Yaşadıkları şehir hayatından sonra emeklilikle birlikte köy hayatını tercih eden Orhan ve Sevcan Kırım çifti, Lalapaşa’nın Büyünlü Köyü’ne yerleşti. Kurdukları evin bahçesinde sebze ve meyve üreten çift, Edirne’nin meşhur lezzeti olan tava ciğerin vazgeçilmezi olan acı biberi, bahçelerinde yetiştirerek, satışını yapıyorlar. Biberi yetiştirdikten sonra evlerine asarak kurutan çift, tava ciğerin olmazsa olmazı olan acıyı hazır hale getiriyor. Orhan Kırım, "Biber, patlıcan, domates ama ağırlıklı olarak ciğerci biberi ekiyoruz. Tava ciğeri biberi ekiyoruz. Onları aynı zamanda kurutup satıyoruz. Edirne merkezde bizim ticaret işimiz olmadığı için köye gelmeye karar verdik." Dedi.
Köy hayatını tercih eden ve üretim yapma kararı alan Orhan, Sevcan Kırım çifti, hem sağlıklı bir hayat yaşamanın yanı sıra ürettikleri ürünlerden mutlu oluyor.
“ÇOK UĞRAŞ VERİYORUZ”
Büyünlü köyüne yerleşme hikayesini anlatan 59 yaşındaki Orhan Kırım, “Büyünlü köyü doğumluyum. Çiftçilik, bibercilik yapmaktayım. Buraya geliş hikayem ise daha önce bir kavun işimiz vardı. Kavun olmayınca tesadüfen geldik yani. Geldik eşimle burada yaşamaya. Hem doğal ortamda yaşıyoruz hem de biberleri yetiştiriyoruz. O şekilde hayatımızı geçindiriyoruz. Biber, patlıcan, domates ama ağırlıklı olarak ciğerci biberi ekiyoruz. Tava ciğeri biberi ekiyoruz. Onları aynı zamanda kurutup satıyoruz. Edirne merkezde bizim ticaret işimiz olmadığı için köye gelmeye karar verdik. Burada hem doğal ortam hem de kendi ürünümüzü yetiştirmek için karar verdik ve eşimle birlikte buraya yerleştik. Para kazanıyoruz ama çok uğraş veriyoruz. Emek çok.” Şeklinde konuştu.
“TALEP ÇOK FAZLA”
Emekli olduktan sonra köye yerleşme kararı aldıklarını ifade eden Sevcan Kırım da şunları söyledi; “Edirne doğumluyum. Emekli olduktan sonra buraya gelmeye karar verdik. Çok memnunum çünkü doğal ortamda yaşıyorum. Zevk alıyorum işimden. Güzel de kazanıyorum. Bence işim çok zevkli tabi zorlukları da var ama bana zevk veriyor. Öncelikle Mart’ta başlıyorum küçük küçük tohumları seraya ekiyorum. Orada yetiştiriyorum. Onları viyollere taşıyorum. 105 tane bir tabakta oluyor. Onlardan da satıyorum. Talep oluyor çünkü. Acı biber gerçekten çok yenilen bir şey onların ihtiyaçlarına karşılık vermek hoşuma gidiyor. Hatta yetemiyoruz bile. O kadar çok isteyen var ki. Talep çok fazla. Bu işi yapmak hiç aklımdan geçmezdi. Biber ekmesini kayınvalidemden öğrendim. Nasıl ekiliyor diye sormuştum ona. Buraya 15 sene önce geliyorduk hafta sonları piknik amaçlı fakat sonra kısmet oldu taşındık biz buraya. Hatta elektriğim yoktu 11 yıl mum ışığında kalıyordum. Çok zorluydu ama elektriğime kavuştum artık 1 yıl oldu. Ondan sonra hayat benim için daha güzel oldu.” (Haber: Hasan BOYACIOĞLU)





