuç itibari ile Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan herkes zengini, fakiri, eğitimlisi, eğitimsizi bu büyük milletin bir parçasıdır ve Türkiye Cumhuriyetinin onurlu, gururlu ve eşit bir yurttaşıdır. “Ne Mutlu Türküm” diyene sözünün en güzel ifadesidir. Edirne kendini roman olarak ifade eden vatandaşlarımızın belki de nüfusa oranla en yoğun yaşadığı illerden birisidir. Arkadaşlarımızın ifadesi ile nüfusumuzun 7’de 1’i yani yaklaşık yüzde 13-15’i roman olduğu söylenmektedir. Bununla ilgili resmi bir çalışma yoktur. Çünkü bu anlamda bir çalışma ırk ayrımcılığına girer ama bir insan kendini ben Roman’ım, ben Kürt’üm, ben Türküm, diye ifade ediyorsa ona da elbette saygımız, hürmetimiz, sevgimiz var. Diğer taraftan baktığımızda biz yaratılanı yaratandan ötürü seven bir milletin, bir anlayışın mensuplarıyız. Hiç kimseyi inancı, teninin rengiyle, diliyle, ırkıyla bugüne kadar ayırmadık. Bundan sonra da bu ayrımcılık asla ve asla olmayacak.” Dedi.
“YÜZDE 23 TÜRKİYE’DE OLMAYAN BİR ORANDIR”
Belediye Başkanı Gürkan, Edirne Belediyesi olarak Türkiye’de en çok roman çalışanın istihdam edildiği kurumun Edirne Belediyesi olduğunu söyledi.
Gürkan, “Belediyemizde ben romanım diyen, kendini roman olarak, ifade eden arkadaşlarımızın çalışanlarımız arasındaki oranı yüzde 23’dür. Bu rakam hiçbir kurum ve kuruluşta Türkiye’de olmayan bir orandır. Yüzde 23 gerçekten nüfusun yüzde 15’ine denk geldiğini söyleyen roman kardeşlerimizin toplum içerisindeki popülâsyonlarından da daha yüksek bir orandır. Biz birlikte mutluyuz. Birlikte doğduk birçok arkadaşımla, birlikte büyüdük, birlikte yaşamaya, birlikte çalışmaya, üretmeye devam ediyoruz. Romanlarda toplumumuzun diğer tüm fertleri gibi büyük Türk milletinin ayrılmaz bir parçasıdır. Vatanına, milletine bağlı Atatürk’ün yolundan vazgeçmeyen eşit yurttaşlarımızdır. Ayrıca roman kardeşlerimin 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nü bir kez daha kutluyorum. Şimdi barış için, özgürlük için, huzur için ve milletimizin sağlığı için çiçeklerimizi Meriç nehrimizin sularına bırakacağız. Herkese sağlıklar diliyoruz.” İfadelerine yer verdi.
Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Şallı, 8 nisan Dünya Romanlar Günü kapsamında günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada anma günlerinin sadece eğlence ile kalmaması gerektiğini belirtti. Şallı, “Roman vatandaşlarımızın sosyal eşitliğe, temel haklar içinde insanca yaşam beklentisi vardır. Dilimizin sesi; ayrımcılıktan uzak, sevginin, kardeşliğin sesi olsun. Tenlerimizin rengi farklı olsa da akan gözyaşlarımızın rengi bir olduğunu unutmamak gerekir. “ dedi.
Şallı, “Yüzyıllar önce Hindistan'ı terk etmek zorunda kalan Romanlar, Hint kast sınıfının en gurubunu oluşturan guruplardan biridir. Tarihin belli aralıkları ile guruplar halinde dünya coğrafyasına dağılmış, göçebe yaşamları, fiziksel görünümleri, kendilerine özgü kişisel özellikleri ile toplumun her zaman ilgi odağı olmuştur. Hindistan kast sınıfı içinde gördükleri dışlanma, bulundukları ülkelerde yaşadıkları toplum ve hatta diğer azınlıklar tarafından derin ayrımcılığa maruz kalmışlardır. Özellikle Batı ülkelerinde; sindirme, baskı, ağır cezalar. Soykırıma uzanan bir geçmişe sahiptir. Avrupa’da dünyanın farklı ülkelerinde bulunan Romanların büyük bir çoğunluğu yoksulluk döngüsü içindedir. Bu durum genel anlamda Türkiye içinde geçerlidir. Yoksulluğun getirdiği olumsuzluklardan kurtulamayan Romanlar, kendilerine yönelik devletin sahiplenmesi gereken sosyal politikalara ihtiyaç duymaktadır. 1990 yılında düzenlenen 4. Uluslararası Roman Kongresi'nde 8 Nisan tarihi "Dünya Romanlar Günü" olarak kabul edilmiştir. Roman yurttaşlarımızın büyük bir çoğunluğu, müzik ve eğlencenin karmaşık düzeninde büyük bir sosyal sorun yumağı olmaya devam etmektedir. Türkiye toplumunun ayrılmaz bir parçası olan Roman yurttaşlar olarak, 2016 yılında Resmi Gazetede yayımlanan Roman Eylem Planının pratikte karşılık bulmasının temel önlemi içindedirler. 8 Nisan Dünya Romanlar günü, sosyo-ekonomik/kültürel farklılığı ile diğer bireyler arasında var olmanın haykırışıdır. Anma günleri sadece eğlence ile kalmamalıdır. Roman yurttaşlarımızın sosyal sorunları çözüme odaklı fikirler geliştirilmeli, tartışılmalıdır. Ülkemizde Roman vatandaşlarımıza yönelik olumlu gayretler olsa da yetersizliğini korumaktadır. Özellikle istihdam içinde yetersizliğimiz sorunların temel kaynağını oluşturmaktadır. Roman vatandaşlarımızın sosyal eşitliğe, temel haklar içinde insanca yaşam beklentisi vardır. Dilimizin sesi; ayrımcılıktan uzak, sevginin, kardeşliğin sesi olsun. Tenlerimizin rengi farklı olsa da akan gözyaşlarımızın rengi bir olduğunu unutmamak gerekir.” Şeklinde konuştu. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)





