Roman Sivil Toplum Gönüllüsü Turan Şallı, yaptığı yazılı açıklamada, depremlerin sıkça görülen bir doğal afet olduğunu belirtti.
Şallı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı; “Depremler insanlık tarihinde sıkça görülen bir doğal felakettir. Deprem bilimsel olarak; Yerkabuğunun içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini sarsma olayıdır. Ülkemiz deprem ülkesi olduğundan tarihimizde çokça yaşanan depremler bulunmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalarda, “deprem öldürmez, binalar öldürür” gerçeğini bilmekteyiz. İşte bugünlerde bu gerçeği tüm sıcaklığı ile yaşıyoruz. 6 Şubat gece yarısı 7,7 ve aynı gün yaşanan 7,6 şiddetindeki güç ile başta Kahramanmaraş ilimiz olmak üzere 11 ilimizde çok büyük yıkımlar meydana gelmiştir. Bunun ardından yaklaşık iki hafta önce Hatay merkezli deprem acılarımızı büyütmüştür. Depremin şimdilik acı bilançosu; 45 bin insanımız yaşamını yitirmiş, 100 binden fazla insanımızın yaralanmasına neden olmuştur. Yaralanmaların hangi boyutta olduğu henüz bilinmemektedir. Depremde kimileri akrabasını, kimileri sevdiğini, kimileri tanıdığını kaybetti. Kaybolan mal, can varlığı yanında çok büyük ekonomik kayıplar bulunmaktadır. Yaşadıkları travma ayrı bir yaradır. Binlerce insanımız depremzede durumunda, toplumsal yardımlaşma ile ayakta kalmaya çalışıyorlar. Barınma sorunu yaşıyorlar, çaresizliği yaşıyorlar. Bir Roman gecekondusuna bile muhtaçlar. Deprem mağdurlarına devlet, millet, sivil toplum büyük bir dayanışma örneği gösterdi. Yaraları sarmaya çalışıyoruz.
Depremler bizlere esasen şunları anımsattı, yıkıcı etki alanına giren binaları ve bu binalar içinde bulunan tüm kimlikleri yerle bir etti. Depremler kimlikleri sorgulamadı Kürt, Türk, Çingene, Süryani, Arap, Çerkez, Boşnak, Pomak, Ermeni dinlemedi. Hatta dilini ve dinini de sorgulamadı. Gücüne karşı yeterli önlem almayanları toprağa gömdü. Zengin, fakir dinlemedi, zenginin tüm servetini elinden aldı, kefen ile sarılamadan toprağa verilenler oldu. Acı gerçeği yine öğrendik, “deprem öldürmez, binalar öldürür,” Dini inancımızda kadere inanan bir toplumuz, ancak yine İslâm inancımızda ” tedbir” diye bir ayet olduğunu bilmekteyiz. Hristiyan ülkelerde de depremler meydana gelmektedir.
Hans depremlerde ölmüyor, Hasan ölüyor, Helga depremlerde ölmüyor, Leyla ölüyor, Dimitri depremlerde ölmüyor, Dilaver ölüyor. Japonya’da 9 şiddetine dayanabilen konutların inşa edildiği, insan ölümlerinin görülmediği doğal felaket olan depremleri görebilmekteyiz. Bunlar esasen kadere karşı alınmış tedbirlerdir. “ (Haber Merkezi)





