‘Doğal yaşamı ortadan kaldıracak’

                Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği (EÇGD) tarafından Meriç Nehri kıyısına kum ocağı kapasite artışı ve 4 adet beton santrali kurulumu projesi için Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne itiraz dilekçesi verildi. EÇGD Başkanı Ayten Eren, “Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına zarar verecek, doğal yaşamı ortadan kaldıracak, ÇED sürecinin derhal iptal edilmesini ve acilen sonlandırılmasına karar verilmesini talep ediyoruz.” Dedi.

‘Doğal yaşamı ortadan kaldıracak’

                Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği (EÇGD) tarafından Meriç Nehri kıyısına kum ocağı kapasite artışı ve 4 adet beton santrali kurulumu projesi için Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne itiraz dilekçesi verildi. EÇGD Başkanı Ayten Eren, “Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına zarar verecek, doğal yaşamı ortadan kaldıracak, ÇED sürecinin derhal iptal edilmesini ve acilen sonlandırılmasına karar verilmesini talep ediyoruz.” Dedi.

‘Doğal yaşamı ortadan kaldıracak’
01 Nisan 2021 - 09:37

EÇGD Başkanı Ayten Eren, Edirne Kent Konseyi Başkanı Ziya Gökerküçük ve Sivil Toplum Kuruluşları ve üyeleri katıldı. Meriç Nehri kıyısına kum ocağı kapasite artışı ve 4 adet beton santrali kurulumu projesi itiraz dilekçelerini vermek üzere Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştiren Eren,  Kentin üç değerli nehrinden biri olan, Meriç Nehri kıyısına kurulmak istenen kum çakıl ocağı kapasite artışı ve dört adet beton santrali proje tanıtım dosyası başvurusuna, itirazda bulunmak üzere Sivil Toplum Örgütleri olarak toplandıklarını belirtti.
                EÇGD Başkanı Eren, “Geçmiş 2005 yılında bu sahada ‘Sadece Kum çıkarma ve Yatak Temizleme için’ verilen 1a grubu maden işletme ruhsatı kapsamında basit ve geçici inşaat tesislerine izin verilmişti. 2012 yılında ise bu ruhsat el değiştirmiş, bugün ise çok daha büyük bir alan kullanımı ve devasa, kalıcı yapılaşma  talep edilmektedir. Daha önceki işletmecinin yaptığı ve iş bitiminde kaldırılacağı taahhüt edilen geçici yapıların kaldırılmadığı hatta daha da büyütüldüğü, işi biten kısımların rehabilite çalışmalarının da yapılmadığı bilinmektedir.  Söz konusu ruhsat sahası, konum olarak şehir merkezinde tarihi, turistik ve doğal güzellikleriyle ender bulunan bir alandadır. Bakanlığın Çevre Düzeni Planı hükümlerine göre de hassas ekosistemler içinde bulunmaktadır. Edirne ye gelen yerli yabancı turistlerin ilgi alanları içinde olan Meriç Köprüsü’nden gün batımı panaroması bu sahayı da kapsamaktadır. Burada yapılacak beton santralleri, 3-5 katlı bina yüksekliğinde olacak , doğaya ve çevreye aykırı bir görsel kirlilik yaratacaktır.Üstelik bu saha yine bakanlığın kıyı kenar çizgisi diye tanımladığı yapı yasağı getirilen alanda bulunup,taşkın sahası olarak yıllardır sular altında kalmaktadır..Bu konuda 11.Bölge DSİ bölge müdürlüğünden kurum görüşü alındığına dair proje tanıtım dosyasında bir ibareye rastlanmamıştır. Ayrıca belediye imar sahası içerisinde kaldığından her yapı için Edirne Belediyesinden ruhsat alması gerekmektedir. Raporda bundan bahsedilmemekte, imarsız alan olarak nitelendirilmektedir.” Dedi.
                “KAPASİTESİNİN 390 BİN TONA ÇIKARILMASI, AKLA ZARAR BİR ARTIŞ”
                EÇGD Başkanı Eren, projedeki en önemli bir konunun 10 bin 000 metre küp olan kum çakıl ocağı kapasitesinin 390 bin tona çıkarılması, akla zarar bir artış olduğunu söyledi.
                Başkan Eren, “Nehir yatağının aşırı ve düzensiz kazılmasıyla nehri besleyen yer altı suları birbirine karışarak su rejimi bozulabilecektir. Ayrıca, bu durumun nehir yatağı içindeki canlı yaşama, ekolojik sisteme, flora ve faunaya vereceği zararı, akademik çalışmalara dayanarak kabul edilemez olduğunu biliyoruz Bilimsel raporlarda, Meriç Nehri’nin dip kısmında yaşayan toplam 39 canlı grubu bildirilmiştir. Bu canlılar, Nehirdeki dip sedimentinde kum ve çamur materyalinin içinde yaşarlar ve özellikle nehirde bulunan balık gibi büyük canlıların besinini oluştururlar.  Kum-çakıl kırma, eleme, yıkama sonrası kalan suların geri verilmesi doğal yapısını bozup, bulanık yapısıyla nehrin gün ışığının alımını engelleyerek balıkların beslenmesinde problemlere yol açabilir.” İfadelerine yer verdi.
                “NEHİRLERİMİZİN EN DOĞAL HALİYLE KORUNMASI ADINA REDDEDİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ”              EÇGD Başkanı Ayten Eren, beton santrallerinin faaliyetleri sırasında kullanılacak kimyasallar olduğunu, nehirden çıkarılan 390 bin ton haricinde üzerine 903 bin ton kamyonlarla taşınacak malzeme olduğunu söyledi.
                EÇGD Başkanı Eren, “Bu faaliyetler sırasında ulaşım kentin içinden geçecek olup, Bakanlıkça, hassas ekosistem kabul edilen Meriç Nehri Kıyısı’nda sürdürüleceğinden bu proje tanıtım dosyasının yetkililerce onay görmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Madde 6/4 fıkrasında (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır denmektedir. Bu projenin, gerek yer altı gerek yer üstü canlı yaşamı için risk oluşturma ihtimali çok yüksektir. Bu riski giderecek önlemler raporda bulunmamaktadır. Çevre hukuku ve ÇED’in temel mantığı da bu yöndedir. İnsan sağlığının ve doğanın zarar görmesi beklenmemelidir. Risk olması yeterlidir. Telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaşanmadan, bizler bu projenin, gelecek nesillere aktarmakla yükümlü olduğumuz, Edirne’mizin can damarları olan nehirlerimizin en doğal haliyle korunması adına reddedilmesini talep ediyoruz. Bu nedenlerle, Anayasa’nın 17. maddesi, 45. Maddesi, 56. maddesi, 169. maddelerine, Kıyı Yasasına,  Çevre Kanunu’na tamamen aykırı olan; sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına zarar verecek, doğal yaşamı ortadan kaldıracak, tüm bölgeyi etkileyecek ve kamu yararına aykırı olan şirket tarafından başvurusu yapılan proje tanıtım dosyasına  ait  ÇED sürecinin“ derhal iptal edilmesini ve acilen sonlandırılmasına karar verilmesini talep ediyoruz.” şeklinde konuştu. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)
 

Bu haber 667 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum