Edirne Valiliği ve Trakya Üniversitesi koordinasyonunda oluşturulan gönüllü ekiple birlikte gittiği Elbistan’da günlük yaklaşık bin depremzedeye yemek yapan Salam, “Benim dükkanım 1 ay kapanabilir, ben tekrardan başlarım ama oradakilerin öyle bir şansları yoktu, çok yardıma ihtiyaçları vardı. Bir an için empati kurdum ve oradaki ben olabilirdim dedim. Benim çocuklarım olabilirdi, benim evim olabilirdi.” Dedi.
Edirne’de Nar Çiçeği isimli ev yemekleri işletmesi bulunan ve Edirne Kent Konseyi Kadın Meclisi Üyesi de olan 45 yaşındaki Şenay Salam, deprem felaketi sonrası, göstermiş olduğu duyarlıkla büyük takdir topluyor.
Yaklaşık 2 hafta kaldığı Elbistan’dan geçtiğimiz günlerde dönen Salam, deprem bölgesindeki yaşadıklarını gazetecilere anlattı.
Salam, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli 11 ilde yaşanan deprem felaketinin ilk günlerinde Edirne Belediye ve Edirne Valiliği tarafından başlatılan yardım kampanyalarına yardım eden gönüllü vatandaşlara yemek yaptı.
Salam, “Depremin ilk gününden itibaren oradaki insanların yanında olmak istedim. Tanımasam da onların bize ihtiyacı olduğunu düşündüm. Depremin ilk 10 günü Edirne'de depremzedeler için hazırlanan yardım merkezine yemekler götürdüm.” Diye konuştu.
Daha sonra Edirne Valiliği ve Trakya Üniversite Koordinasyonunda oluşturulan gönüllü ekiple birlikte Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesine giden Salam, günlük yaklaşık bin depremzede vatandaşın yemek ihtiyacını karşıladı.
“İNSANLARA BİR NEBZE FAYDALI OLDUK”
Trakya Üniversitesi’nin gönüllü aşçı paylaşımını gördüğünü ve başvuruda bulunduğu ifade eden Salam, “Beni oradan aradılar ve 'gidebilir misin?' diye sordular, ben de 'tabii ki' dedim. Oradaki insanlara yardım etmeyi çok istiyordum. Bir nebze de olsa faydamın dokunmasını istedim. Ailemle paylaştım ve onlar da uygun gördü. Sonra bölgeye gittim üniversite kafilesiyle. Kahramanmaraş'a vardığımızda içler acısı bir durum gördüm. Sabaha karşı 6-7 gibi oraya varmıştık. İlk dikkatimi çeken, hiçbir caminin minaresi sağlam kalmamıştı, ona çok üzüldüm. Orada kolları sıvayıp işe başladık. Hava çok soğuk, şartlar çok zordu. Bir yandan soğukla mücadele ettik, bir yandan da yemek yaptık. Öğlen bin kişilik, akşam bin kişilik olmak üzere her gün yemek hazırladık Trakya Üniversitesi'nin sahra mutfağında. İnsanlara bir nebze faydalı olduk. Hikayeler çok acıydı orada, çok üzüldüm. Hayatın bittiğini gördüm orada, hayalet bir şehir gibiydi. Elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalıştım.” Şeklinde konuştu.
“HAYVANLARIN DA YEMEK İHTİYAÇLARINI KARŞILADIK”
Deprem bölgesindeki hayvanların yemek ihtiyaçlarını da karşıladıklarını söyleyen Salam, “Tavuklarına, kuşlarına yem bulamadıklarını söylediler. Artan yemekleri, kalan ekmekleri, tavuklarına, kuşlarına, kedi ve köpeklere vermeye özen gösterdik. O hengamede hayvanları da beslemeye çalıştık. Başta 1-2 arkadaştık, sonra kulaktan kulağa duyuldu ve bir çok kişinin böyle ihtiyacını karşıladık.” dedi.
“YAPTIĞIMIZ YARDIMLAR BURASINI KAPATMA PAHASINA DEĞERDİ”
Deprem bölgesine giderken dükkanını kızlarına bıraktığını ifade eden Salam, “Benim burada bir işletmem var ve ekmeğimi buradan çıkartmaya çalışıyorum. Bana kızlarım yardım ediyor burada. Oraya giderken risk aldım. Çünkü herkesin elinin lezzeti farklı. Tamam kızlarım benim yerime dükkanı çevirdiler ama gittiğime değdi. Orada yaptığımız yardımlar burasını kapatma pahasına değerdi. Sağ olsun esnaf arkadaşlar da idare etmişler, ses çıkartmamışlar. Geldiğimden beri çok güzel yorumlar aldım. Benim dükkanım 1 ay kapanabilir, ben tekrardan başlarım ama oradakilerin öyle bir şansları yoktu, çok yardıma ihtiyaçları vardı. Bir an için empati kurdum ve oradaki ben olabilirdim dedim. Benim çocuklarım olabilirdi, benim evim olabilirdi. Dedim ki ben burada iyiyim, çocuklarım da iyi, zaten babaları başlarında, ben gitmek istiyorum dedim. Evet belki herkes için para önemli ama benim için önce insanlık.” İfadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





